Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/3436 E. 2008/7540 K. 15.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3436
KARAR NO : 2008/7540
KARAR TARİHİ : 15.05.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri … Köyü Ziyaret mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemişlerdir. Mahkemece aynı taşınmaza yönelik olarak Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/172 E. sayılı dosyada tescil davası açıldığı ve yapılan gerekçeye göre çekişmeli taşınmazın kısmen orman sınırları içinde kaldığı, eğimi % 15-20 olduğu, davacılar lehe kazandırıcı zamanaşımı koşulları oluşmadığı belirtilerek davanın reddine karar verildiğini belirterek aynı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 26.11.2001 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1957 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından davacı gerçek kişilerin … Köyünde 1957 yılında yapılan kadastro çalışmalarında taşlık, çalılık ve dağlık olarak tescil harici bırakılan taşınmaza yönelik olarak kök muris durdu binici den kaldığı iddiası ile tescil davası açtıkları , çekişmeli taşınmazın kısmen yörede 2001 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastro çalışmasında orman olarak sınırlandırıldığı, kısmen de orman sınırları dışında bırakıldığı, uzman ziraat bilirkişi raporunda eğimlerinin % 15-20 olduğu, … derinliğinin 10-15 cm olduğu … işlemesinin yapılamayacağı zira ekonomik olmadığı, 15 yıl önce … ve taşların ayıklanmak sureti ile … toprağı yapılmaya çalışıldığı; ancak, verimli bir … olamayacağı hususlarının açıklandığı, aynı taşınmaza yönelik olarak daha önce yine durdu binici mirasçılarından … Binici ile mirasçılardan satın aldığı iddiası
ile … …tarafından adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/172 E sayılı dosyasında tescil davası açıldığı, mahkemece davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluşmadığı, 15 yıl önce … toprağı haline getirmeye çalışıldığı, toprağın verimli olmadığı ve eğiminin yüksek olduğu, hali arazi vasfında olup tarımsal faaliyet yapıldığında erozyona maruz kalacağı gerekçeleri ile davanın reddine karar verildiği, hükmün temyiz edilmediği ve dosyanın bu hali ile bekletildiği , 2003/172 E sayılı dosyada davalı olmayan ancak bu dosyada fenni bilirkişi tarafından davalı olarak gösterilen A ve B; harfli yerlerin ise, yine kadastroca tescil harici bırakılan alanda kaldıkları ve 2003/172 E sayılı dosya ile bu dosyada davalı olan fenni bilirkişi raporunda kırmızı ile çizilen tescil harici alan ile aynı özelikte olup , bu alana bitişik halde oldukları, C ve D harfli yerlerin ise 204 ve 205 nolu kadastro parselleri içinde kaldığı ,eldeki davanın tapu iptali niteliğinde olmadığı ve 204 ve 205 parsellerin tapu maliklerine yönelik bir dava açılmadığı, açılan bu davanın tescil davası olup orman yönetimi yasal hasım olması nedeni ile davada taraf olarak yer aldığı, davalı … cevap dilekçesinde çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek taşınmazın orman olarak tescilini talep ettiği; ancak, MK 713/6. maddesi gereğince davalı … tescil talebinde bulunabilir ise de bu talep harç yatırmak sureti ile istenebileceğinden ve davalı … Yönetiminin harç yatırmak sureti ile davaya katılımı bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın tümüyle reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 15.05.2008 günü oybirliği ile karar verildi.