Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/4500 E. 2008/8118 K. 02.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4500
KARAR NO : 2008/8118
KARAR TARİHİ : 02.06.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 152 ada 1 parsel sayılı 18264.47 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 2/B ile orman sınırları dışına çıkarıldığından Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (b) ile gösterilen 17815.29 m2’lik kısmının davacı adına, (a) ile gösterilen 449.18 m2’lik kısmının tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel 2/B alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın (b) ile gösterilen 17815,29 m2’lik kısmının kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı ve 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı zilyetlik koşullarının kişi yararına oluştuğu gerekçe gösterilerek davacı adına, (a) ile gösterilen 449,18 m2’lik kısmının ise tespit gibi hazine adına tescili yolunda hüküm kurulmuşsa da, çekişmeli taşınmaz yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması sırasında 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış olup dört yanı 284 ada 1 nolu orman parseli ile çevrili bir konumdadır ve mülkiyet belgesi bulunmamaktadır. Bir yerin 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkarılması ayrı, zilyetliğe konu olup olamayacağı ayrıdır. H.G.K.’nın 10.11.2004/7-531 E.-2004/582 K. ve 2000/20-1793/1838 sayılı kararlarında da kabul edildiği gibi, kesinleşen orman sınırı dışında kalan orman içi açıklıklar 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2. maddesi karşısında öncesi orman olmasa bile, mülkiyet belgesi niteliğindeki tapu kaydı bulunmadıkça, zilyetlikle kazanılamaz. Kaldı ki, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış ve davacı gerçek kişi tarafından dava konusu 152 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine itiraz edilmiş olduğundan, orman kadastrosu da bu parsel yönünden kesinleşmemiştir ve dava aynı zamanda 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir. 02.09.1086 tarih 19209 sayılı resmi gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B Maddesi Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin 23/a maddesi gereğince 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan orman içi açıklıkların orman kadastro komisyonlarınca Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması gerekmektedir. Mahkemece, bu olgular gözönünde bulundurularak davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA 02/06/2008 günü oybirliği ile karar verildi.