Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/5048 E. 2008/9051 K. 24.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5048
KARAR NO : 2008/9051
KARAR TARİHİ : 24.06.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalılar … ve … ile davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, … … adına tapuda kayıtlı Uzunalıç Köyü 489 ve 470 parsel sayılı taşınmazların çalılık ve orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla tapu kayıtlarının iptali ile orman olarak Hazine adına tescilini istemiş, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükmün davacı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12/01/2005 tarih, 2004/14485- 2005/ 458 sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: “Uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada, davaya konu parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş ise de, bir örneği dosyada yer alan bilirkişi raporuna ekli memleket haritası örneğinde taşınmazların gösterildiği kısımda ya silinti yapıldığı, yada orijinal haritadan fotokopi alınması sırasında oluşan bir sorun nedeniyle net olarak görünmediği, aynı haritada çekişmeli taşınmazların çevresindeki eğimi gösteren münhani çizgilerinin her iki taşınmaz için de benzer özellikte görünmesine karşın, bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazların farklı eğim oranlarına sahip olduğunun bildirildiği, bu nedenle bilirkişi tarafından eğimin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı yolunda duraksama oluştuğu, hukuken ve bilimsel olarak ve Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2000 gün ve 2000/20-1663/1694 sayılı kararında açıklandığı gibi eğimi % 12’nin üzerinde olan … ve orman muhafaza karakteri taşıyan funda veya makiliklerle örtülü yerler orman niteliğinde ve 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendi kapsamı dışında olduğundan, karara dayanak alınan bilirkişi raporunun bu hali ile çekişmeli taşınmazların orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığı, ayrıca, davaya konu 489 parsel sayılı 15825 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, öncesinde komşu 468 parsel sayılı ve 10.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ile bir bütün olarak 1 hektar 50 Ar yüzölçümünde, hudutları (Doğusu: … Tarlası, Batısı: …, Kuzeyi: Yol, Güneyi: Memet) olan, 1937 tarih 51 nolu vergi kaydı kapsamında olduğu, ancak vergi kaydının hududunun değişir ve genişletilebilir nitelikte olduğundan Hazine adına tespit edildiği, itiraz üzerine kadastro komisyonu kararı ile … … adına tescil edildiği, keza davaya konu 470 parsel sayılı 6625 m2 yüzölçümündeki taşınmazın önce Hazine adına tespit edildiği, itiraz üzerine 10 Ar yüzölçümünde ve hudutları (Doğusu: … tarlası, Batısı: …, Kuzeyi: Yol, Güneyi: … ve …) olan, 1937 tarih 52 nolu vergi kaydı kapsamında olduğundan kadastro komisyonu kararı ile … … adına tescil edildiği ve daha sonra davalıya satış yoluyla intikal ettiği, bu durumda, çekişmeli taşınmazlar başında yapılan keşifte, tespit bilirkişilerinin dinlenmesi zorunlu olduğu halde,
beyanlarına başvurulmadığı, bundan ayrı, her ne kadar kadastro paftasında çekişmeli taşınmazların kuzeyinde … yazılı ise de, memleket haritasında aynı yönde orman bulunduğundan, dayanak vergi kayıtlarının miktarı ile geçerli olduğu, miktar fazlasının zemindeki …-ormana el atılmak suretiyle kazanılmaya çalışıldığı hususu gözetilerek, tespit dayanağı vergi kayıtlarının komşu parsel dayanakları ile denetlenerek sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, miktarı ile geçerli kapsamlarının tayin edilmediği açıklandıktan sonra, mahkemece çekişmeli taşınmazlara komşu 468, 469, 467 ve 466 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, Hazinenin aynı iddia ile açtığı başka dava bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa ilgili dava veya davalara ait dosyalarının delillerinin irtibat nedeniyle birlikte değerlendirilmesi, çekişmeli taşınmazların öncesinin orman niteliğinin ve hukuki durumunun belirlenmesi ve eğiminin doğru olarak hesaplanması için yöreye ait bulunabilecek en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı, … fotoğrafı, münhanili haritalar ile varsa topografya haritalarının bulundukları yerden getirtilerek bir jeolog, bir orman ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılıp, münhanili harita ve topografya haritasının çekişmeli taşınmaza ve çevresine uygulanması, haritalardaki konumunun saptanarak, taşınmazların eğiminin duraksamaya yer vermeyecek biçimde hesaplatılması, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumunun saptanması; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunun … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, davalı dayanağı vergi kayıtları değişebilir sınırları içerdiğinden, 3402 Sayılı Yasanın 21, 32/3 ve 20/c maddeleri gereğince sabit sınırdan başlamak ve … parsel dayanakları ile denetlenmek suretiyle yöntemince zemine uygulanıp, miktarı ile geçerli kapsamının tayin olunması; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığının kabul edilmesi; keşifte tespit bilirkişileri yerel bilirkişi ve tanıklar dinlenerek, davalı gerçek kişinin bayii … … yönünden, tespit tarihinde, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi çerçevesinde kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak, tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, yapılan yargılama sırasında yörede orman kadastrosuna başlanmış olması nedeniyle davanın orman kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğü gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dava dosyası kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Davanın devamı sırasında davalı … …’ın ölmesi üzerine davaya dahil edilen mirasçılarından … ve … … mahkemeye verdikleri dilekçe ile dava dışı 469 sayılı parselin anneleri davalı … …’a ait olduğu halde davada taraf olmayan … … adına, davaya konu 470 sayılı parsel ise … …’e ait olduğu halde anneleri … …’ın adına tespit edildiğinden bahisle bu yanlışlığın düzeltilmesini istemişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parsellerin bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen 489 sayılı parselde 9457 m2 ve 470 sayılı parselde 2369 m2’lik bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına, (A) ile işaretli 489 parselin 6368m2 ve 470 sayılı parselin 4256 m2’lik bölümlerinin davalı … … üzerinde bırakılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine; dahili davalılar … ve …’in istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve bu karar dahili davalılar … ve … ile davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde davanın devamı sırasında 169 nolu orman kadastro komisyonunca orman kadastrosu ile 2/B madde uygulamaları yapılmış; 11/10/2004 tarihinde ilan edilmiş, temyize konu davanın varlığı nedeniyle kesinleşmemiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 24/06/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.