YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/41
KARAR NO : 2008/5600
KARAR TARİHİ : 08.04.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 143 ada 24 parsel sayılı 6131 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, Hazine aynı iddia ile müdahil olarak davaya katılmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu parselin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 29.05.1979 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde yanılgı sözkonusudur. Şöyle ki; hükme esas alınan uzman bilirkişi … tarafından hazırlanan raporda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı, eğiminin % 5 civarın da olduğu, üzerinde 10 – 30 yaşlarında kayın, gürgen, meşe cinsi orman ağaçları bulunduğu, bu ağaçların alanın terkedilmesiyle kendiliğinden yetiştiği ve toprak yüzeyinde az miktarda humus tabakası bulunduğu, toprak derinliğinde humus olmadığı,1959 ve 1978 tarihli memleket haritasında ve 1954 tarihli hava fotoğraflarında yeşil renkli bölümde kalmakla birlikte ağaçlık alanların çevresiyle birlikte 3 hektarı aşmaması nedeniyle orman sayılmayan yerlerden olduğu bilidirilmiş, mahkemece bu rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Yerel bilirkişi, taşınmazın önceden mısır tarlası iken yüksek eğim nedeniyle ekilememesi sonucu ağaçlık ve çalılık haline geldiğini haber vermiştir. Bir taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ayrı, 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerinde yazılı zilyedlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmemesi ayrı konulardır. Hazine kazanma koşullarının oluşmadığını iddia etmektedir.
6831 Sayılı Yasanın 1. maddesinde A-J bendleri arasında orman sayılan yerlerin istisnaları belirlenmiştir. Bunlardan 1/G bendi “orman sınırları dışında yüzölçümü 3 hektarı aşmayan sahipli arazideki her nevi ağaç ve ağaçcıkla kaplı yerlerin” orman sayılmayacağını öngörmekte ise de, maddede açıklandığı gibi (G) bendine konu olacak yerlerin “sahipli” arazi olması gerekir. Çekişmeli taşınmazın tespiti belgesizden zilyedliğe dayalı olarak yapılmıştır, sahipliliği belgeleyen bir tapu kaydı bulunmadığı gibi eylemli durumda üzerinde kayın, gürgen, meşe ağaçları bulunmakta bu hali ile taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer özelliği göstermektedir.
O halde; taşınmazın eylemli biçimde orman olduğu ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, farklı görüş ve düşüncelerle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 08/04/2008 oybirliği ile karar verildi.