YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3921
KARAR NO : 2008/7775
KARAR TARİHİ : 27.05.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, …KÖYÜ 109 ada 1 parsel sayılı 810,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın REDDİNE, …KÖYÜ 109 ada 1 parsel sayılı taşınmazın TESPİT GİBİ tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre yerel mahkemece çekişmeli taşınmaz hakkındaki Hazinenin davası reddedilerek tespit gibi davalı kişi adına tesciline karar verilmiş ise de delillerin takdirinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki;
Dosyada yer alan, uzman orman bilirkişi raporunda, resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucu, davaya konu …KÖYÜ 109 ada 1 parsel sayılı taşınmazın,eski tarihli memleket haritasında orman alanı dışında kaldığı ve fiilen de orman olmadığı belirtilmiştir. Davalı, Mayıs 1289 tarih 38 sayılı tapuda kayıtlı olduğunu ileri sürmüş ise de, tapu kaydının hudutlarının mera ve … okuduğu, yapılan uygulamada … tarlasının 187 ada 7 ve 8 sayılı parseller olduğunun belirtildiği, oysa 187 ada 7 ve 8 sayılı parseller ile çekişmeli taşınmaz arasında 104 ada 1 sayılı orman parseli bulunduğu, davaya konu parselin, dava dışı 109 ada 2, 3, 4 ve 5 sayılı parsellerle bir bütün halinde, tüm yönlerinin, 104 ada 1 sayılı orman parseli ile çevrili olduğu gözlenmiş olup, davacının sunduğu tapu kaydının çekişmeli taşınmaza ait olamayacağı, 109 ada 3 parsel sayılı taşınmazın hamtoprak niteliği ile Hazine adına tespit edildiği, 109 ada 2 parsel hakkında da Hazinenin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek Hazine adına tescili istemiyle, tespit maliki … …hakkında kadastro tespitine itiraz davası açtığı ve mahkemece 2007/139-534 sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, ancak Hazine tarafından temyiz edilmekle kesinleşmediği, 109 ada 4 ve 5 sayılı parsellerin ise kadastro tespit tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, bu parsellerin tutanakları kesinleşmiş olsa dahi Orman Yönetimi ve Hazine her zaman bu davanın konusu olmayan 109 ada 3, 4 ve 5 sayılı parseller hakkında orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescili davası açabileceklerine göre, davaya konu parsel ile dava dışı 109 ada 2, 3, 4 ve 5 sayılı parsellerin bir bütün halinde 6831 Sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde ,orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü gerekir
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacı Hazine’nin davasının kabulü gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 27/05/2008 günü oybirliği ile karar verildi.