Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/4479 E. 2008/7305 K. 13.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4479
KARAR NO : 2008/7305
KARAR TARİHİ : 13.05.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda DAVANIN KABULÜNE ilişkin kurulan 9/11/2007 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı …OTEL İŞLETMECİLİĞİ VE TURİZM YATIRIM A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13/5/2008 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davalı …OTEL İŞLETMECİLİĞİ VE TURİZM YATIRIM A.Ş. vekili geldi, karşı taraftan gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi, …Köyü 1145 sayılı parselin, … tapulama Mahkemesinin 26/1/1965 gün ve 1962/1212-1965/9 sayılı ilamı ile orman olarak tespit dışı bırakılmasına karar verilmesine karşın tapulama sırasında kişiler adına tescil kararı verilerek tapuya yolsuz olarak tescil edildiğini ileri sürerek, davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile orman niteliğinde hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli …Köyü 1145 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş, hüküm davalı …OTEL İŞLETMECİLİĞİ VE TURİZM YATIRIM A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, hükmen orman olduğu saptanan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1977 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 08.11.1977 tarihinde, komisyonun itirazları incelemeye ilişkin çalışmaları 31.01.1979 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu Hurma Köyünde kadastro çalışmaları 1955 yılında yapılıp, sonuçları 30.12.1955 ila 30.01.1956 tarihleri arasında ilan edilmiştir.
…Köyü 1145 parsel öncesinde,tapulama sırasında 309 parsel numarası ve 29980 m2 yüzölçümü ile, Eylül 1927 tarih ve 131 numaralı tapu kaydı ile 307 ila 316, 399 ve 400 sayılı parsellerin bir bütün olduğundan da söz edilerek … …, … , …, …, …, …, … , … … … adlarına 13/10/1955 tarihinde tespit edilmiş, Orman Yönetimi taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece Orman Yönetiminin aynı iddia ile ve tespit dayanağı aynı olan 308, 310, 315 ve 316 parseller hakkındaki açtığı davalar bağlantı nedeniyle birleştirildikten sonra Tapulama Mahkemesinin 1962/1313-1965/9 sayılı kararı ile,308, 309, 310, 315 ve 316 parseller orman olduğu saptandığından tespit dışı bırakılmasına karar verilerek kesinleşmiştir.
Ne var ki; davaya konu taşınmazın hükmen orman sayılan yerlerden olmasına karar verilerek kesinleşmiş olmasına rağmen sanki tespit malikleri lehine hüküm varmış gibi kişiler adına tescil edildikten sonra, ifraz edilerek 16770 m2 yüzölçümü ile 1145 parsel numarası verilerek tapu kaydı oluşturulmuştur. Hükmen orman olan taşınmazın özel mülkiyet olacak şekilde sicile kayıt edilmesinin yasal dayanağının bulunmamakta ve bu nitelikteki taşınmazların her nasılsa özel mülkiyet niteliği ile sicile geçirilerek, hakkında kayıt oluşturması da yolsuz tescil (E.M.Y. md. 933 … T.M.Y. md. 1025) niteliğindedir.
1982 Anayasasının 138/4. maddesindeki “Yasama ve yürütme organlarıyla idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez” hükmü ile Orman Kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 02 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Yasaya Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 23. maddesinde, orman kadastro komisyonlarınca devlet ormanı olarak sınırlandırılması gereken yerlerin sayıldığı, bu maddenin 1. fıkrasının (G) bendinde “Devlet ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunan yerlerin devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı” (halen yürürlükte olan 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan yönetmeliğin 26/g maddesi) hükmünün bulunduğu, bu hüküm gereğince kesinleşmiş mahkeme kararı ile orman olduğu saptanan taşınmazın, orman kadastrosu yapıldığı sırada orman olarak sınırlandırılması zorunlu olduğu halde, yörede yapılan orman kadastrosunda orman sınırı dışında bırakıldığı, ancak bu olgunun kesinleşen mahkeme kararı ile orman olduğu belirlenen taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceği, Tapulama Mahkemesi kararının davalı gerçek kişi yönünden H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi gereğince kesin hüküm oluşturacağı, Anayasanın 169. maddesinde belirtildiği gibi ormanların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinilemeyeceği 05.11.2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne göre davaya konu taşınmazın “herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış orman” olması nedeniyle yeniden yapılacak orman kadastrosunda orman sınırı içine alınabileceği , Orman Yönetimi yada Hazine tarafından dava konusu taşınmazın her zaman orman olarak tescilinin mahkemeden de dava yoluyla istenebileceği, bunu engelleyen bir yasa hükmü bulunmadığı gözönünde bulundurularak davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13/05/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.