YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5335
KARAR NO : 2008/10333
KARAR TARİHİ : 10.07.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapudaki … ve taş ev niteliğinin, … niteliğinin silinerek düzeltilmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişiler 29.08.2007 tarihli dilekçeleriyle, … (köyü) beldesi 238 sayılı parselden müfrez 1208 sayılı parselin tapuda adlarına kayıtlı olduğu, taşınmazın … ile ilgisi olmadığı ve yönetimce kendilerine bu şekilde bildirildiği halde, tapu kaydında niteliğinin … yazılmasının yasaya aykırı olduğunu, taşınmazın … ve taş ev şeklindeki niteliğinin … ibaresi kaldırılarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın hak düşürücü süre ve husumetten reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapudaki … ve taş ev niteliğinin, … niteliğinin silinerek düzeltilmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyünde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1940 yılında yapılıp kesinleşen … kadastrosu, 1978-1980 tarihleri arasında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 1.12.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde bulunmaktadır.
1953 yılında yapılan genel kadastroda … Beldesi (köyü), Değirmen mevkii 238 Parsel sayılı 9860 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle, öncesinde Hazineye ait yerlerdenken, … Avcının buraya 1949 yılında tarla haline getirdiği ve içine bir adet taş ev yaptığından söz edilerek içinde taş ev bulunan tarla niteliğiyle … adına tesbit edilmiş, … Yönetimi, … … ve arkadaşları ile zilyetliğe dayanarak … … itiraz etmiş, … Tapulama Mahkemesinin 02.05.1967 gün ve 1954/3407-59 sayılı, çekişmeli 238 sayılı parselin kesinleşen … kadastrosu sınırları içinde kaldığı belirlenen ve krokisinde (A) ile gösterilen 5240 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin … tahdit tutanak ve haritalarının tapu siciline 766 Sayılı Yasanın 46/Son maddesi gereğince aktarılmasına, (B) ile gösterilen 4650 m2 yüzölçümündeki bölümün ise tahdit dışında olmakla birlikte Hazinenin tutunduğu Mayıs 1939 tarih ve 30 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle tüm davaların reddine ve bu bölümün tarla olarak … adına tesciline ilişkin kararının temyiz edilmeden 01.12.1967 tarihinde kesinleşmesiyle, … sınırları içinde kaldığı belirlenen 5210 m2 lik (A) bölümü taş ev ve … niteliğiyle ormana terk edildiği de tescil bildirimine yazılarak 1208 parsel sayısıyla … adına kayıt edilmiş, (B) ile gösterilen 4650 m2 yüzölçümündeki bölüm ise 1207 parsel sayısı ve tarla niteliğiyle … adına tescil edilmiştir. 1208 sayılı parsel daha sonra ihale ile … … … intikal ve satışlar sonunda paylı olarak davacılar adına tescil edilmiştir.
Çekişmeli 1208 sayılı parsel sözü edilen kesinleşmiş Tapulama Mahkemesi kararı esas alınarak Devlet Ormanı niteliğiyle tapuya tescil edilmesi gerekirken, taş ev ve … olarak tapuya kayıt edilip, devlet ormanı olduğu, devlet ormanlarının özel mülkiyete konu edilecek biçimde satılamayacağı, yasal istisnalar dışında kullanım hakkının … Yönetimi dışında her hangi bir kuruluş yada kişiye devredilemeyeceği gözetilmeden yasaya aykırı ve suç teşkil edecek biçimde, zilyeti olan … … satıldığı, ondan da intikal ve satışlar ile paylı olarak davalıları geçtiği anlaşılmaktadır. Belirlenen duruma göre çekişmeli parselin devlet ormanı olduğu yönünde davacıların bayii ve murisi … … ve dolayısıyla davacıları bağlayan kesin bulunduğundan, bu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve Devlet ormanı olarak … adına tapuya tescili istemiyle devlet ormanlarının mülkiyetine sahip … ve kullanım hakkına sahip … Yönetimi tarafından her zaman dava açılabileceği gibi, tapudaki … niteliğinin silinmesi istenemez, kaldı ki bu tür davalarda davalı sıfatının devlet ormanlarının mülkiyetine sahip … ile kulanım hakkına sahip … Yönetiminin olduğu, Tapu Sicil Müdürlüğünün taşınmazın aynına ilişkin davada husumet ehliyetinin bulunmadığı hususları gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişilerin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere yükletilmesine 10/07/2008 günü oybirliği ile karar verildi.