YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4291
KARAR NO : 2008/6774
KARAR TARİHİ : 02.05.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Kızılkeçili Köyü 119 ada 33 parsel sayılı 6666 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Eylül 1954 tarih 67 nolu tapu kaydı revizyon gösterilerek tarla niteliği ile, 31 parsel sayılı 31911 m2 yüzölçümlü taşınmaz Eylül 1954 tarih 66 numaralı tapu kaydı revizyon gösterilerek ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/43 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu belirtilerek maliki açık bırakılmak suretiyle tesbit tutanakları düzenlenerek Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/43 sayılı dosyasında davacı … tarafından Eylül 1954 tarih 66 ve 67 numaralı tapu kayıtlarının iptali istemi ile tapu malikleri aleyhine açtığı dava Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Yargılama sırasında, Orman Yönetimi 24.05.2005 tarihli dilekçe ile 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince taşınmazların orman sayılan yer olduğu iddiası ile davaya katılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman sınırı dışında olduğu ve paylaşım sonucu davacıya kaldığı gerekçesiyle 119 ada 31 ve 33 sayılı parsellerin davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1991 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece, taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve alınan bilirkişi raporu hükme yeterli değildir.
Orman bilirkişi kurulunun verdiği ilk raporda; 33 sayılı parselin % 9 eğimli, içinde 80 yaşlı kızılçam ve meşe ağaçları bulunduğu, 31 parselin ise keçeleşmiş … ve yer yer karaçalı ile kaplı ve % 18-20 eğimli üç sınırının ormana bitişik bulunduğu, … yıllardan beri kullanılmayan yer olduğu, 1953 tarihli memleket haritasında yeşil renkli çalılık, makilik ve orman alanı içinde, 1963 tarihli … fotoğrafında orman olarak göründüğü açıklanarak öncesi itibariyle orman sayılan yer olduğu belirtildiği halde, daha sonra aynı bilirkişilerden alınan EK RAPORDA, çekişmeli taşınmazların 1991 yılında kesinleşen orman kadastro sınırı dışında kalması nedeniyle orman sayılmayan yer olduğu bildirilmiştir.
Çekişmeli taşınmazlara uyduğu kabul edilen 4 dönüm yüzölçümlü Eylül 1314 tarih 304 numaralı sicilden gelen Eylül 1954 tarih 66 ve 67 numaralı tapu kaydının cinsi “Tarla maa palamutluk” olup, güney sınırı ORMAN okuduğu ve çekişmeli taşınmazların yüzölçümleri toplamının tapu kaydı miktarından çok fazla olduğu halde, komşu parsel tutanak ve dayanak kayıtları getirtilmek suretiyle zemine uygulanıp bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu denetlenmemiş, palamutluk cinsli tapu kaydının niteliği tartışılmamıştır.
13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmüne aynı yasanın 2. maddesinde sayılan yerler dışında, bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihte var olan gerçek veya tüzel kişilere, vakıflara ve köy, belediye, özel idare kamu tüzelkişiliklerine ilişkin bütün ormanlar devletleştirilmiş ve bu ormanlar hiç bir işlem ve bildirime gerek olmaksızın Devlete geçmiş ve istisnalar dışında aynı yasanın 2/B maddesi hükmüne göre sahipli fıstık çamı, palamut meşesi ve aşısız kestane ormanları devletleştirme kapsamı dışında bırakılmıştır. 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmeliğin 20/f bendi ve 6831 Sayılı Yasanın 1/H maddesinde geçen fıstık çamlıkları ve palamut meşelikleri için sahiplik belgesi ancak tapu kaydı ile mümkündür. Parsellere revizyon gören tapu kaydı palamutluk cinsli ise de, dava konusu taşınmaz üzerinde palamut ağacı bulunup bulunmadığı tesbit edilmemiş ve bilirkişi raporunda açıklanmamıştır.
Çekişmeli taşınmazlar tesbit tutanakları, … hanesi açık olarak düzenlendiğinden, 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince taraf delilleri ile mahkemece resen lüzum görülen diğer deliller toplanarak gerçek hak sahibi adına tescil edilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle;
Mahkemece, dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ile revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu … elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaza ve … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; bilirkişilere kesinleşen orman sınır hattı ile irtibatlı kroki çizdirilmeli, parsellere revizyon gören tapu kaydının cins ve miktar olarak taşınmazlara uyduğunun belirlenmesi halinde orman okuması nedeniyle değişir sınırlı olan tapu kaydının 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli ve devletleştirme kapsamı dışında kalıp kalmadığı açıklığa kavuşturulmalı; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; tapu kaydının çekişmeli parsellere uymaması halinde taşınmazlar kesinleşen orman sınırı dışında kalsa bile bilirkişi raporuna göre zilyetlikle kazanılmayacak yer olduğu düşünülmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 02/05/2008 günü oybirliği ile karar verildi.