YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3193
KARAR NO : 2008/7034
KARAR TARİHİ : 07.05.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, … Köyü, …Mevkii 969 parsel sayılı 2460 m2 yüzölçümündeki taşınmazın yörede 22.06.1972 tarihinde kesinleşen orman kadastro sınırları içindeki yer olduğu ve özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına tescilini ve davalıların taşınmaza el atmasının önlenmesini istemiştir. Mahkemece, 19/07/2004 gün ve 2002/112 – 2004/251 sayılı karar ile (davanın kabul nedeniyle kabulüne, 969 parselin tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tesciline, elatmanın önlenmesi isteminin reddine) karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04/01/2006 tarih ve 2005/15111-2006/320 sayılı kararı ile (Çekişmeli taşınmazın, 1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında Ağustos 1327 D.tarih 3 nolu tapu kaydı nedeniyle … oğlu … … adına tesbit edildiği, Hazinenin tesbite itirazının Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 1956/721 sayılı dosyasında reddedilmesi üzerine … oğlu … … adına hükmen tapu kaydı oluştuğu, temyize konu dava … tarafından taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla tapu maliki … oğlu … … mirasçıları aleyhine açıldığı ve davalıların kabul beyanlarının alınması üzerine orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verildiği, yargılama sırasında Orman Yönetimince açılan dava ile (Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/286 E.) tapuda baba adı tashih ettirilerek … oğlu … … adına olan kayıt … oğlu … … olarak düzelttirildiği, 03.10.2002 tarihli oturumda davalılar tapu maliki … oğlu …’in kendilerinden başka da mirasçıları bulunduğunu bildirdikleri halde, mahkemece bu konuda araştırma yapılmadığı, dairenin 06.10.2005 tarihli geri çevirme kararı üzerine toplanan belgelerden kayıt maliki … oğlu … …’in 1960 yılında öldüğü, oğlu …’in de 1984 yılında öldüğü, ancak …’in davalılar dışında başka mirasçılarının da bulunduğu anlaşılmakla,taraf teşkili dava şartlarından olup, aynı zamanda kamu düzenine ilişkin olduğu nedeniyle,mahkemece, dosyaya getirtilen nüfus kayıtlarına göre, taraf teşkili sağlanarak husumetin diğer mirasçılara da yaygınlaştırılması gerekirken, bir kısım mirasçılarla davanın görülmesi sadece bunların kabul beyanına göre hüküm kurulması ve tapu kaydının da gerekmediği halde, tashih ettirilmiş olması doğru olmadığı ) nedeniyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak taraf teşkili sağlandıktan sonra, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 969 parselin tapu kaydı iptal edilerek, 14/10/2003 tarihli … bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 2070 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman niteliğinde hazine adına tesciline,davalıların taşınmazı … süredir kullanmadıkları nedeniyle el atmanın önlenmesi davasının reddine, aynı krokide (A) ile gösterilen, 390 m2 yüzölçümündeki bölümün … oğlu … … mirasçıları adına verasete iştirak halinde tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 22.06.1972 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
1) Her ne kadar mahkemece,davalıların taşınmazı kullanmadıkları için davacının el atmanın önlenmesine ilişkin isteminin reddine karar verilmiş ise de, çekişmeli taşınmazın halen … ve … tarafından kullanıldığı, davalılar tarafından bu kişilerin taşınmazı kullanmalarına engel olunmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki taşınmazın tek başına tapuda kayıtlı olması dahi el atmaya karine olarak kabul edilebileceğine göre, somut olaya uymayan gerekçe ile el atmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir
2) Diğer yandan,mahkemece davalılar tarafından, davanın ilk celse kabul edildiği gerekçesiyle, H.Y.U.Y.nın 94/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin … üzerinde bırakılmasına ve lehine avukatlık ücreti verilmesine yer olmadığına … verilmiştir.Ne var ki,dosya kapsamına göre, davalılar … … mirasçıları …, …….., …., …. …, … … ve … ’in ilk celse davayı kabul ettikleri, ancak bozmadan sonra davaya dahil edilen ve 11/6/1960 tarihinde vefat eden taşınmazın tapu kaydındaki maliki miras bırakan … oğlu … mirasçılarından … … ve … …’in adlarına çıkartılan davetiyeye rağmen duruşmaya gelmedikleri ve kabul beyanı bildirmedikleri anlaşılmış olup, mirasçılar arasında elbirliği halinde mülkiyet söz konusu olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları için elbirliği halinde … olan davalıların tamamının H.Y.U.Y.nın 94/2 maddesinde öngörülen biçimde davayı kabullerinin bulunması gerektiği gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 07/05/2008 günü oybirliği ile karar verildi.