YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4412
KARAR NO : 2008/7912
KARAR TARİHİ : 29.05.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 07.10.2003 tarihli dava dilekçesiyle …. Köyü 2773 parsel sayılı 18.858 m2 yüzölçümlü taşınmazın 2001 yılında idari yoldan Hazine adına tapuya tescil edildikten sonra 2002 yılında ihale yoluyla davalıya satılmışsa da, yapılan araştırma ve incelemede taşınmazın eylemli orman alanı olduğunun 17.03.2003 tarihli raporla belirlendiğini, orman nitelikli taşınmazın Hazinenin özel mülkü gibi satılamayacağını, bu nedenle tapu kaydının iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli Yarbaşçandır Köyü 2773 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve orman niteliğyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre yolsuz olarak Hazine adına tescil edildikten sonra davalıya satılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 5 numaralı orman kadastro komisyonunca 01.10.1987 tarihinde işe başlanarak 13.04.1989 tarihinde bitirilen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kesinleşmiş orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda ve 1987-1989 yıllarında yapılıp dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasında orman sınırları dışında olduğu, 1984 yılında yapılan genel kadastroda 766 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, % 60-70 eğimli, davalıya satıldığı tarihte 45-80 yaşlarında … ağaçları ile kaplı eylemli devlet ormanı olduğu, bu niteliği gözönünde bulundurulmadan 31.01.2001 tarihinde 102.080 m2
olarak idari yoldan Hazine adına 2187 parsel numarasıyla tapuya tescil edildikten sonra 2771, 2772, 2773 sayılı parsellere ifraz edildiği ve 18858 m2 yüzölçümünde olan 2773 sayılı parselin 09.10.2002 tarihinde 2886 Sayılı Yasa hükümlerine göre ihale yoluyla 10.050.- YTL. bedel karşılığında davalıya satılıp, 14.11.2002 tarihinde davalı … adına tapuya kayıt edildiği, orman işletme şefi tarafından yerinde 10.03.2003 tarihinde yapılan tesbitte 2773 sayılı parsel üzerinde halen 155.213 metreküp 11.711.96.- YTL. değerinde … kabuklu görevde hacminde ağaçlar bulunduğu, 2886 Sayılı Devlet İhale Yasasının 74. maddesi ile bu maddeye göre çıkartılan yönetmeliğin 58/e maddesine göre orman alanlarının satışının yasaklandığı, Devlet Ormanı niteliğinde olan taşınmazın idari yoldan Hazine adına özel mülk olarak tescil edilmesinin, aslı orman olan taşınmazın bu niteliğini değiştirmeyeceği, Anayasanın 169/2. maddesi gereğince “Devlet Ormanlarının mülkiyeti devrolunamayacağından” 2886 Sayılı Yasanın 45. maddesi gereğince Hazinenin özel mülkü olduğu düşünülerek yapılan ihale yolu ile satışın yok hükmende ve hukuken geçerli olmadığı, herhangi bir nedenle sınırlama dışı kalmış eylemli devlet ormanlarının 4999 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri gereğince her zaman devlet ormanı olarak sınırlandırılabileceği, kaldı ki, bu yerde orman sınırlandırmasının 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasadan önce 1940 yılında yapılması nedeniyle, bu sınırlandırmanın Devlet Ormanlarının belirlemesinde yetersiz olduğu, davalının; taşınmazda kestiği ağaçlar ile yararlandığı bedel karşılığı çıkartıldıktan sonra geri kalan bölümü, (sebepsiz zenginleşme kurallarına göre) aslı orman olan taşınmazın özel mülk olarak Hazine adına tescilini sağlayan ve davalıya satan kişiler ile Hazineden isteyebileceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 29/05/2008 günü oybirliği ile karar verildi.