YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3248
KARAR NO : 2008/7413
KARAR TARİHİ : 14.05.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1972 yılında yapılan kadastro sırasında … mevkiinde bulunan 740 parsel sayılı 263m2 yüzölçümündeki taşınmaz … 1956 tarih 431 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak … … Midilli adına, 743 parsel sayılı 275 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Ekim 1959 tarih 23 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak arsa niteliği ile … İşgüder adına tespit ve tescil edilmişlerdir. Daha sonra 740 ve 743 parsellerin birleştirilmesi ile 6531 parsel oluşmuştur. 6531 parselde 6532 ve 6533 parsellere ifraz edilmiştir.6532 parsel sayılı 218,69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz … … adına tapuda kayıtlı iken 04.06.1997 tarihinde satış yoluyla Sezai …’e geçmiştir. 6533 parsel sayılı 270,90 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … adına tapuda kayıtlıdır. Davacı Hazine; 6532 ve 6533 parsel sayılı taşınmazların tahdit içinde iken hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldıkları iddiası ile … ve … …’i taraf göstererek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne yönelik verilen kararın … tarafından temyizi üzerine bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 14.05.2001 gün 2000/16322 – 2001/5951 sayılı bozma kararında “çekişmeli 6532 parsel sayılı taşınmazın dava tarihinden önce satış yoluyla Sezai …’e geçtiği halde … … huzuruyla davanın görülmesinin usulsüz olduğu, bu sebeple çekişmeli taşınmazların kayıt maliklerine husumet yöneltildikten sonra işin esası hakkında karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra davacı Hazinenin 6532 parsel hakkındaki davayı atiye terk ettiği , 6533 parsel sayılı taşınmazında öncesi orman olduğundan orman olan taşınmaz hakkında iskan yoluyla oluşturulan tapulara değer verilemeyeceği gerekçesi ile 6533 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tapuya tesciline, 6532 parsel sayılı taşınmaz hakkında ise atiye terk nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 17.04.1981 tarihinde ilanı dava tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen rapora göre çekişmeli taşınmazın 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı, daha sonra 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığı anlaşıldığına, 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu orman dışına çıkartılan yerlerde tapu kaydına değer verilebilmesi için dayanılan tapu kaydının orman kadastrosunun kesinleşmesinden önce oluşması, orman kadastrosunun itirazsız kesinleşmesi ve tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa karşısında geçerliliğini sürdürmesinin gerekli olduğuna, somut olayda; davacının tutunduğu tapu kaydının, çekişmeli yerin kesinleşen ve TAPUYA TESCİL EDİLEN orman kadastrosu içinde iken başka bir anlatımla, orman olan yer için oluşturulduğundan, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uygulamasında bu tapu kaydına değer verilemeyeceğine, davalı kişinin tutunduğu tapu kaydının 1943 orman tahdidi ile orman olarak sınırlandırılan tapulu orman alanı için oluşturulduğundan hukuki değeri olmadığına, dayanılan tapu kaydının çekişmeli taşınmaz, kesinleşen ve tapuya tescil edilen orman kadastro sınırları içinde iken 2510 Sayılı Yasa uyarınca iskan yoluyla yolsuz olarak oluşturulduğuna, orman sınırları içinde kalan veya orman sınırları dışına çıkartılan alanlarda tapulu yerlerle ve iskan suretiyle verilen yerlerin hak sahipleri adına tesbit ve tescilini öngören 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 45 nci maddesi ile getirilen hükümlerin, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 1987/31-13 sayılı ve 14.03.1989 gün 1988/35-13 sayılı ve 13.06.1989 gün 1989/7-25 sayılı kararları ile iptal edildiğine, 2510 Sayılı Yasanın 21. maddesinde ormanların dağıtılacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından, 1940 yılında kesinleşen orman sınırları içinde kalmaya halen devam eden yer hakkında 1944 yılında iskan yoluyla oluşturulan tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde olması nedeniyle, H.G.K.’nun 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 sayılı kararında kabul edildiği gibi, hiç bir zaman sahibine mülkiyet … kazandıramayacağı ve özde kamu malı olana taşınmazın hukuksal niteliğini değiştirmeyeceğine, Medeni Yasanın kabul ettiği sisteme göre tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanılmasının zorunlu olduğuna, kişiye ait tapu kaydı geçerli hukuksal nedene dayanmadığından bu tapu kaydına değer verilemeyeceğine, kamu malı ve orman niteliğindeki taşınmazlarda; Medeni Yasanın 1023 (931) maddesinde yazılı iyi niyet ve tapuya güven ilkesinin uygulanmayacağına, kaldı ki yörede geçerli bir makiye ayırma işlemi bulunmadığına , Yargıtay Kararlar Dergisinin Aralık 2001 sayısında yayınlanan 20. Hukuk Dairesinin 10.5.2001 gün 2001/3179-3713 sayılı kararı ile bu kararı benimseyen HGK’nun 03.07.2002 gün 2002/20-558/588 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi İstanbul Anadolu Yakasında … … bağlı …, …, …, …, …, …,…, … ve … bağlı …, …, …, … Köylerinin mülki hudutları içinde bulunan ormanların isimleri, tahdit yılı ve tescil durumlarının düzenlenen listede gösterilerek bu yerlerdeki makiye ayırma işlemlerinin tümünün iptaline karar verildiğine, aksine hüküm yoksa yasalar yürürlüğe girdiği tarihten sonraki hukuki olaylara uygulanacağına, 03.04.1950 tarihinde yürürlüğe giren 5653 Sayılı Yasanın tamamlanmış olaylara uygulanacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi gerek bu yasada, gerekse bu yasa hükümlerine göre çıkarıldığı kabul edilen 17.08.1950 tarihli Maki Yönetmeliğinde, maki komisyonlarının 5653 Sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce kesinleşen orman sınırları içindeki makilikleri belirleyeceği konusunda hiç bir hüküm bulunmadığına, çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazını onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 14.05.2008 günü oybirliğiyle karar verildi.