Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/5229 E. 2008/9638 K. 01.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5229
KARAR NO : 2008/9638
KARAR TARİHİ : 01.07.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAHİLİ DAVALILAR : …… …

Taraflar arasındaki .. davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi .. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Çekişmeli … İlçesi, … Köyü, Kopmuş Mevkiinde yer alan 13400 m2 yüzölçümündeki 236 ada 9 sayılı parsel 1937 tarih 208 numaralı vergi kaydına dayanılarak tarla niteliğinde … … adına tesbit edilmiş; bu tespite …, … ve … … çekişmeli yerin davalı ile bir ilgisi olmayıp 216 nolu vergi kaydı ile kendilerinin zilyetliğinde bulunduğu, Hazine Devletin Hüküm ve Tasarrufu altındaki yerlerden, … Yönetimi ise … sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek itiraz etmişler; komisyonca “… … ve arkadaşlarının itirazlarının reddine, Hazinenin itirazının kabulüne, … tahdit harita örneğinde gösterilen 1300 m2 kısmın ayrılarak … cinsiyle T.C.. Maliye Hazinesi adına tesciline, geri kalan 13400 m2’lik kısmının tarla cinsiyle, 236 ada 9 nolu parsel olarak tamamının T.C. Maliye Hazinesi adına tesciline, her iki parselin beyanlar hanesinde … … mirasçılarının işgalinde olduğunun belirtilmesine” karar verilmiş ve bu karara karşı yasal süresi içinde Şehir Kadastro Mahkemesinde … … ve … … mirasçıları tarafından ayrı ayrı davalar açılmış, açılan davalar birleştirilmiş, yapılan yargılama sonunda davanın takip edilmediği ve yasal süre içinde yenilendiğinden bahisle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın tapuda davalı göründüğünden işlem yapılmadığı, yerin murisi …’den mirasçılarına intikal etmiş olup, yapılan taksimde kendisine düştüğüne dayanarak kadastro mahkemesinde dava açmış, mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine, çekişmeli parselin tutanak ve ekleri asliye hukuk mahkemesinin kadastro mahkemesi sıfatıyla baktığı 1983/70 Esas sayılı dosyada bulunduğundan dosyanın gönderilmesi yolunda bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükmün davacı … vekilince temyizi üzerine 16. Hukuk Dairesinin 02.04.2005 tarih 2004/3620-5315 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında asliye hukuk mahkemesinin 1983/70 E.-1986/41 k. sayılı kararının davacı … …’nin istemi ile ilgili olduğu, birleştirilen … … ve arkadaşlarının istemi hakkında bir karar verilmediği ve bu dava hakkında 3402 Sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği, süresinde açılmış bir dava mevcut olup, tutanağın kesinleşmediği belirtildikten sonra kadastro mahkemesince asliye hukuk mahkemesinin 1983/70 E. sayılı ve bu dosyada birleştirilen dava dosyasının taraflarının davaya çağrılması, iddia ve savunmaları ile ilgili delillerin istenmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş,, … … taşınmazın kendisine ait olduğu iddiası ile davaya katılmış, yapılan yargılama sonucunda çekişmeli 236 ada 9 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1383 m2 ve (B) harfi ile gösterilen 300 m2 olmak üzere toplam 1683 m2’lik bölümünün … niteliğinde Hazine, geriye kalan ve (C) harfi ile

gösterilen 13017 m2’lik bölümün davacı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm … Yönetimi, katılan … … ve Hazine taraffından temyiz edilmiştir.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, katılan … …’nin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Hazine ve … Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Çekişmeli … İlçesi, … Köyü, 236 ada 9 sayılı parsel yörede 1976 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında 13400m2 miktarla … … adına tespit edilmiş; Hazine, … Yönetimi ile …, … ve …’nin itirazı üzerine tapulama komisyonun 15/02/1983 tarihli kararı ile taşınmazın 1300 m2’lik bölümünün … niteliği ile Hazine adına, kalan kısmının ise tarla niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; bu karara karşı süresi içinde … … ve … … tarafından şehir kadastro mahkemesinde dava açılmıştır. Dava dilekçelerinin incelenmesinde davacılar … ve … tarafından taşınmazın … niteliği ile Hazine adına tescile karar verilen 1300m2lik bölümünün davaya konu edilmediği anlaşılmaktadır. Komisyon kararına ekli krokiye göre bu bölüm taşınmazın batısında bir bölümüdür. Hükme esas alınan … … … … tarafından düzenlenmiş 02/05/2006 havale tarihli rapora ekli krokideki … olduğu bildirilen 1383 m2 yüzölçümlü (A) bölümü ile 300 m2 yüzölçümlü (B) bölümünün taşınmazın kuzey ve güneyinde kaldığı, komisyonca … olduğu belirtilen bölümle bir ilgisinin olmadığı anlaşılmaktadır. Komisyon kararı bu yer açısından kesinlik kazandığı ve bu yerin … niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği halde mahkemece bu husus göz ardı edilmiştir.
Mahkemece taşınmazın yukarıda sözü edilen … bilirkişi ve … bilirkişisi … …’nin raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerinin kesinleşen … kadastro sınırları içinde; geriye kalan ve (C) harfi ile gösterilen 13017m2 yüzölçümlü bölümünün … kadastro sınırları dışında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yörede yapıldığı bildirilen … kadastrosuna ait işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri … tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı … tahdit harita örneği dosyaya getirtilmediğinden bilirkişi raporu denetlenemediği gibi tahdidin kesinleşip kesinleşmediği dahi anlaşılamamaktadır. Bundan ayrı temyize konu dava dosyası ile birleştirilen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/ 93 esas sayılı dosyasında bulunan … bilirkişisi … …’ın 11/11/1983 tarihli raporunda taşınmazın … alanında kalan bölümlerinin 1622m2 ve 1084m2 olmak üzere toplam 2706 m2 olduğu açıklandığı halde, yine dosyada birleştirilen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/70 esas sayılı dosyasında aynı kişi tarafından … olan bölümlerinin 2563 m2 ve 563 m2 olmak üzere toplam 3126m2 olduğu açıklanmış olup raporlar içerik açısından çelişkili olduğu gibi raporlara eklenen krokiler de (B) bölümü açısından tamamen farklıdır. Mahkemenin hükme esas aldığı … … … …’nun raporu ise bu raporların hiç biri ile uyumlu değildir. Dosyada birbiri ile çelişen üç ayrı rapor bulunmakta olup çelişki giderilmeden hüküm kurulmuştur.
Komşu 5, 6, 7, 8 ve 10 sayılı parsellere ait tutanak örnekleri ile dayanak kayıtları tüm değişiklikleri ile getirtilerek uygulanmamış, yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarının doğruluğu denetlenmemiştir. Dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımları kesin tarih ve olgulara dayalı olmadığından kanı uyandırmamaktadır. Taşınmaza uyduğu kabul edilen 1963 tarih, 216 numaralı vergi kaydının çekişmeli yer dışında başka parsellere uygulanıp uygulanmadığı araştırılmamış, kaydın bir hududunun “…” okuması ve taşınmazın ormana bitişik olması nedeniyle miktarı ile geçerli olacağı düşünülerek kapsamı belirlenmemiştir.
Bu nedenlerle mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan … tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri … tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı … tahdit harita örneği dosyaya getirtilmeli, kadastro tutanağının düzenlendiği 23/08/1976 tarihinden önce yapılıp kesinleşen bir … kadastrosu var ise önceki bilirkişiler dışında halen … ve … Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek … mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita

mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı … Yasasına Göre … Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan … Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “… sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, … kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile … kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan … Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan … sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, … kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet … sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk … kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın … kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın … sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk … kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmelidir.
Tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen bir … kadastrosu yoksa, yada … kadastrosu 4785 Sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 13/07/1945 tarihinden önce yapılmışsa bu kez bir yerin … niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekeceğinden bu durumda, mahkemece eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, keşifte uygulanmak suretiyle; çekişmeli taşınmazın, bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45.maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi … olan bir yerin üzerindeki … bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt … toprağının … sayılan yer olduğu düşünülmeli; … ve uzman … bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, keza taşınmazın tespit tarihindeki fiili durumunun tespiti bakımından 1960-1970’li yıllara ait memleket haritası ve … fotoğrafları da uygulanarak bu haritalara göre de konumu saptanmalıdır. Taşınmazın … sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi durumunda dayanılan vergi kaydı yöntemince uygulanıp çekişmeli yer dışında bir başka parsele uygulanıp uygulanmadığı araştırılarak miktarı ile geçerli kapsamı belirlenmeli, miktar aşımı söz konusu ise bu miktar yerin sınırda bulunan ormana el atmak suretiyle kazanıldığı kabul edilmelidir. Miktar aşımı yok

ise yerel bilirkişi ve tanıklar dinlenip kesin tarih ve olgulara dayalı olarak beyanları alınmalıdır. Uygulamada usulü kazanılmış hak nazara alınmalı, komisyon kararı gereğince … olduğu belirlenen 1300m2 yer ile son kararda … olduğuna karar verilen 1383m2 ve 1683m2lik yerlerle ilgili kararın kesinleşmiş olduğu; son durumda uyuşmazlığın taraflardan yalnızca … Yönetimi, Hazine ile … ve … … arasında olduğu gözetilmelidir. Değinilen yönler gözetilmeksizin kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1-Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle katılan … Keçecinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle … Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 01/07/2008 günü oybirliği ile karar verildi.