Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/3614 E. 2008/7311 K. 13.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3614
KARAR NO : 2008/7311
KARAR TARİHİ : 13.05.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda DAVANIN REDDİNE ilişkin kurulan 24/5/2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … VE ARK. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13/5/2008 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı … VE ARK. vekili avukat …geldi, karşı taraftan davalı HAZİNE vekili avukat … ile davalı … YÖNETİMİ vekili avukat … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra,gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili … köyü Küküklük-… mevkiinde davacılar adına Aralık 1935 tarih 13 sayılı tapuda kayıtlı taşınmazın tapulama tespiti sırasında birlik sınırı dışında kaldığından tespit dışı bırakıldığını, taşınmazın zamanla yüzölçümünde değişiklik olabileceğinden davacılar tarafından Şile Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan mesaha tashihi davasının 17.05.2000 Gün ve 1997/35-2000/130 sayılı karar ile,(tapulama harici bırakılan taşınmaz hakkında öncelikle tescil davası açılması gerektiği nedeniyle) reddedildiğini ,kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2000/9088-9766 sayılı kararı ile(davacının tutunduğu tapu kaydının yörede 1965 yılında yapılan kadastro sırasında herhangi bir parsele revizyon görmediği böylece 3402 Sayılı Yasanın 12/4. madde hükmüne göre işleme tabi kayıt niteliğini kaybettiği bu tür tapuların delil olma niteliğini korumakta ise de, ait olduğu yer hakkında tescil davası açılmadan tapunun yüzölçümünün artırılması davasının açılmasında hukuki yararı bulunmadığı)gerekçesiyle onanarak kesinleştiğini ileri sürerek taşınmazın davacılar adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulü ile … Köyünde bulunan krokide (A) ile işaretli 26218 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle hükmüne uyulan Yargıtay 20. hukuk dairesinin 2000/9088-9766 sayılı kararı ile “Dava konusu taşınmazın eylemli olarak Doğusu-Göksu Deresi, Batısı-tespit harici bırakılan yer ve 926 ve 928 orman sınır noktaları ile oluşan orman sınırı (Kestanelik Devlet ormanına ait), Güneyi-… yeri olarak sınırlandırılan 75 nolu parsel iken Hazinenin açtığı dava sonucu Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen ve 1971/24 esas sayılı dava dosyası ile deniz kumluğu olarak tespit dışı bırakılan yer, Kuzeyi ise, Karadeniz kumluğu ile çevrili olduğu,davacıların dayandığı Aralık 1935 tarih 13 numaralı tapu kaydının Doğusu; sahibi senet, Batısı; … , Kuzeyi kum, Güneyi sahibi senet okuduğu,yapılan uygulamada bilirkişi tapunun bu yere uyduğunu bildirmiş ise de, eylemli olarak taşınmazın sınırında … ve sahibi senet bulunmamakta, kuzeyinde ve güneyinde …, doğusunda …( … ) Deresi, batısında ise orman arazisi olduğu,bu haliyle

dayanılan tapu kaydının buraya ait olduğunun kabul edilemeyeceği,davacıların asliye hukuk mahkemesinin 1997/35 esas sayılı dava dosyasında tapu sınırlarının düzeltilmesi isteğiyle açtıkları davada 24.09.1998 tarihli bilirkişi krokisinde taşınmazın yüzölçümünün 15500 m2 olarak gösterildiği,şimdi ise aynı yerin kuzey ve doğuya doğru genişletilerek taşınmazın yüzölçümünün 26218 m2 ye çıkarıldığı,ayrıca, çekişmeli taşınmazın üzerinde hiç … yapılmadığı, halen üzerinde doğal ot, … ve diken türleri bulunan bitki örtüsüyle kaplı olduğu; … kenarında sıralı ağaçlar ve çalıların mevcut olduğu, …, güney, batı ve doğu kısımlarının karasal … vasfında olduğu belirlendiği,dosyada mevcut tüm bu deliller birlikte gözönünde bulundurulduğunda dayanılan tapu kaydının davaya konu taşınmazla bir ilgisinin olmadığı, hiçbir türlü zilyet edilmediği, devletin hüküm ve tasarrufu altında deniz kumluğunun devamı niteliğinde kazandırıcı zamanaşımına konu olmayacak bir yer olduğu anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi ” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak,davanın REDDİNE, karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, eski tapu sicilinde kayıtlı taşınmazın sınırlarının kadastro paftası üzerinde belirlenerek tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1940 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ile daha sonra 20.03.1987 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Yörede 1965 yılında yapılan genel arazi kadastrosu bulunmaktadır
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 550.00.-YTL. vekalet ücretinin davacı gerçek kişilerden alınarak davalı Hazine ile Orman Yönetimine verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13/5/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.