YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4381
KARAR NO : 2008/8294
KARAR TARİHİ : 05.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine Yağca Köyü 112 ada 149 parsel sayılı taşınmazın bitişiğindeki taşınmaz … yıllardan beri zilyetliğinde olduğu belirtilerek davacı adına tescili talep edilmiştir. … Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.12.2003 tarih, 2001/84-54 sayılı ilamı ile davanın reddi yolunda kurulan ilk hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.06.2004 tarih 2004/4332-4781 sayılı ilamı ile “Çekişmeli 112 ada 208 parsel sayılı taşınmazla ilgili kadastro tespit tutanağı kesinleşmemiş olup, 3402 Sayılı Yasanın 27/1. ve 26/son maddeleri hükmlerine göre Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu” gerekçesiyle bozulmuş, dosyanın görevsizlikle Kadastro Mahkemesine aktarılması üzerine Kadastro Mahkemesinin 23.01.2006 gün 2005/20-1 sayılı ilamı ile çekişmeli 112 ada 208 parsele ilişkin hükmün kesinleştiği anlaşıldığından mahkemenin görevsizliğine karar verilerek dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Yörede 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışması bulunmaktadır.
Davacı gerçek kişi, 20.04.2001 tarihli dilekçesi ile çekişmeli 112 ada 208 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak zilyetliğe dayalı olarak açtığı dava sonucunda davanın reddi yolunda kurulan Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.03.2004 tarih 2001/84-54 sayılı kararının Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.06.2004 tarih 2004/4332-4781 sayılı ilamı ile “Kadastro Mahkemesinin 1996/78 E. ve 1996/82 E. sayılı dosyalarında çekişmeli taşınmazın davalı olduğu anlaşıldığından 3402 Sayılı Yasanın 27/1 maddesi gereğince mahkemece görevsizlik kararı verilmesi” gereğine değinilerek bozulduğu, bu defa aynı mahkemenin 17.12.2004 tarih 2004/335-354 sayılı kararı ile mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine aktarıldığı, yine Kadastro Mahkemesinin 23.01.2006 tarih 2005/20-1 sayılı kararı ile “halen 208 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili derdest bir davanın bulunmaması nedeni ile mahkemenin görevli olmadığı” gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın
Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği ve bu mahkeme tarafından yargılama yapılarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, ortada görev hususunda iki ayrı mahkemeden verilen kesinleşmiş kararlar bulunmakta olup, mahkemece öncelikle görevli mahkemenin belirlenmesi için mercii tayininin yapılması hususunda bu dosyanın ve Kadastro Mahkemesinin 1996/78 E. ve 1996/82 E. sayılı dosyalarının birlikte Yargıtay ilgili dairesine gönderilmesi, daha sonra ise görevli olduğu belirlenen mahkemece uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken aksine düşünceler ile kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 05/06/2008 günü oybirliği ile karar verildi.