YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3419
KARAR NO : 2008/5266
KARAR TARİHİ : 03.04.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine 19.07.2006 tarihli dava dilekçesiyle … Köyü (Mahallesi) 9360 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1989 yılında kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığından, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine 15.12.1989 tarihinde kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazların incelenmesiyle sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde ve 384 m2 yüzölçümünde, tapuda davalı adına kayıtlı olan çekişmeli imar parseli, gerçek kişiler ile Vakıfları yönetimi arasındaki dava sonunda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesciline karar verilen … köyü 337 sayılı parselin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluşmuştur.
Genel kadastroda 29700 m2 yüzölçümündeki 148 sayılı parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbet edilmiş, Vakıflar Yönetiminin açtığı dava sonunda Tapulama Mahkemesinin Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen 12.2.1986 gün ve 1981/597-83 sayılı kararıyla, dava kısmen kabul edilip, Vakıflar yönetiminin tutunduğu tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlenen ve bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen bölümü 14450 m2 yüzölçümüyle ve 337 parsel sayısı ile …, (B) ile gösterilen 15250 m2 yüzölçümündeki bölümü de, 148 parsel sayısıyla Vakıflar yönetimi adına tescil edilmiştir.
Kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile makiye ayırma tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve Harita Mühendisi bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu işlemin İdare Mahkemesince iptali üzerine, 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılma işleminin kesinleştiği, 1952 yılında makiye ayrıldığı, 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulamasında aynı köy 337 sayılı tapulama\kadastro parselinin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluştuğu ve fiili olarak bu parsel içinde bulunduğunun belirlendiği, ancak makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, çekişmeli 9360 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, 2/B sahası olması nedeniyle tapunun iptali ile tescil istemiyle Hazine tarafından … aleyhine açılan davanın, Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.12.1997 gün ve 1997/133-1097 Sayılı kararıyla, “taşınmazın daha önce 1946 yılında yapılan tahdit içinde ise de, 1952 yılında makiye ayrılan saha içinde kalması nedeniyle” red edildiği, bu kararın Hazine temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince 18.2.1998 gün ve 1998/1455-1998/1840 sayı ile onandığı, Hazinenin karar düzeltme talebi de aynı dairenin 22.4.1998 gün ve 1998/4493-5012 sayı ile red edilip, hükmün 22.4.1998 tarihinde kesinleştiği, kesin hükme rağmen çekişmeli parselin tapu kaydı üzerinde bulunan 2/B madde şerhi nedeniyle Hazine tarafından yeni malik aleyhine aynı nedenle temyize konu tapu iptali ve tescili davasının açıldığı, somut olayda H.Y.U.Y.’nın 237 maddesinde yazılı kesin hüküm koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Davalı gerçek kişi yararına olan bu kesin hüküm göz önünde bulundurularak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde, davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıran gerçek kişiye iadesine 03/04/2008 günü oybirliği ile karar verildi.