Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/5144 E. 2008/10319 K. 10.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5144
KARAR NO : 2008/10319
KARAR TARİHİ : 10.07.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve tapudaki zilyetlik şerhinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … …, … (…) – … Mahallesi 2635 sayılı parseli, babası … Zilyet ederken kendisine bağışladığı, 50 yıldan fazla süredir … alanı olarak zilyet edildiği, parselin 1946 orman sınırları içindeyse de, 1952 yılında makiye ayrılmakla, orman ile ilgisinin kalmadığı, Hazine adına tesbit ve tescilinin kesinleştiği tarihe kadar yararlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu iddiasıyla, Hazine adına olan tapu kaydının iptali ve adına tapuya tescilini, davalı gerçek kişi yararına konulan şerhin silinmesini istemiş, mahkemenin davanın reddine ilişkin 20.12.2006 gün ve 2006/310-679 sayılı kararı davacı temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 02.02.2006 gün ve 2006/11422-760 sayılı kararı ile (İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, kesinleşmiş orman kadastrosu, maki tefrik haritası ve 6831 Sayılı Yasanın 2. madde tutanakların ve haritalarının uygulamasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1957 yılında, makiye ayrıldığı, 1961 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1976 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1345 parsel sayısı ile 1980 yılında Hazine adına tescil edildiği, gerçek kişilerin itirazı üzerine Kadastro Mahkemesinin 11.6.1984 gün ve 1984/417-879 sayılı kararı ile bu tecilin ikinci kadastro sayılarak iptal edildiği, çekişmeli parselin, 1988 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında tekrar Hazine adına tesbit edilip, kadastro tesbitinin itirazsız kesinleştiği belirlenip, 5653 sayılı yasa ile değişik 3116 sayılı yasanın 1. maddesi hükmüne göre kurulan makiye ayırma komisyonunun, 6831 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yasal hiçbir dayanağının kalmadığı, yörede 1953, 1957 ve 1963 yıllarında yörede makiye ayırma çalışması yapan komisyonlar yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştıkları bu nedenle yaptıkları makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmadığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. ve 2/B madde uygulaması sonucu orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu olamayacağı gibi, makiye ayırma

işleminin yapıldığı 1957 yılından, arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı 1961 yılına, bu tarihten, Hazine adına tesbit edildiği 1980 yılına ve bu tarihten, gerçek kişilerin açtığı dava sonucu tekrar tapulama dışı bırakıldığı 1984 yılına ve bu tarihten sonra da yine, belediye sınırları içine alındığı 1987 ve Hazine adına tesbitinin yapıldığı 1988 yılına kadar, kesintisiz ve nizasız 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin hiçbir zaman dolmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına değinilerek, davacı gerçek kişinin ikinci bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarını red ederek, davacı gerçek kişinin bayınlar hanesinde davalı gerçek kişi yararına konulan zilyetlik şerhinin silinmesi ve kendi kullanımında olduğunun beyanlar hanesine yazılmasına ilişkin temyiz itirazları kabul edilerek, yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından çekişmeli taşınmazın davacı tarafından zilyet edildiği ve davalı gerçek kişi ile ilgisinin bulunmadığı bildirildiği halde çekişmeli taşınmazın belediye sınırları içinde kalıp kalmadığı, davacının … … köyü nüfusuna kayıtlı olup olmadığı, ve bu köyde oturup oturmadığı, oturuyorsa kaç yıldır oturduğu hüsuslarının araştırılmadığı, 4127 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değişik 2924 Sayılı Yasanın 11. madde 3. fıkrasının …kadastro çalışmaları sırasında fiili kullanım durumuna göre sınırlandırması Hazine adına tesbiti yapılacak bu tür yerleri üzerindeki muhdesat ve tasarruf edenlerin isimleri, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilir…” hükmü gereğince tasarruf edenlerin isimleri belirlenerek tapunun beyanlar hanesinde gösterileceği, ancak bunun içintasarruf edenlerin orman köyü nüfusuna kayıtlı olup olamdığının yasanın yürürlüğünden en az 5 yıldan beri bu köyde ikamet … etmediğinin, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamaların araştırılması gereğine işaret edilerek yerel mahkeme hükmü BOZULMUŞ, Mahkemenin 20.12.2006 gün ve 2006/310-679 sayılı kararıyla önceki hükümde DİRENİLMESİNE ilişkin kararının davacı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2007 gün ve 2007/20-310-316 sayılı kararıyla, 20. Hukuk Dairesinin bozma kararındaki gerekçelerle, yerel mahkemenin direnme hükmü bozulmuştur. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescile, tapudaki zilyetlik şerhinin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 24.03.1976 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sasıyıl Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1986 yılında yapılıp 04.06.1987 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlama dışı kalmış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 10/07/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.