YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3171
KARAR NO : 2008/7035
KARAR TARİHİ : 07.05.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi vekili ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 112 ada 23 parsel sayılı taşınmaz, belgesiz olarak, çalılık niteliği ve 83823,30 m2 yüzölçümü ile Hazine, 113 Ada 13 parsel sayılı taşınmaz, çalılık niteliği ve 4623,05 m2 yüzölçümü ile belgesiz olarak Hazine, 114 ada 17 parsel sayılı taşınmaz, 89646,12 m2 yüzölçümü ile, belgesiz olarak, çalılık niteliği ile Hazine, 114 Ada 18, parsel sayılı taşınmaz, tarla niteliği ve 2136,81 m2 yüzölçümü ile, 21/05/1947 tarih, 74 Sayılı tapu kaydı nedeniyle (114 ada 16, 18, 19 sayılı parsellerle birlikte) … adına tespit edilmiş, 114 ada 72 parsel sayılı taşınmaz ise, 890373,89 m2 yüzölçümü ile (öncesinde 11/03/1993 tarih 1 sayılı tapuda orman niteliği ile Hazine adına kayıtlı olduğundan) 3402 Sayılı Kanunun 22. maddesine göre, tapu kütüğüne aktarılmıştır.
Davacı …, 114 ada 13 parsele bitişik ve 112 ada 23 parsel sayılı taşınmaz içinde yer alan bir kısım yere … olduğunu ileri sürerek, davacı …, 114 ada 56 ve 14 parsel ile, 113 ada 13 parsel sayılı taşınmaz ve 112 ada 23 parsel sayılı taşınmaz içinde yer alan bir kısım yere … olduğunu ileri sürerek, davacı … 114 ada 17 parsel sayılı taşınmaz ile112 ada 23 parsel sayılı taşınmaz içinde yer alan bir kısım yere … olduğunu ileri sürerek, … 114 ada 17, 18 parsel sayılı taşınmazlar ile 114 ada 72 ve 112 ada 23 parsel sayılı taşınmaz içinde yer alan bir kısım yere … olduğunu ileri sürerek adlarına tescili istemiyle ayrı dava dosyalarında dava açmışlar, davaların hepsinde 112 ada 23 parsel sayılı taşınmaz dava edildiğinden, hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle davalar, 2006/23 Esas sayılı dosyada birleştirilmiştir.
Mahkemece davacı …’in davasının feragat nedeniyle reddine, diğer davacıların davasının kabulüne, 114 ada 17, 18 ve 72 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline, dava konusu 112 ada 23 parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 2523,62 m2 yüzölçümündeki bölümünün … adına tesciline, (B) ile gösterilen 2220,43 m2 yüzölçümündeki bölümünün … adına tesciline, (C) ile gösterilen 3167,78 m2 yüzölçümündeki bölümünün … adına tesciline, (A), (B), (C) ile gösterilen bölümler düştükten sonra geri kalan 75811,41 m2 yüzölçümündeki bölümünün tespit gibi tesciline, 113 ada 13 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi krokisinde (E) ile gösterilen 1918,06 m2 yüzölçümündeki bölümünün tarla niteliği ile … adına tesciline, 114 ada 17 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi krokisinde (D) ile işaretli 14147,81 m2 yüzölçümündeki bölümünün tarla vasfı ile … adına tesciline, 114 ada 17 nolu parsel ikiye bölündüğünden ayrı parsel numaraları ile (D) ile gösterilen kısım düşüldükten sonra tespit gibi tesciline, 114 ada 56 ve 14 parseller zaten … adına tespit gördüğünden yine 114 ada 13 parsel zaten … adına tespit gördüğünden hukuki yarar yokluğundan bu parsellere yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı … YÖNETİMİ vekili ve HAZİNE vekili tarafından 114 ada 17, 113 ada 13, 112 ada 23 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1947 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2005 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
1-) Yapılan incelemede; davaya konu, kadastro sırasında çalılık niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş olan 114 ada 17 parsel sayılı taşınmaz hakkında, yerel mahkemece önce,hüküm fıkrasının 1. bendinde (114 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline) dendiği, daha sonra hüküm fıkrasının 4. ve 5. bentlerinde, ( 114 ada 17 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi krokisinde (D) ile işaretli 14147,81 m2 yüzölçümündeki bölümünün tarla vasfı ile … adına tesciline, 114 ada 17 sayılı parsel ikiye bölündüğünden ayrı parsel numarası ile (D) ile gösterilen kısım düşüldükten sonra tespit gibi tesciline) denmek suretiyle hükmün karıştırılmış olduğu gözlenmiştir.
Oysa, yerel mahkemelerce verilen kararların infaza elverişli olması zorunlu olup, yerel mahkemece, infaza elverişli olmayacak biçimde, davaya konu 114 ada 17 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün karıştırılmış olması mutlak bozma nedeni oluşturur.
2-) Mahkemece, kadastro sırasında çalılık niteliği ile hazine adına tespit edilen, 112 ada 23 parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 2523,62 m2 yüzölçümündeki bölümünün … adına tesciline, (B) ile gösterilen 2220,43 m2 yüzölçümündeki bölümünün … adına tesciline, (C) ile gösterilen 3167,78 m2 yüzölçümündeki bölümünün … adına tesciline, yine kadastro sırasında çalılık niteliği ile Hazine adına tespit edilen 114 ada 17 parsel sayılı taşınmazın ise bilirkişi krokisinde (D) ile işaretli 14147,81 m2 yüzölçümündeki bölümünün tarla vasfı ile … adına, yine kadastro sırasında çalılık niteliği ile Hazine adına tespit edilen, 113 ada 13 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi krokisinde (E) ile gösterilen 1918,06 m2 yüzölçümündeki bölümünün tarla niteliği ile … adına tesciline karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan araştırma inceleme ve bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
Mahkemece, 14/08/2007 tarihinde yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan Teknik Bilirkişi … …’nın 20/08/2007 tarihli rapor ve krokisinde, kadastro sırasında 114 ada 13 ve113 ada 12 parsellere uygulanan ve davacı …’ın miras bırakanı … …adına kayıtlı olup da, mirasçılar arasında yapılan paylaştırma sonucu davacı …’a isabet eden, 08/03/1966 tarih 20 sayılı 25440m2 yüzölçümündeki tapu kaydının, öncesinde bir bütün halinde iken, doğusu ve batısından yol geçmesi nedeni ile üç parçaya ayrıldığı, parçaların 114 ada 13, 113 ada 12 parseller ile 112 ada 23 parselin bilirkişi krokisinde ( )A ile gösterilen taşınmaz olduğunu, tapu kaydının bu üç taşınmazı bir bütün olarak kapsadığını ve miktar fazlası bulunmadığını belirtilmiştir
Yine, kadastro sırasında 114 ada 14 ve112 ada 56 sayılı parsellere uygulanan ve davacı …’e intikaller ile geçen ve … oğlu … adına kayıtlı olan, 20/03/1945 tarih 98 sayılı 25440 m2 yüzölçümündeki tapu kaydının,öncesinde bir bütün halinde iken, doğusu ve batısından yol geçmesi nedeni ile dört parçaya ayrıldığı, parçaların 114 ada 14, 112 ada 56, 113 ada 13 parselin bilirkişi krokisinde (E) ile gösterilen bölümü ile 112 ada 23 parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen bölümü olduğunu, tapu kaydının bu dört taşınmazı bir bütün olarak kapsadığını belirtilmiştir
Yine kadastro sırasında 114 ada 20, 21, 22, 23 ve 24 sayılı parsellere uygulanan ve … oğlu … adına kayıtlı olan, 20/03/1945 tarih 180 sayılı 44160 m2 yüzölçümündeki tapu kaydının, öncesinde bir bütün halinde iken, intikaller nedeni ile 114 ada 20 parsel … …, 114 ada 20 parsel …, 114 ada 21 parsel … ve …, 114 ada 22 parsel … …, 114 ada 23 parsel … adlarına tespit edilen taşınmazlar ile,davacı … adına tespit edilen 114 ada 24 parsel ile çekişmeli 112 ada 23 parselin bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen taşınmazlar ve yine çekişmeli 114 ada 17 parsel sayılı taşınmazın ise bilirkişi krokisinde (D) ile işaretli 14147,81 m2 yüzölçümündeki bölümünü bir bütün olarak kapsadığı ve miktar fazlası bulunmadığı belirtilmiştir.
Ancak, dosyada yer alan orman bilirkişileri B…. , KUDDUSİ YILLIK, ve … …’un düzenlediği raporda, 112 ada 23 ve 17 parsel sayılı taşınmazların orman tahdidi dışındaki yerlerden ise de, % 10 ila 15 oranında eğimli olduğu, arazinin büyük kısmının pırnal meşesi,kermes meşesi, tespih çalısı ve benzeri ağaç ve ağaçcıklarla kaplı ve … orman toprağı niteliğinde olduğu,eylemli durumları itibarı ile … arazisi niteliğini taşımadıkları ve orman örtüsü ihtiva ettiklerini belirtilmiş olup, 112 ada 23 ve 17 parsel sayılı taşınmazların çapı içinde olup da, davacı gerçek kişiler adına tescil edilen taşınmazlara uygulanan tapu kayıtları, ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri getirtilerek, tapu kaydının ilk oluşturulduğu sınır ve miktarları itibarıyla uygulama yapılmamıştır.
Oysa, davacı gerçek kişiler adına tescil edilen taşınmazlara uygulanan tapuların kök kaydının miktarı gitti kayıtlarından az ise ve gitti kayıtlarındaki miktar fazlalığı yolsuz nitelikte ise ,eylemli durumu itibarıyla orman özelliği gösteren tapu miktar fazlası taşınmazlar özel mülk olarak kişiler adına tescil edilmez.
Bu nedenlerle; 08/03/1960 tarih 20 sayılı, 20/3/1945 tarih 98, 20/3/1945 tarih 180 sayılı tapu kayıtları Tapu Sicil Müdürlüğünden ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri ve varsa krokileri ve edinme nedenlerinin dayanak belgeleriyle birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yere ait fotogometri usulü ile oluşturulmuş bulunan orijinal kadastro paftası kadastro müdürlüğünden, yine dava konusu yer hakkındaki 1990’lı yıllara ilişkin memleket haritası ve … fotoğrafları bulunduğu yerden getirtilerek,yöreyi iyi bilen yaşlı yerel bilirkişi ve teknik bilirkişiler aracılığı ile yeniden yapılacak keşifte yukarıda belirtilen haritalar ile birlikte, gerçek kişilerin dayandığı tapu kayıtları, ilk oluşumundan itibaren … parsellerin dayanakları ile denetlenerek 3402 Sayılı Yasanın 20/c, 21 ve 32/3 maddesi gereğince, sabit sınırdan başlamak suretiyle, yöntemince çekişmeli taşınmazlara uygulatılarak yüzölçümü kadar kapsamları belirlenmeli,oluşturulduğu tarihte kullanım durumuna göre taşınmazların çapının görülebildiği fotogometri usulü ile oluşturulmuş bulunan orijinal kadastro paftası üzerinde ve aktüel durumunun görülebilmesi açısından 1990’lı yıllara ilişkin memleket haritası ve … fotoğraflarında,çekişmeli taşınmazların konumunu ve tapu kayıt sınırlarını …
parsellerle birlikte gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmelidir
Böylesine yapılan araştırma sonucu;
a-) Davacı gerçek kişiler adına tescil edilen taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının ilk oluştuğu sınırların miktarıyla geçerli kapsamında olduğu saptanan çekişmeli taşınmazlar, davacı gerçek kişiler adına tescil edilmelidir.
b-) Davacı gerçek kişiler adına tescil edilen taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının ilk oluştuğu sınırların miktarıyla geçerli kapsamında olmadığı saptanan taşınmazların ,eylemli durumu itibarıyla orman özelliği göstermesi nedeniyle, özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği gözetilerek, miktar fazlası taşınmazlar hakkındaki gerçek kişilerin davası reddedilerek, tespitteki niteliği ile hazine adına tescil edilmelidir
3-) Kabule göre ise; mahkemece, davaya konu 113 ada 13 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi krokisinde (E) ile gösterilen 1918,06 m2 yüzölçümündeki bölümü tarla niteliği ile … adına tesciline karar verilmiş, ancak bu parselin (E) ile gösterilen bölümünden geri kalan kısmı yönünden sicil oluşturulmamıştır.
Kadastro hakiminin doğru sicil oluşturması kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece çekişmeli taşınmazın tamamı hakkında sicil oluşturmasının zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi vekili ile Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde Orman Yönetimine iadesine 07/05/2008 günü oybirliği ile karar verildi.