Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/4667 E. 2009/12941 K. 09.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4667
KARAR NO : 2009/12941
KARAR TARİHİ : 09.09.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 312 parsel sayılı 4250 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile … …; 313 parsel sayılı 7700 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kiraz bahçesi niteliği ile … … …;314 parsel sayılı 4200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kiraz bahçesi niteliği ile … …;315 parsel sayılı 12800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile … oğlu …’ten kaldığı belirtilerek … ve arkadaşları; 316 parsel sayılı 5875 m2 ve 317 parsel sayılı 8800 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tarla niteliği ile … …; 318 parsel sayılı 7250 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile … ve … …; 319 parsel sayılı 19250 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bağ, 320 parsel sayılı 4150 m2 ve 321 parsel sayılı 6000 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tarla niteliği ile … …; 322 parsel sayılı 1850 m2 ve 324 parsel sayılı 8700 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar bağ niteliği ile … … adına 1295 ve 1296 tahrir sayılı vergi kayıtlarına,paylaşma ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanılarak; 560 parsel sayılı 7500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile senetsizden … oğlu …’ten kaldığı belirtilerek … ve arkadaşları adlarına tespit edilmiştir.
Parsellerin tümüne … … ve arkadaşları, 315 ve 560 sayılı parsellere ayrıca Orman Yönetimi itiraz etmiş, Tapulama Komisyonunca 315 ve 560 sayılı parsellerle ilgili olarak 08.07.1968 tarihli kararla 766 sayılı Tapulama Kanununun 29.maddesi gereğince dosyanın Tapulama Mahkemesine gönderilmesine, diğer parsellerin 1839 yılında ölen….., oğlu …’den kaldığı, mirasçılar arasında paylaşıldığı gerekçesiyle 31.10.1968 tarihli kararla itirazların reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, davacılar miras payı,satın alma ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmış, … Tapulama Mahkemesinin 1969/139 esas sayılı dosyasında 315 sayılı parsel, 1969/217 esas sayılı dosyasında 560 sayılı parselle ilgili olarak 25.08.1969 ve 26.09.1969 tarihinde itirazlar konusunda karar verilmek üzere tutanaklar Tapulama Müdürlüğüne gönderilmiş, Tapulama Komisyonunca Orman Bakanlığının mütalaası alındıktan sonra 315 ve 560 sayılı parsellere Orman Yönetimi ile … … ve arkadaşlarının itirazının reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, bu karara karşı da … … ve arkadaşları dava açmış,… Kadastro Mahkemesince dosyalar birleştirildikten sonra 17.10.1989 günlü karar ile Körfez ilçesinde adli teşkilat kurulduğundan mahkemenin görevsizliğine, dosyaların Körfez Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Körfez Kadastro Mahkemesinde yargılama
sırasında Karayolları Genel Müdürlüğü ve taşınmazların civarında orman bulunması nedeniyle Orman Yönetimi davaya dahil edilmiş, … oğlu … mirasçılarının bir kısmı ve … … torunu miras payları olduğunu ileri sürerek davaya katılmışlardır.
Mahkemece yargılama sonunda 318, 319, 321, 322 ve 324 sayılı parsellerin tamamı ile 312, 314, 315, 316, 317, 320 ve 560 sayılı parsellerin (A) harfi ile gösterilen bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen bölümlerinin ve 313 sayılı parselin tamamının kararda belirtilen paylar oranında …., oğlu … mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Karayolları Genel Müdürlüğü vekili tarafından idarenin yaptığı kamulaştırma ve inşa ettiği karayolu nazara alınmadan karar verildiği, davacı … ve Seher … mirasçıları tarafından taşınmazların ormanla ilgisi olmadığı, vergi kayıtlarında … gözüken … …, ….,…, … … ve … … mirasçıları adına tescil edilmesi gerektiği belirtilerek temyiz edilmiş, … mirasçısı ……,vekili de 26.09.2008 tarihli dilekçe ile dosyada mevcut 18.06.2008 tarihli nüfus kayıt örneğinin hatalı olduğunu, 05.08.2008 tarihli nüfus kayıt örneğinin doğru olduğunu, ……,ün … ……, mirasçısı olmadığı halde pay verildiğini belirterek maddi hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların kadastro tespiti 25.06.1965 tarihinde yapılmış, 1969 yılında dava açılmış,dava devam ederken 1986 yılında orman kadastrosu yapılmış, 22.04.1987 tarihinde ilan edilmiş, itiraz edilmeksizin kesinleşmiş, orman kadastrosu sırasında 324 sayılı parselin mahkeme hükmü ile orman olduğu ancak orman niteliğini yitirdiği belirtilerek 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilmiş, devam eden bu dava nedeniyle 324 sayılı parsel yönünden dava aynı zamanda orman kadastrosuna itiraza dönüşmüştür.
Dosyadaki bilgi, belge, veraset ilamı ve nüfus kayıtlarına göre 1839 yılında ölen ….., …’in … ve … isimli iki çocuğu bulunmaktadır. …’nin 1864 yılında ölümü ile oğlu … ve karısı … kalmış, yine … ve …., …’nin ölümü ile de çocukları … …, … … …, … …, … … ve … … kalmıştır. … oğlu …’in 1874 yılında ölümü ile oğlu … ile oğlu … … kalmış, …’in 1887 (1303) yılında ölümü ile oğlu … ve …; …’in de 1932 yılında ölümü ile karısı … … ve çocukları …,… …., ve … ; …’in 1933 yılında ölümü ile çocukları … ….., ve …nin kaldığı;… oğlu … …’ın 1932 yılında ölümü ile çocukları … ve …’nin kaldığı, …’nin 1935 yılında ölümü ile kızı … ….., ve kocası … kaldığı; …’ın da 1954 yılında ölümü ile ikinci karısı … ve müşterek çocukları …’in kaldığı anlaşılmaktadır.
Tespite esas tutulan 1295 tahrir sayılı vergi kaydı … … kızı …, … adına; 1296 tahrir sayılı vergi kaydı … oğlu …, …, …, … adına kayıtlıdır.
1- Karayolları Genel Müdürlüğünün temyiz itirazları yönünden; Karayolları Genel Müdürlüğünün usulüne uygun olarak davaya katılımı bulunmadığı gibi dava konusu taşınmazların kadastro tespitleri 1964 yılında yapıldığı,kamulaştırma işlemi ise davanın devamı sırasında 1977 yılında yapıldığı, kadastro hakiminin tespit tarihindeki fiili ve hukuki durumu gözönünde bulundurarak hüküm kuracağı, mülkiyet durumu kesinleşmemiş parseller yönünden kamulaştırma işleminin nazara alınamayacağı anlaşıldığından karayolları vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı … … kızı ……, … ile …..,’in kocası … … mirasçılarının temyiz itirazlarına gelince;
A- 324 sayılı parsel yönünden: Kadastro sırasında 324 sayılı parsel 1295 ve 1296 tahrir sayılı vergi kayıtları, paylaşma ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle … … adına tespit edilmiş, daha sonra Etibank Genel Müdürlüğü tarafından 14 m2 bölümünün istimlak edilerek 2210 sayılı parsele ayrıldığı, kalan kısmın 06.11.1964 tarih ve 16 sayılı tapu kaydı ile … … uhdesinde kaldığı belirtilmiş, itirazı tapulama komisyonunca reddedilen … … ve arkadaşları dava açmış, yargılama sırasında 1986 yılında orman kadastrosu
yapılmış, 324 sayılı parselin mahkeme hükmü ile orman olduğu, ancak orman niteliğini yitirdiğinden 2/B uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilmiştir. Bu parselle ilgili dava aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüşmüştür.
Mahkemece orman kadastro tutanağında belirtilen mahkeme kararı ve dosyası, 2004 ve 2005 nolu orman sınır noktaları ile ilgili tutanak suretleri, Etibank Genel Müdürlüğünce yapılan kamulaştırma evrakları ve haritası getirtilip uygulanmamış, 324 sayılı parselin mahkeme kararı gereğince orman olup olmadığı belirlenmemiştir.
O halde; mahkemece yukarıda belirtilen mahkeme kararı ve dosyası ile diğer belgeler ilgili yerlerden getirtildikten sonra Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan, önceki keşiflerde görev almamış üç orman yüksek mühendisi veya mühendisi ve … elemanı bilirkişi aracılığı ile yapılacak keşifte yerine uygulanarak çekişmeli taşınmazın mahkeme kararı ve krokisi kapsamında kalıp kalmadığı, belirlenmeli,kamulaştırma haritası uygulanarak bilirkişilerce düzenlenecek haritada gösterilmeli, taşınmazın kesinleşmiş mahkeme kararı kapsamında kaldığının ve davanın tarafları yönünden kesin hüküm niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Mahkeme kararının çekişmeli taşınmaza ait olmadığı veya tarafları bağlayan kesin hüküm niteliğinde olmadığının belirlenmesi halinde ise; en eski memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine ve yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, tüm dava konusu parseller ve komşu parselleri de gösterecek şekilde, orman kadastro haritasıyla irtibatlı olarak birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda bilirkişilerden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması halinde; tarafların iddia ve savunmaları incelenerek karar verilmelidir.
B- Davacı … … kızı ….., … ile ……,’in kocası … … mirasçılarının diğer 12 adet parsele yönelik temyiz itirazları yönünden;
Orman Yönetimi tarafından sadece 315 ve 560 sayılı parsellerin tespitine itiraz edilmiş, tapulama komisyonunca 766 sayılı Tapulama Kanununun 29. maddesi gereğince tutanak ve ekleri Tapulama Mahkemesine gönderilmiş, mahkemece bu parsellere ait tutanak ve eklerinin karar verilmek üzere komisyona iadesi üzerine komisyonca itirazların reddine 315 ve 560 sayılı parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, Orman Yönetimi bu parsellerle ilgili olarak dava açmamıştır. 315 ve 560 sayılı parsellerle birlikte dava konusu diğer parseller 1986 yılında yapılan orman tahdit sınırları dışında bırakılmış, ancak mahkemece yapılan orman araştırmasında 318, 319, 321, 322, 324 sayılı parsellerin tamamı ile 312, 314, 315, 316, 317, 320 ve 560 sayılı parsellerin bilirkişi raporunda (A) harfi ile işaretli bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek bu parsel ve parsel bölümlerinin orman niteliğiyle tesciline karar verilmiştir. Ne var ki; somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesinin uygulanmasını gerektirir bir durumda bulunmadığından mahkemece gerçek hak sahibi adına tescile karar verilemez. Orman Yönetimi tarafından 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi hükmüne göre davaya müdahale edilmesi halinde lehe hüküm kurulabilir. Ancak dosya kapsamandan Orman Yönetiminin harcını da yatırarak usulüne uygun olarak davaya müdahale etmediği, mahkemece davaya dahil edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı gerçek kişilerin temyiz itirazları yerindedir.
Diğer taraftan, dava konusu taşınmazların 1839 yılında öldüğü anlaşılan …’den kaldığı ve paylaşılmadığı gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de; murisin ölüm tarihi ile tespit tarihi arasında 150 yıllık bir süre geçmiştir. Hayatın olağan akışına göre 150 yıl önce … bir kişinin mirasının paylaşılmamış olması düşünülemeyeceği gibi davacıların iddiası, taşınmazların ……,oğlu …’den kalıp paylaşılmadığı konusunda olmayıp, …’in 1874 yılında ölen oğlu …’e ait olduğu ve mirasçılar arasında yapılan paylaşımla … oğlu …’a kaldığı,…’ın ölümü ile ½ payın kızı …..,’e, 1/2 payın kızı …l’a kaldığı ve … ’ın miras payının 1936 ve 1940 yıllarında …. kocası … … tarafından satın alındığı konusundadır. Taşınmazlar hakkında verilen Tapulama Komisyonu kararında ortak miras bırakanın mirasının paylaşıldığı, 315 ve 560 sayılı parsellerin … oğlu … ve ……, …’a kaldığı belirtilerek bu taşınmazlar mirasçıları adına tespit edilmiştir. Diğer dava konusu parseller ise, …’in oğlu …’nin torunu … … … ve … … ile …’nin torunu … …’e kaldığı belirtilerek 312 parsel … … …, 316, 317 ve 318 sayılı parseller … … mirasçıları, 313, 314, 319, 320, 321, 322 ve 324 sayılı parseller … … mirasçıları adına paylaşıma dayalı olarak tespit edilmiş; diğer mirasçıların Gebze ……, Köyünde bulunan taşınmazlardan paylarını aldıkları gerekçesi ile itiraz reddedildiği halde, mahkemece ……, köyünde bulunan taşınmazların parsel numaraları tespit edilerek tespit tutanakları ve tapu kayıtları getirtilerek akıbetleri, kimin adına hangi nedenle tespit edildikleri araştırılmamış, keza yerel bilirkişi beyanlarında … kızı … mirasçılarından … ….., ile … …..,’nun miras paylarını … …’e satışına ilişkin 16.12.1940 ve 15.05.1936 tarihli senetlerde belirtilen yerlerin çekişmeli taşınmazlara ait olduğu belirtildiği halde, bu senetlere hangi nedenlerle değer verilmediği mahkemece tartışılmamış, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, kimler tarafından, ne zamandan beri, nasıl zilyet edildiği sorulmamış ve … süre kullanımın paylaşıma karine olduğu da düşünülmemiştir. Ayrıca taraflardan bir kısmının bazı parsellerden feragat ettiklerine ilişkin dilekçeler de değerlendirilmemiştir.
O halde;
Orman Yönetimi 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi hükmüne göre usulüne uygun olarak davaya müdahale ettiği takdirde; taşınmazların kuzeyindeki 3479 ve 3480 sayılı parsellerin de Yarımca Belediyesi Özel Ormanı olarak sınırlandırıldığı ve imar çalışması sonucu birçok parsele ayrıldığı da nazara alınarak; Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan önceki bilirkişiler dışında üç orman yüksek mühendisi veya orman mühendisi ve … elemanı bilirkişi aracılığı ile yapılacak keşifte, en eski tarihli memleket haritası ölçeği kadastro paftası ölçeğine ve yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita kesinleşmiş orman tahdit haritası ile irtibatlı ve çekişmeli parseller, komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle keşfi izlemeye olanak verecek harita düzenlettirilmeli, taşınmazların eski tarihli memleket haritasında üzerindeki bitki örtüsünün ne olduğu, orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda bilirkişilerden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.
Orman Yönetiminin davaya müdahale etmemesi halinde; çekişmeli parsellerin kimden kime kaldığı, kim tarafından ne zamandan beri ve ne şekilde zilyet edildiği, ortak miras bırakandan kalmışsa paylaşıma dayanan tarafın M.K.’nun 6. Maddesi gereğince paylaşımın varlığını, diğer paydaşlara kalan paylar ile bunların akıbetini kanıtlamakla yükümlü olduğu ve 3402 Sayılı Yasanın 15. Maddesi uyarınca harici paylaşım belgeler, bilirkişi ve tanık beyanları ile kanıtlanabileceğinden, tarafların belirteceği tanıklar ile yerel bilirkişilerden paylaşma yapılıp yapılmadığı,yapılmışsa paylaşımda kime hangi taşınmazın verildiği, kadastro tespitinin kimin adına yapıldığı sorulup saptanmalı, Akşemsettin Köyündeki taşınmazların parsel numaraları tespit edilerek bunların tutanak örnekleri ve tapu kayıtları da getirtilip incelenmeli, keza … süreli kullanımın paylaşmanın karinesi olacağı, paylaşımda eşitliğin zorunlu olmadığı gözönünde bulundurulmalı, vergi kayıtlarının mülkiyet belgesi olmadığı ancak her mirasçı adına ayrı ayrı vergi kaydı varsa paylaşımın varlığına delil olabileceği, zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına değer verilemeyeceği düşünülmeli, parsellere uygulanan vergi kayıtları yerel bilirkişi aracılığı ile yerine uygulanmalı ve yine … … mirasçılarının dayandığı 1936 ve1940 tarihli harici senetlerin taşınmazlara uyup uymadığı belirlenerek toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmeli, taraflardan bir kısmının feragatları da nazara alınarak sonucuna göre karar verilmelidir.
3- Katılan davacı … oğlu … vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi ile ilgili talebinin bozma nedenlerine göre bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davacı … ve … mirasçılarının 312, 313, 314, 315, 316, 317, 318, 319, 320, 321, 322, 324 ve 560 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran gerçek kişilere iadesine 09/09/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.