YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3705
KARAR NO : 2008/7834
KARAR TARİHİ : 28.05.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
MÜDAHİL : HAZİNE
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 107 ada 36 parsel sayılı 16815 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden fındık bahçesi, tarla, ağaçlık niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiş, davacı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, Hazine aynı iddia ile müdahil olduktan sonra mahkemece davanın reddine, dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itirazdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 29.05.1979 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmüştür. Hükme esas alınan uzman bilirkişi … … tarafından hazırlanan raporda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı, eğiminin % 10-15 civarında olduğu, üzerinde fındık ve orman ağaçları bulunduğu, 1959 ve 1978 tarihli memleket haritasında ve 1954 tarihli … fotoğraflarında çalılık olarak görünmekle birlikte ağaçlık ve çalılık alanların çevresiyle birlikte 3 hektarı aşmaması nedeniyle orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş ve mahkemece bu rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Yerel bilirkişi yüksek eğim nedeniyle … süre ekilememesi sonucu ağaçlık ve çalılık haline geldiğini bir kısmında da ağaçların sahiplerince dikildiğini haber vermiştir. Bir taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ayrı, 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde yazılı zilyedlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmemesi ayrı konulardır. Hazine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını iddia etmektedir.
6831 Sayılı Yasanın 1. maddesinin ikinci fıkrasındaki bendlerde hangi tür taşınmazların orman sayılmayacağı belirtilerek ormanın olumsuz yönden tanımı yapılmıştır. Bunlardan 1/G bendi “orman sınırları dışında, yüzölçümü 3 hektarı aşmayan sahipli arazideki her nevi ağaç ve ağaçcıkla kaplı yerlerin”, 1/J bendinde “funda ve makilikle kaplı orman ve … muhafaza karakteri taşımayan yerlerin” orman sayılmayacağını öngörmektedir. Yani (G) bendine konu olacak yerlerin “sahipli” yani tapulu arazi olması, (J) bendine konu olabilecek yerlerin ise, orman ve … muhafaza karakteri taşımaması yani eğiminin % 12’nin altında olması gerekir. Çekişmeli taşınmazın tespiti belgesiz zilyedliğe dayalı olarak yapılmıştır. Sahipliliği belgeleyen bir tapu kaydı bulunmadığı gibi taşınmazın eğimi de yüksektir.
O halde, mahkemece yukarıda açıklanan olgular göz önünde bulundurularak Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken farklı görüş ve düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Yönetime iadesine 28.05.2008 oybirliği ile karar verildi.