Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/4483 E. 2008/8364 K. 05.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4483
KARAR NO : 2008/8364
KARAR TARİHİ : 05.06.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2007 gün ve 2007/20-304 -2007/315 sayılı kararında özetle; “Davacı gerçek kişi tarafından, tapuda Hazine adına kayıtlı, beyanlar hanesinde davalı …’un zilyetliğinde olduğuna ilişkin şerh bulunan çekişmeli … Köyü 338 sayılı parselin, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tapu kaydının iptali ve tescili, tapunun beyanlar hanesinde yer alan zilyetlik şerhinin silinmesi istemiyle açılan davanın reddine ilişkin mahkemenin 31.05.2005 gün ve 365-182 sayılı kararının davacı gerçek kişiler tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.02.2006 gün ve 2006/311-678 sayılı kararıyla, (çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken, 1952 yılında makiye ayrıldığı, 1963 ve 1970 yıllarında yapılan genel arazi kadastrosunda ise orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1981 yılında orman sınırları içinde aplike edilerek, 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Hazine adına tapuya tescil edildiği belirlenip, maki tefrik komisyonunun yasada öngörülen sayı ve nitelikte elemanı bulunmadığı; bu nedenle, kuruluşu yasaya aykırı olduğu gibi, makiye ayrılan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği (HGK 27.02.2002/1-19 E., 97 K. Sayılı Kararı), bu tür yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapulara değer verileceği, davacı tarafın böyle bir tapusunun olmadığı, 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın, yasalar gereği Hazineye kalan taşınmazlardan olduğundan kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği; kaldı ki, taşınmazın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılma işleminin kesinleştiği 1982 yılından, taşınmazın Hazine adına tapuya tescil edildiği 1992 yılına kadar 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığı gerekçe gösterilerek Hazine aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğuna değinilerek davacı gerçek kişilerin sair temyiz itirazlarının red edilip, Davacı gerçek kişilerin beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine ilişkin temyiz itirazlarının, davacı gerçek kişilerin taşınmazı kendilerinin zilyet ettiğini, beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin doğru olmadığı, taşınmazın kendisinin zilyetliğinde olduğunu iddia ettiği, keşifteki tanık ve yerel bilirkişi bu hususu doğruladıkları halde, taşınmazın belediye sınırları içinde bulunup bulunmadığı, davacının … Köyü nüfusuna kayıtlı olup almadığı, bu köyde oturup oturmadığı, oturuyor ise kaç yıldır bu köyde oturduğunun araştırılmadığı, 4127 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değişik 2924 Sayılı Yasanın 11. madde 3. fıkrasının “… Kadastro çalışmaları sırasında, fiili kullanım durumuna göre sınırlandırması Hazine adına tesbiti
yapılacak bu yerler üzerindeki muhdesat ile tasarruf edenlerin isimleri, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir. …” hükümlerine göre tasarruf edenleri belirlenerek tapunun beyanlar hanesinde gösterilebilmesi için, davacı gerçek kişinin, Orman köyü nüfusuna kayıtlı olup olmadığının, Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten geriye doğru en az beş yıldır o yerde ikamet … etmediğinin, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki taşınmaz edinmedeki sınırlamaların araştırılması” gereğine değinilerek bozulduğu, Yerel mahkemece önceki kararda direnildiği, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca benimsenen Özel Daire Bozma kararına karına uyulması gerektiğine değinilerek, karar bozulmuş, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydının iptal ve tesciline, beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1946 tarihli ilk orman kadastrosu ile 1980 yılında yapılıp, 06.04.1981 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2007 gün ve 2007/20-303 sayılı bozma kararı gereğince işlem yapılarak, dosyada bulunan … 4. Noterliğinin düzenlediği 04.03.2002 gün ve 7054 yevmiye numaralı vekaletnameden, davacının … … İlçesi … Köyü nüfusuna kayıtlı olduğu, bu nedenle tapu kaydının beyanlar hanesinde davacıların kullanımında olduğuna ilişkin şerh yazılamayacağı gözetilerek hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 05/06/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.