YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4750
KARAR NO : 2008/8605
KARAR TARİHİ : 10.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda DAVANIN KABULÜ yolunda kurulan 05/07/2007 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 10/6/2008 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden gelmedi, karşı taraftan davalı … YÖNETİMİ vekili avukat … … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. … karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … yönetimi, Merkez … Mahallesinde 2859 Sayılı Yasa gereğince yapılan tapulama ve kadastro paftalarını yenileme çalışmasında,1081 ada 30 parsel numarası verilen taşınmazın davalı adına yapılan tespitine itiraz ederek, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptalini ile, orman niteliğinde hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece 2004/147- 2004/196 sayılı kararı ile, dava konusu taşınmazın değerine göre davaya bakmak Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği nedeniyle görevsizlik kararı verilerek, dava dosyası Sulh Hukuk Mahkemesine aktarılmış, ancak sulh hukuk mahkemesinin 2004/758 E. 2004/1191 K. Sayılı Kararı ile taşınmazın keşifte belirlenen değeri itibarıyla davaya bakmakta asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı kesinleşmekle, yargı yerinin belirlenmesi istenilmesi üzerine, Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 22.02.2006 gün ve 2006/355-2175 sayılı ilamı ile davaya bakmakta görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirlenmiştir.
Mahkemece davanın KABULÜNE, … Mahallesi 1081 Ada 30 Parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Medeni Yasa mülkiyet hakkının doğumunu nedene (illete) bağlı bir hukuksal işlem olarak kabul etmiştir. Medeni Yasanın sistemine göre; tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Geçerli bir hukuksal nedene dayanmayan tescil işlemi yolsuz tescil niteliğini taşır ve her zaman iptali istenebilir (Hukuk Genel Kurulunun 30/5/2001 gün ve 2001/1-464-470 sayılı ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 S.K.).Yolsuz tescille ayni hak kazanılmış olmaz (Prof.Dr.M…. …, Prof.Dr…. Seliçi Eşya Hukuku 5.bası 1998 s.141).
Öte yandan, doğal … ve kaynak niteliğindeki ormanların, özel mülkiyet konusu olmasına yasal olanak yoktur. Bu tür yerler hakkında gerçek kişiler adına sicil oluşturulması da taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştiremez. (Yargıtay 1.H.D. 11/9/1989 gün ve 1989/8162-9365). Öncesi itibarıyla orman olan ve yapılan orman tahdidinde herhangi bir nedenle orman tahdit sınırı dışında gösterilen yerin zilyetlikle veya tapu ile kazanılması mümkün olmadığı gibi, tüm ormanlar 4785 Sayılı Yasa ile devletleştirilmiş olup, 5658 Sayılı Yasaya göre yapılmış bir iade de söz konusu olmadığından, eski tapulara da değer verilemez.
Somut olayda; Davaya konu taşınmaz, yörede 1952 yılında yapılan arazi kadastrosunda Ağustos 947 tarih 47 sayılı, Temmuz 943 tarih 66 sayılı tapu kayıtlarına dayanılarak … ve arkadaşları adına 720 parsel numarası verilerek tescil edilmiş, daha sonra 854, 855 ve 856 parsellere ifraz edilmiş, 856 parsel de yenileme kadastrosu sırasında 1081 Ada 30 Parsel sayılı taşınmaz olarak tescil edilmişse de, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu saptanan taşınmazın sonradan davacı adına oluşturulan tapu kaydı, yolsuz tescil niteliğinde bir kayıt olduğu gibi dayanak tapu kaydı 4785 Sayılı Yasa karşısında yasal değerini yitirmiştir.
Özde kamu malı olan taşınmazın özel mülk olarak tescil edilmesi sahibine mülkiyet … kazandırmaz. H.G.K.’nun 21.02.1990 günve 1989/1-700-101 ve 18.10.1989 gün ve 1-419/528 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, bu tür taşınmazlarda M.Y.’nın 1023 (931) maddesinde yazılı tapuya güven ilkesi ve 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre de uygulanmaz.
O halde, başlangıçtan itibaren geçersiz olan kaydın iptaline ilişkin hüküm yenilik doğuran (inşai) bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari) bir hükümdür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19/02/2003 gün ve 2003/20-102 Esas ve 2003/90 Karar sayılı ilamı). Bu nedenle; mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 550.00.-YTL. vekalet ücretinin davalı …’dan alınarak Orman Yönetimine verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 10/06/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.