YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4261
KARAR NO : 2008/8769
KARAR TARİHİ : 12.06.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … … ile davacı ve katılan gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 669 parsel sayılı 2809.87 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmaz, … …’in atalarından kaldığı ve 20 yıldan fazla süredir zilyet olduğu, onun 1981 yılında … İnan’a, onun da 30.09.1984 yılında … … oğlu … … …’a sattığından söz edilerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … … adına tesbit edilmiştir. Davacı … … … ve … … (…), taşınmazın murislerine ait Şubat 1962 tarih ve 1, 2 ve 3 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, bir bölümü eski … … adıyla … Köyü sınırları içinde 373 ila 633 parsel sayısıyla tesbit görmüşse de, … çiftliği olarak geçen bölümünün … Köyü sınırları içinde kaldığı, tapudaki paydaşların ölümünden sonra davalı gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşmadığı, kadastro tesbitinin iptali ve tapudaki payları oranında, tapu malikleri adına tapuya tescilini istemişler, … … ve paydaşları aynı savla, … … ve … …’ın ise tapu malikleri mirasçılarından …, …, … … ve bunların mirasçısı A…. …’nin payını 1991 ila 1994 yılları arasında düzenlenen dört adet noter satış vaadi sözleşmesiyle satın aldıkları, sözü edilen kişilere düşecek payın ½’şer bölümünün adlarına tapuya tescili, Orman Yönetimi ise, taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tescili iddiasıyla davaya katılmışlardır. Mahkemece, katılanlar Hazma … ve … …’ın tesbitten sonraki haklara dayandıkları saptanarak davalarının GÖREVSİZLİK nedeniyle REDDİNE, diğer davacı ve müdahil davacı gerçek kişilerin davalarının ise, H.Y.U.Y.’nın 163 ve 3402 Sayılı Yasanın 36. maddesi gereğince REDDİNE, Orman Yönetiminin davaya usulüne uygun katılımı bulunmadığından istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm … …, davacı ve katılan gerçek kişiler vekili Avukat … Yamaç tarafından temyiz edilmiş, temyiz giderlerinin ödenmesi için yapılan ihtara uymadığından söz edilerek, … … tarafından kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmekle, … … bu ek kararı da temyiz etmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde … serisi olarak, 1967 yılında yapılıp tesbit tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 22 numaralı orman kadastro komisyonunca 1981 yılında yapılıp 24.07.1981 tarihinde ilan edilerek 24.07.1982 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
1- Müdahil davacı … …’nun mahkemenin ek kararını temyiz istemi açısından;
Mahkemece, … …’na temyiz giderlerini yatırması hususunda kesin … verilmiş ve kesin … içinde giderler yatırılmadığından bahisle “temyiz etmemiş sayılmasına” karar verilmiş ise de, giderlerin kesin süre içinde yatırılmasına dair muhtıranın usulüne uygun biçimde ilgiliye tebliğ edildiği hususunda dosya içinde bilgi ve belge bulunmamaktadır. Bu nedenle, … …’nun anılan ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkemenin … …’nun hükmü “temyiz etmemiş sayılmasına” dair EK KARARININ KALDIRILMASINA,
2- Katılan … …’nun esasa ilişkin temyiz itirazlarıyla, davacı ve katılan diğer gerçek kişilerin temyiz itirazlarına gelince;
Yargıcın dava konusu şeyi inceleyerek onun hakkında bütün duygularıyla bilgi edinmesi olarak tanımlanabilen keşif; taşınmazlarla ilgili davalarda, dava konusunun yerinde görülüp incelenmesi biçiminde gerçekleşir (H.Y.U.Y.m. 363 vd.). Keşfe gidilebilmesi için mahkemenin bu konuda bir ara kararı oluşturması zorunludur. Bu kararda keşif giderlerinin, keşif giderini yatıracak tarafın ve bunun için gerekli önel ve/veya kesin önelin avukatla kendini temsil ettirmeyen taraf keşif istemişse, kesin önel içerisinde giderleri yatırmamanın sonuçlarının açıklıkla anlatılması; tanık dinlenip, bilirkişi incelemesi yapılacak ise, bu hususun ve keşif günü ile saatinin belirtilmesi; bunun doğal sonucu olarak; hakim, katip ve götürülecekse mübaşir için yol tazminatının (492 Sayılı Harçlar Yasası m. 34); keşif isteyen taraftan keşif aracını bizzat sağlaması istenemeyeceğinden; mahkeme, yapacağı işe, süresine ve gideceği yere göre gerekli gördüğü aracı kendisi belirleyip, temin edeceğinden, araç için ödenecek para miktarının; keşifte dinlenecek bilirkişi ve tanıkların isimlerinin ve ücretlerinin; bilirkişi ve tanıklarla, gerekiyorsa taraflara keşif gününün haber verilebilmesi için gönderilecek davetiye giderlerinin gösterilmesi yanında; yatırılacak avansın tutarı ile yatıracak tarafın ekonomik gücü, keşif tarihi ve tebligatların ulaşması için geçecek süre gözetilerek keşif gününden önceye rastlayan bir tarihin belirlenmesi ve bunda Tebligat Yasası ile Tebligat Tüzüğünün gözönünde tutulması zorunludur.
Anılan hususları kapsamayan ve belirlenecek bir miktarın keşif gününe kadar yatırılması biçiminde kurulacak ara kararı ve buna dayalı olarak verilecek önel ve kesin önelin uygulamada H.Y.U.Y. m. 414, 163 açısında bir sonuç doğurması olanağı bulunmamaktadır (H.G.K. 26.02.1975 T. 1972/1-1273 E. 1975/258 K; H.G.K. 18.02.1983 t, 1980/1-1284 E. 1983/141 K. H.G.K. 30.12.1992 t. 1992/16-666 E., 1992/769 K.; 20.H.D. 14.12.1992 t, 1992/16198-7040).
Öte yandan, bu koşulların tam olarak yerine getirilmemesi, keşif giderlerine itiraz … olan gider yükümlüsünün bu hakkını kullanmasına da engel oluşturur.
Kadastro Mahkemelerinde belirtilen genel hükümler, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 29’ncı maddesi kıyas yoluyla, aynı yasanın 36’ncı maddesine göre işlem yapılması hallerinde de aynen uygulanır.
O halde; taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığının belirlenmesi yönünden Ziraat Uzmanı bilirkişiye inceleme yaptırılacağı, mahkemece seçilecek Orman Bilirkişisi ve … elemanı bilirkişinin H.Y.U.Y.’nın 276. maddesi gereğince öncelikle tarafların ittifak ettiği kişilerden olacağı gözetilmeden, mahkemece davacı tarafın hazır olmadığı celsede resen seçilmek suretiyle, yukarıda açıklanan yasa ve yerleşmiş Yargıtay uygulamasına aykırı olarak, kurulan ara kararları sonucu verilen önel ve kesin önele dayanılarak, keşif giderlerinin yasal sürede yatırılmadığından söz edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; … … ile davacı ve katılan gerçek kişiler vekili Avukat … Yamaçın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 12/06/2008 günü oybirliği ile karar verildi.