Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/3966 E. 2008/7776 K. 27.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3966
KARAR NO : 2008/7776
KARAR TARİHİ : 27.05.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ile Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –

Kadastro sırasında … KÖYÜ 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, orman niteliğiyle HAZİNE adına tespit edilmiştir.Davacı … davaya konu taşınmazın orman sayılmayan, … arazisi niteliğindeki yerlerden olduğunu ve kendisine dedesinden intikal ettiğini ve zilyetlikle kazanma koşullarının lehine oluştuğunu ileri sürerek adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın KABULÜNE … KÖYÜ 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaline, … bilirkişisi … … …’in 01/10/2007 tarihli krokisinde O ile gösterilen 2946,57 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı … adına tarla niteliğinde tesciline, geri kalan 68 Hektar 4015,24 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman niteliği ile Hazine adına karar verilmiş, hüküm davalı … ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre yerel mahkemece çekişmeli taşınmaz hakkındaki dava kabul edilerek davacı kişi adına tesciline karar verilmiş ise de delillerin takdirinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki;
Dosyada yer alan, uzman orman bilirkişi raporunda, resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucu , davaya konu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, … Bilirkişisi … … …’in 01/10/2007 tarihli krokisinde A ile gösterilen 2946,57 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiştir Ne var ki; rapora eklenen eski tarihli memleket haritası örneğinde çekişmeli taşınmazın bulunduğu alan beyaz renkli olmakla birlikte, üzerinde münferit durumda ibreli orman ağacı sembollerinin bulunduğu ve üç yönden 101 ada 1 sayılı orman parseli ile çevrili olduğu, bir yönüyle … kadastro çalışma alanını bitişik olup bu yöndeki taşınmazların 60-70 yaşlarında sarıçam ağaçları ile kaplı eylemli orman olduğu ve memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alan olarak gözüktüğü gözlenmiş olup, çekişmeli taşınmazın bu hali ile 6831 Sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde, orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü gerekir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacı gerçek kişinin davasının reddi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabuyü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine’nin ve Orman Yönetimi’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 27/05/2008 günü oybirliği ile karar verildi.