Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/4978 E. 2008/8000 K. 29.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4978
KARAR NO : 2008/8000
KARAR TARİHİ : 29.05.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
MÜDAHİL DAVACI : … VEKİLİ AV.SUPHİ SAYIN

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili Av. … … … Köyü Ziyaret Tepe mevkiinde bulunan iki parça taşınmazın davacı adına tescili isteği ile 2001 yılında dava açmış, yapılan keşif sırasında davaya konu (A) işaretli 11.500 m2 yüzölçümlü birinci taşınmazın 309 sayılı kadastro parselinin kuzeyinde ve orman kadastro haritasında 74 numaralı orman içi poligon içinde, yine dava konusu (B) işaretli 5.200 m2 yüzölçümlü ikinci taşınmazın da orman kadastro haritasında 90 numaralı orman iç poligonunun içinde bulunduğu, … bilirkişi 03.10.2002 tarihli krokisinde belirlendikten sonra, davacı … (A) işaretli taşınmazın kuzey tarafında yola cepeli 3000 m2 bölümü 15.12.2002 günlü senetle davacı vekili ile aynı soyadı taşıyan …’a sattığını bildirmesi üzerine, … vekili Av. … harcını vererek 19.12.2002 günlü dilekçesiyle bu bölümün … adına ifrazen tescili isteği ile davaya katılmış, … bilirkişisinden 02.04.2003 günlü ifraz krokisi alınarak 17.04.2003 gün ve 2001/228-139 sayılı kararla davanın kabulüne ve (Ab) işaretli 8500 m2 ve (B) işaretli 5.200 m2 yüzölçümlü taşınmazların davacı …, (Aa) işaretli 3000 m2 yüzölçümlü taşınmazın da müdahil davacı … adına tesciline dair verilen karar Hazine ve Orman Yönetimince temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.09.2004 gün ve 2004/6803-8987 sayılı bozma kararında özetle: “Yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, bu nedenle üç orman mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılıp 1998 yılında kesinleşen orman kadastro haritasının uygulaması, taşınmazın bu haritaya göre konumunun belirlenmesi, kesinleşen orman sınırı dışında kalan taşınmaz bölümü varsa bu bölümün; eğimin % 12’den fazla olması ve memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarında çalılık görünmesi halinde 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşı kavramından orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi ve yirmi yıllık zilyetlik süresinin orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra işlemeye başlayacağının gözününde bulundurulması ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra yapılan keşif sonucu orman bilirkişi kurulundan alınan 15.12.2006 günlü raporda, “dava konusu (A) ve (B) işaretli taşınmazların 1954 yılında yapılan arazi kadastrosunda çalılık olarak tespit harici ve orman kadastrosunda da iç parsel olarak orman sınırı dışında bırakılmışsa da taşınmazların üç sınırının ormanla çevrili olduğu ve eğimlerinin % 20-35 arasında değiştiği, ormanın devamı olup, orman bütünlüğünü bozduğunun” bildirilmesi üzerine, mahkemece davacı ve müdahil davacının davalarının reddine, karşı davacı Hazinenin davasının kabulüne, 14.02.2002 günlü raporda A işaretli 11500 m2 ve B işaretli 5200 m2 yüzölçümündeki taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, T.M.Y.’nın 713. maddesine göre 1954 yılında yapılan genel kadastroda tespit harici, 1998 yılında yapılan orman kadastrosunda orman içi poligon olarak bırakılan tapusuz taşınmazın tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1998 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Arazi kadastrosu 1954 yılında yapılmış, dava konusu taşınmazlar bitişiğindeki ormanlarla birlikte kadastro paftasında çalılık olarak tespit harici bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli taşınmaz 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında bitişikteki orman alanları ile birlikte çalılık, fundalık ve dağlık olarak tesbit harici bırakılmışsa da, bu tarihten önce 1953 yılında çekilen … fotoğrafından bütünlemesi yapılan 1957 tarihli memleket haritasında, çekişmeli taşınmaz ve etrafının 5-15 metre boyunda iğne yapraklı orman ağaçları ile kaplı olarak göründüğü gibi, taşınmazın bu nitelikte olduğu keşif sırasında hakim gözlemi ile belirlenip keşif tutanağına da yazıldığı, bitişikteki ormanın bir parçası ve onun devamı olan yerlerin bir bölümünün memleket haritasında çalılık olarak görülmesinin bu yerlerin orman olmadığının kanıtı olamayacağı ve ormana bitişik çalılakların ormandan ayrı düşünülemeyeceği, gerçeğin kendisi olan 1953 tarihli … fotoğrafı karşısında 1954 yılında kadastro ekibinin çekişmeli taşınmazı ve bitişikteki 5-15 metre boyundaki orman ağaçları ile kaplı yerleri çalılık, dağlık olarak nitelendirmesine değer verilemeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi; orman içi açıklıkların kişiler adına tescilini yasakladığı, Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesince aynı yerde ve aynı konumdaki taşınmazların kişiler adına tesciline dair verilen kararıları bu gerekçelerle bozan Daire kararına karşı, aynı mahkemenin verdiği 15.06.2006 gün, 2005/241 – 546 sayılı ve 22.05.2007 gün ve 2007/139-148 sayılı ve 22.05.2007 gün 2007/132 – 149 ve 2007/133 – 152 ve 2007/136 – 147 sayılı direnme kararlarının, sırasıyla Hukuk Genel Kurulunun 27.12.2006 gün, 2006/20 – 814 – 822 ve 23.01.2008 gün 2007/20 – 966 – 19 ve 28/05/2008 gün 2008/20 – 393 – 403 ve 2008/20 – 394 – 404 ve 2008/20 – 395 – 405 sayılı kararları ile Daire kararında belirtilen nedenlerle bozulduğu, Karaisalı İlçesinden temyiz incelemesi yapılması için Daireye gönderilen dava dosyaları içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazların bulunduğu köydeki ormanlar dahil olmak üzere …, …, …, …, …, …Köylerindeki ormanları içine alan …-Dörtler Muhafaza Ormanı haritasında gösterilen Doğusu; … Baraj Gölü, Batısı: …-…Yolu, Kuzeyi; … Sırtı – … …Tepe – … Dağı – …- … Dağı – … Tepe – … Mahallesi – …Yolu, Güneyi; … Baraj Gölü – … Çayı ile çevrili saha içindeki ormanların “sürekli muhafaza ormanı olarak ayrıldığı” 13.08.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Muhafaza Ormanlarının Ayrılması ve İdaresi Hakkında Yönetmeliğin; “Sürekli Ayrılma” başlıklı 3. maddesi aynen;
Sürekli Ayrılma:
Madde 3- Bir ormanın, maki ve fundalığın veya sahipli yerin sürekli olarak muhafaza ormanına ayrılabilmesi için bu alanların:
a) Çığ, arazi kayması ve erozyon nedeni ile bir afetin oluşması muhtemel yerlerde bulunması,
b) Yerleşim merkezlerinin … sağlığını olumlu yönde etkilemesi,
c) … ve demiryolları ile yerleşim yerlerini toz ve kum fırtınalarına karşı korunması,
d) Baraj, göl ve nehir yataklarının dolmasını engellemesi,
e) Yurt savunması için korunmasının zorunlu görülmesi,
f) Muhafaza ormanlarının tamamlanması için bunlara eklenmesi lazım gelen sahipli yerlerden olması, esas ve şarttır.
Öncelik:
Madde 4- Bir ormanın, maki ve fundalığın veya sahipli yerin sürekli olarak muhafaza ormanına ayrılabilmesi için 3. maddedeki şartlardan en az birinin mevcudiyeti yeterlidir. Bu şartlardan hepsini veya birkaçını bünyesinde toplayan yerler muhafaza ormanına ayrılmada öncelik kazanır.”
hükümlerinin bulunduğu,
Davaya konu taşınmazların içinde bulunduğu Sürekli Muhafaza Ormanı olarak ayrılmasına ilişkin 23.11.2000 günlü raporda, yönetmelikde belirtilen koşullardan;
1- … Baraj Gölü kenarında ve … Barajının su toplama havzası içinde olması,
2- Halen … Büyükşehir Belediyesine yapılan içme suyu isale haltı projesinde yer alan ve inşaatı devam eden Doğu ve Batı su isale köprülerinin yapımı ile Büyükşehir Belediyesi mücavir alanına irtibatlandırılması nedeniyle ormana olan baskının azaltılması,
3- … Baraj Gölünün ve nehirin dolmasının engellenmesi,
4- Su korunma alanı olarak planlamaya konu edilen ve muhafaza ormanı içinde kalan ormanların … sağlığının iyileştirilmesine ve sürdürülebilirliğine daha etkin katkıda bulunması amacıyla 6831 Sayılı Yasanın 23. maddesi gereğince … -… MUHAFAZA ORMANI ismi ile DEVAMLI (SÜREKLİ) MUHAFAZA ORMANI olarak ayrılmasının gerektiğinin” bildirildiği ve 23.11.2001 günlü bu raporun, Orman Genel Müdürlüğünün 23.01.2002 günlü teklifi ile Bakanlık Makamına sunulduğu ve Orman Bakanlığının 31.02.2002 gün ve 1 sayılı oluru” ile kabul edilerek DEVAMLI (SÜREKLİ) MUHAFAZA ORMANINA ayırma olgusunun kesinleştiği ve yukarıda isimleri yazılı köyler ile komşu köylerin tümünde ilan edildiği muhafaza ormanına ayırmaya ilişkin 23.11.2001 günlü raporun 3/5 maddesinde “muhafaza ormanı içerisinde münferit ve dağınık halde bulunan ve muhafaza ormanı bütünlüğünü bozan, özel şahıs arazileri kamulaştırılmalı, Hazine arazileri ise ağaçlandırılmak üzere tahsisi talep edilmelidir” şeklinde bilimsel açıklamalarda bulunulduğu, 6831 Sayılı Yasanın 3, 4, 23 ve 25. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde muhafaza ormanları ile milli parkların aynı hukuki konumda oldukları H.G.K.nun milli parklar konusunda oybirliği ile verdiği 09.11.1988 gün ve 1988/8-542-893 sayılı kararında açıklandığı gibi, “orman rejimine alınan bu tür yerler için sonradan tapu alınamayacağının” kabul edildiği milli park ve muhafaza ormanı olarak ayrılma işleminin başlı başına orman rejimi ve ayırma olarak kabul edilmesi gerektiğinden tapuda kaydı bulunmayan taşınmazların kesinleşen orman sınırı dışında bırakılmış olsa dahi “orman niteliğinin devamı” başlıklı 1984 tarihli yönetmeliğin 38 ve 1986 tarihli yönetmeliğin 31 ve son olarak çıkartılan ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 34. maddesinde “6831 Sayılı Orman Yasasının 1. maddesine göre, orman sayılan yerlerdeki; yanan orman alanları, muhafaza ormanları, milli parklar, izin ve irtifak … tesis edilen ormanlar, orman olarak kamulaştırılan ve orman rejimi içine alınan yerler, orman sayılan yerlerden olma özelliğini korurlar.” hükümleri gereğince orman sayılacağı 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve Anayasanın 169. maddesi gereğince ormanların imar ihya ve zilyetlik yolu ile kazanılma olanağının da bulunmadığı bu gerekçelerle davacı kişilerin tescil davasının reddine karşı davalı Hazinenin davasının kabulüne ve taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde ve red sebebi ortak olan davada Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri yararına tek bir vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı Hazinenin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 29/05/2008 günü oybirliği ile karar verildi.