Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/4396 E. 2008/7934 K. 29.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4396
KARAR NO : 2008/7934
KARAR TARİHİ : 29.05.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2004 gün ve 2004/13309-13434 sayılı bozma kararında özetle: “Bir örneği dosyada bulunan makiye ayırma haritası ile memleket haritası karşılaştırdığında, özellikle memleket haritası ile makiye ayırma haritasında aynı şekilde adlandırılan mevkii isimleri karşılaştırıldığında, Orman Yüksek Mühendisi Bilirkişi … … tarafından yapılan belirlemenin daha somut ve kendi çalışmasının ürünü olduğu, uzman bilirkişi kurulu tarafından Kadastro Müdürlüğünün çalışmalarına dayalı belirlemenin ise, soyut olduğu denetlenemeyeceği, bilirkişi kurulunun mahkemece kendilerine verilen görevi, Kadastro Müdürlüğünün yaptığı çalışmaya atıf yaparak yerine getiremeyeceği, maki haritası ve memleket haritasının yerel bilirkişiler yardımıyla uygulanarak kapsamları belirlenmesi, bilirkişilerden kendi çalışmalarının ürünü raporlar alınması, çelişkilerin bu şekilde giderilmesi gerektiği, ilk keşif sonucu … … tarafından düzenlenen raporun daha somut ve gerçekçi olduğu, davalı taraf, çekişmeli taşınmazın orman sınırları içinde aplike edilmesine ilişkin 1976 ve 1985 yıllarında yapılan aplikasyon ve 2. madde işlemleri ile, 1989 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarının iptaline ilişkin tapu kaydına dayalı bir dava açılmadığı, bu çalışmaların ilanından sonra dava tarihine kadar hak düşürücü sürelerin geçtiği, 22.03.1996 tarih 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile 5653 Sayılı Yasayla değişik 3116 Sayılı Yasanın 1/e maddesi uyarınca kurulan maki tespit komisyonlarının yasal ve yaptıkları işlemlerinde geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceğinin benimsendiği, sözü edilen kararda öngörülen Özel Yasaların 2510 Sayılı İskan, 4753 Sayılı Çiftçiyi Topraklandırma, 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ile 5658 Sayılı Orman Yasasına ek Yasalar olduğu, gerek Hukuk Genel Kurulunun gerekse ilgili Yargıtay Dairelerinin kararlıkla sürdürdükleri içtihatlarına göre, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan her türlü kayıt ve belgeler ile mahkeme ilamları yasal değerlerini yitireceği, makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulardan başka tapulara değer verilemeyeceği (H.G.K. 27.02.2002/1-19 E.-97 K., Y.K.D. Ekim 2002), Maki Komisyonlarının yaptıkları işlemin 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesinin öngördüğü anlamında “orman sınırı dışına çıkarma” işlemi olmadığı, “makilik yer olduğunu belirleme” işlemi olduğu, Maki Komisyonlarına orman sınırı dışına çıkarma yetkisi verilmediği,sözü edilen kararda makiye ayırma işleminin orman olarak kayıtlı tapulu taşınmazı tapusuz hale dönüştürmeyeceğinin vurgulandığı, bu kararın konusunun makilik yerlerde zilyetliğe değer verilip verilmeyeceğiyle ilgili olmadığı, kararda bu konunun bir kelime ya da cümle halinde dahi yer almadığı, yorum yoluyla içtihadı birleştirme kararının genişletilemeyeceği, bir an için
çekişmeli taşınmazın makiye ayrıldığı kabul edilse dahi davalı tarafın, dayandığı Haziran 1327 tarih 33 numaralı tapu kaydı, 3116 ve 4785 Sayılı Yasalar karşısında hukuki değerini yitirdiği gibi, 766 Sayılı Yasaya göre 1963 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucu oluşturulan kadastro tapusunun da yukarıda sözü edilen Y.İ.B.B.G.K.’nın kabul ettiği anlamda özel yasalar uyarınca oluşturulmuş bir tapu kaydı olarak kabulü mümkün dolmadığı, makiye ayrılan yerlerin zilyetlikle kazanılmasına da olanak bulunmadığından Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, çekişmeli … köyü 7316 ada 4 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşen 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 Numaralı Komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde 1009 m2 yüzölçümündeki çekişmeli 7316 ada 4 sayılı parsel 2981 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan parselasyonda 27512 ada 4 parsel sayısı ile yine … adına tapuya kayıt edilmiş olup, genel kadastroda 1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı için tapulama dışı bırakılan ve ihdasen … Belediyesi adına tapuya tescil edilen 331 sayılı parselin 2981 sayılı yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluşmuştur. … Köyü 90 sayılı parsel kadastroda Haziran 1327 tarih 33 sıra numaralı tapu kaydı ile … oğlu … mirasçıları adına tesbit edilmiş, gerçek kişiler arasındaki kadastro tesbitine itiraz davası sonunda, taşınmazın bilirkişi krokisinde (A, B ve C ) ile gösterilen sırasıyla 7350 m2, 18700 m2 ve 19200 m2 bölümlerinin … mirasçıları (D ve E) ile gösterilen bölümlerinin ise, … … adına tesciline karar verilmiş, Tapulama Mahkemesinin 21.07.1969 gün ve 1967/352- 219 sayılı kararı temyiz edilmeden 12.09.1969 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkeme kararına göre yapılan ifraz ile 45250 m2 yüzölçümündeki 242 parsel … Tokuç mirasçıları adına, 8400 m2 yüzölçümündeki 243 parsel ve 1850 m2 yüzölçümündeki 244 parsel … … adına tescil edilmiş, 246 sayılı parselin imara girmesiyle, 7316 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı oluşmuş,08.06.2001 tarihinde tapuya geçirilen parselasyonla 27512 ada 7 parsel sayısı alarak tapuya kayıt edilen çekişmeli parsel, fiili olarak 219 hektar 2075 m2 arsa olarak ihdasen … Belediyesi adına ihdasen oluşan 331 sayılı parsel içinde kalmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; çekişmeli taşınmazın 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ilkin 7316 ada 4 parsel sayısı ile tapuya tescil edildiği ve bu parsel için dava açıldığı, dava tarihinden sonra aynı yasa hükümlerine göre yeniden yapılan parselasyon ile 7316 ada 4 sayılı parselin sayfasının kapatılıp, çekişmeli taşınmazın aynı yüzölçümü ve 27512 ada 4 parsel sayısı ile davalı adına tapuya tescil edildiği, dolayısıyla çekişmeli parselin 27512 ada 4 parsel olduğu gözetilmeden, hüküm fıkrasının birinci bendinin ikinci fıkrasında”… Merkez … Mahallesi 7316 ada 4 nolu parselin tapusunun iptali ile Hazine adına TESCİLİNE” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının birinci bendinin ikinci fıkrasında “… Merkez … Mahallesi 7316 ada 4 nolu parselin tapusunun iptali ile Hazine adına TESCİLİNE”cümlesi kaldırılarak; bunun yerine,
“… Merkez … Mahallesi eski 7316 ada 4 nolu … 27512 ada 4 sayılı parselin tapusunun iptaline ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına tapuya TESCİLİNE” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 29/05/2008 günü oybirliğiyle karar verildi.