YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3780
KARAR NO : 2008/7336
KARAR TARİHİ : 14.05.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 106 ada 360 parsel sayılı 4645250 m2 ve 108 ada 47 parsel sayılı 552000 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …… 106 ada 360 ve 108 ada 47 parseller içinde kalan bir kısım yerin dedesi ……’dan intikal ettiğini bildirerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile dava açmıştır. Yargılama sırasında muris ……’ın diğer mirasçıları davaya dahil edilmiş ve davacı Ocak 1954 tarih 20 ve 22 nolu tapu kayıtlarına dayanmıştır. Mahkemece davanın kabulüne 108 ada 47 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile kararda belirtilen paylar oranında davacı ve davalı gerçek kişiler adına tapuya tesciline; 108 ada 47 sayılı parsele yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesine göre tapu kaydına dayanılarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılan orman sınırlamasına itiraz ve tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 30.9.1999 tarihinde ilanı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Yörede yapılan arazi kadastrosu 2001 yılında yapılmış ve 15.10.2001-14.11.2001 tarihlerinde ilan edilmiştir.
1) Davacı tapu kaydına dayalı olarak 30.9.1999 tarihinde ilan edilip 30.03.2000 tarihinde kesinleşen orman sınırlandırılmasının iptali ile birlikte orman nitelikli parsel sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemektedir. Çekişmeli 106 ada 360 sayılı parsel 125, 126, 127 ve 128 sayılı orman sınır taşlarının oluşturduğu sınıra göre, 108 ada 47 sayılı parsel de 193, 193/1-193/2-193/3-193/4-195-196-197 sayılı orman sınır taşlarının oluşturduğu sınıra göre kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı, hükme dayanak alınan orman ve … bilirkişi raporlarından anlaşıldığı gibi, bu konu tarafların da kabulündedir.
Davalı taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 1997 yılında yapılmış ve 30.9.1999 tarihinde ilan edilmiş, süresi içinde davacı veya üçüncü kişilerce itiraz edilmediğinden işlem kesinleşmiştir. Tapu maliklerine tapu kaydına dayalı olarak 10 yıllık süre içinde dava açma …, 28.05.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3373 Sayılı Yasa ile getirildiğinden, bu hak, ancak 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğünden sonra yapılan orman kadastro işlemlerine karşı kullanılabilir. Bu nedenle dava 10 yıllık yasal süre içinde tapu kaydına dayanılarak açılan orman kadastrosuna itiraz davası niteliğindedir.
Davacının dayandığı Ocak 1954 tarih 20 ve 22 numaralı tapu kayıtları hasımsız olarak açılan Asliye hukuk mahkemesinin 1953 tarih 1953/138-187 sayılı kararı ile tescil edilmiştir. Orman Yönetimi ve Hazinenin katılımı olmaksızın oluşan tapu kaydı Hazineyi ve orman Yönetimini bağlamaz. 6831 Sayılı Yasanın 3373 Sayılı Yasa ile değişik 1/F maddesi, öncesi
orman olmayan taşınmazlar bakımından söz konusu olabilir. Dayanılan 7200 m2 yüzölçümlü Ocak 1954 tarih 20 numaralı tapu kaydı (108 ada 47 parsel içinde kalan yere uygulanan) doğuda …, … ve … tarlası, batıda … Us tarlası, … tarlası ve güneyde … ve … oğlu … tarlası okumakta olup, tapu kaydının bu sınırları ile … arazisi niteliğinde olmayıp üzerinde meşe ağaç ve ağaççıkları bulunan ve dört tarafı kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan eylemli orman ile çevrili 14000 m2 yüzölçümündeki taşınmaza uyduğu kabul edilemez. Ayni şekilde Ocak 1954 tarih 22 sırada kayıtlı tapu kaydı (106 ada 360 parsel içinde kalan yere uygulanan) doğuda … ve … Aşcı, batıda …, kuzeyde çalılık ve güneyde … tarlası okumakta olup 4000 m2 yüzölçümündedir ve bu tapu kaydının da dava konusu yere uyduğu kabul edilemeyeceği gibi 106 ada 360 parsel içinde kalan ve dava konusu edilen 4020 m2’lik taşınmazın öncesinin resmi belgelerde orman sayılan yerlerden olduğu saptanmıştır. Bu nedenle; mahkemece davanın tümünün reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2) Kabule göre de; çekişmeli 106 ada 360 parsel içinde kalan ve dava konusu olan 4020 m2’lik kısım hakkına olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi; 108 ada 47 parsel sayılı taşınmaz içinde kalan ve dava konusu olan taşınmaz 14000 m2 yüzölçümünde olmasına rağmen talep aşılarak 108 ada 47 parselin tamamının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş olması ve 108 ada 47 parsel sayılı taşınmaz hakkında birbiri ile çelişir nitelikte 2 ayrı hüküm oluşturulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 14/05/2008 günü oybirliği ile karar verildi.