Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/4443 E. 2008/8126 K. 02.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4443
KARAR NO : 2008/8126
KARAR TARİHİ : 02.06.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyü Haziran 1985 tarih 1 numarada davalılar adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın, eski tarihli memleket haritasında orman alanında kaldığını, üzerinin halen eylemli olarak pırnal meşesi ve kızılçam ağaçları ile kaplı olduğundan orman niteliğinde bulunduğunu, tapusunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescili iddiası ile dava açmıştır Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın tapusunun iptaline, 03.04.2007 tarihli krokide (C) harfi ile gösterilen 64493,28 m2’lik kısmın tapu malikleri adına, (A1) ve (A2) harfleri ile gösterilen 297804,09 m2’lik taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, öncesi orman olduğu iddia edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde bu güne kadar orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 2007 yılında yapılmış ve ilan edilerek 17.01.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Dava konusu taşınmazın bir kısmına, … Mahallesinde 1965 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 82 ada 3 parsel numarası verilerek davalıların murisi adına tespiti yapılmış, ancak Tapulama Mahkemesine yapılan itiraz sonucu tutanağı iptal edilerek, tamamının … Köyü arazi kadastrosu sırasında nazara alınmasına karar verilmiştir. … Köyü arazi kadastrosu sırasında ise Tapulama Mahkemesi kararına ulaşılamadığı, bu yerin … Mahallesi sınırları içinde kadastroya tabi tutulduğuna, halen davalı olduğu düşünülerek, 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesi gereğince ikinci kadastroya tabi tutulmaması bakımından ölçülmediği ve kadastroya tabi tutulmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1) Kadastro Müdürlüğünün 04.03.2008 tarih ve 491 sayılı yazısı ve bu yazı ekindeki … bilirkişi … Kalaycı tarafından düzenlenen krokiye göre, (A1) ve (A2) işaretli … tarafından düzenlenen krokide romen rakamı ile 1, 2, 3, 4, 10 ile gösterilen bölümlerin Karaağaçlı Köyü 101 ada 1 nolu orman parseli içinde kaldığı ve bu parselin halen Kadastro Mahkemesinin 2007/106 ila 149 nolu dosyalarında davalı olduğu bildirildiğinden, 3402 Sayılı Yasanın 26/4 maddesi gereğince davaya bakma görevi, Kadastro Mahkemesine aittir.
O halde, Kadastro mahkemesinin 2007/106 sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi için bu bölümler hakkında görevsizlik kararı verilmelidir.
2) … tarafından düzenlenen aynı krokide 8 ve 9 numara ile gösterilen bölümler ile sarıya … ve (B) harfi ile gösterilen bölüm, … Mahallesi 82 ada 3 parsel içinde ölçülmüş, ancak daha sonra … Köyü arazi kadastrosu içinde değerlendirilmesi için tutanağı iptal edildiğinden bu bölümle ilgili kadastrosunun tamamlanıp … hanesi açık olarak tespit tutanağı düzenlenip kadastro mahkemesine gönderilmesi için Kadastro Müdürlüğüne bildirilmeli, tesbit tutanağı düzenlenip Kadastro Mahkemesine gönderilince bu bölümler hakkında da görevsizlik kararı verilerek, Kadastro Mahkemesinde davası devam eden 2007/ 106 Esas sayılı dosya ile birleştirilmelidir.
3) Aynı krokide kahverengi … 5 nolu ve yeşile … 6 ve 7 nolu taşınmazların ise … Köyü kadastro çalışma alanı içinde kaldığı ve bu yerde arazi kadastrosunun 1952 yılında yapıldığı anlaşıldığından, … Köyünde bu yer hakkında ne gibi işlem yapıldığı, parsel numarası verilip verilmediği ya da tesbit harici bırakılıp bırakılmadığı, parsel numarası verilmişse araştırılarak parsel malikleri dava dışı kişiler ise; bu bölümler hakkındaki dava husumet yönünden red edilmeli, davalılar adına tespit edilmişse dava tapu iptali ve tescil davası olarak görülüp işin esasına girilmeli, tespit harici alanda ise davaya Hazine ve … Köyü tüzelkişiliği de dahil edilerek işin esasına girilmeli ve usulüne uygun olarak orman araştırması yapılmalı, taşınmaz orman sayılan yerlerden ise orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmelidir.
Davalılar aleylerindeki hükmü temyiz etmediklerinden gerek Kadastro Mahkemesinde, gerekse Asliye Hukuk Mahkemesinde Orman Yönetimi lehine verilen yerler bakımından usulü kazanılmış hak da göz önünde bulundurulmalıdır.
Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu verilen karar, usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatarına iadesine 02/06/2008 günü oybirliği ile karar verildi.