YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5401
KARAR NO : 2008/8606
KARAR TARİHİ : 10.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda DAVANIN REDDİ yolunda kurulan 02/10/2007 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 10/06/2008 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı … mirasçıları … … ve arkadaşları vekili avukat … geldi, karşı taraftan davalı HAZİNE vekili avukat … ile davalı … YÖNETİMİ vekili avukat … … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. … karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdirdikleri … Köyü … ve … (sutepesi) mevkiilerinde bulunan taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu ileri sürerek, Medeni Yasanın 639. maddesi hükmüne göre adlarına tescili istemiyle mahkemenin ayrı esaslarında dava açmışlardır. Mahkemece, davacı …’ın davasında, 02.05.2000 gün ve 998/307-2000/94 sayılı karar ile, (davanın kabulüne, dava dilekçesinin 1. sırasında yazılı 912.86 m2, 2. sırasında yazılı 17942.06 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile davacı … adına tapuya tesciline) karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05/06/2001 gün ve 2001/2824 – 4801 sayılı bozma karırında özetle; ( Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığı, bir taşınmazın tescile konu olabilmesi için öncelikle tapuda kayıtlı olmaması, orman, mera, … ve kışlak gibi kamu malı niteliğindeki yerlerden bulunmaması ve 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerinde yer alan zilyetlikle yer kazanmaya ilişkin gerekli koşulların davacı yararına gerçekleşmiş olması gerektiği, mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun çelişkili ve yetersiz olduğu, bu nedenle, 1942 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdidine, 3302 Sayılı Yasa uygulamalarına ait tutanaklar ve haritalar ile 1953 yılında yapılan genel arazi kadastro paftası getirtilip dosyaya eklenerek, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi ya da mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte tutanaklardaki orman sınır noktaları arazide birer birer bulunup ölçülerek yöntemince zemine uygulanması; tüm … Ovasının 3116 Sayılı Yasa ve 3302 Sayılı Yasa uygulamalarına ait tahdit haritaları ile kadastro paftaları ayrı ayrı özel
aletlerle ölçekleri eşitlenmek suretiyle çakıştırılması; çekişmeli taşınmazın, bu belgelerdeki konumu saptanarak hazırlanan bu çakıştırılmış harita üzerinde denetime elverişli nitelikte bilirkişilere ortak imzalı, yeterli, duraksamaya yer vermeyen rapor ve kroki düzenlettirilmesi, taşınmazın kısmen veya tamamen 1942 tahdit haritasına göre orman sınırları içinde kaldığı, 3302 Sayılı Yasa uygulaması sırasında orman sınırları içine alındığı veya 2/B maddesine konu edildiği saptandığı taktirde, davanın reddine karar verilmesi, taşınmazın tahditlerde orman sınırları ve 2/B madde uygulama alanı dışında … alanı kesiminde kaldığının belirlenmesi halinde ise, davanın, Medeni Yasanın 639. maddesinde yazılı zilyetliğe dayalı tescil isteğine yönelik olması nedeniyle taşınmazın öncesi özellikle de taşınmaza komşu dayanak kayıt ve belgelerinin bu yerleri ne olarak nitelendirdiği hususu da dikkate alınarak zilyetlikle edinilmeye elverişli nitelikte bulunup bulunmadığı, zilyetliğin süre ve biçimi araştırılması) gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyuldukta sonra, birleşen 2000/30 Esaslı dosyada …’ın davasının kısmen kabulüne, … Elemanı Bilirkişi … Beyhan …’ın 08.05.2003 havale tarihli krokisinde (E) ile gösterilen 1091.50 m2, Ek 3a sayılı krokide (2) ile gösterilen 5008.53 m2, (ek 4a) sayılı krokide (A) ile gösterilen 6164.18 m2 bölümlerin davacı … oğlu … adına kayıt ve tesciline, aynı tarihli (ek 4a) sayılı krokide (B) ile gösterilen 411.58 m2 bölüm hakkındaki davanın reddine; birleşen 2002/99 Esaslı dosyada …’ın davasının kabulüne, … Köyü … mevkiinde bulunan … Bilirkişi … …’ın düzenlediği 08.05.2003 günlü krokisinde (C) ile gösterilen 1091.50 m2, (ek 3a) sayılı krokide (2) ile gösterilen 18411.46 m2 bölümlerin … oğlu …; 2002/107 Esastaki birleşen dosyada …’ın davasının kabulüne, … Köyü … mevkiindeki … bilirkişi … …’ın 08.05.2003 tarihli krokisinde (A) ile gösterilen 1091.50 m2 ve (ek 3a) sayılı krokide (2) ile gösterilen … Su Tepesi mevkiindeki 22805.25 m2 bölümün … oğlu …; 2002/119 Esaslı birleşen dosyada davanın kabulüne, … Köyü, … mevkiindeki … Bilirkişi … …’ın 08.05.2003 tarihli krokisinde (B) ile gösterilen 1091.50 m2, (ek 3a) sayılı krokide (1) ile gösterilen … Su Tepesi mevkiindeki 17942.06 m2 taşınmazın … oğlu … adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm …, Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01/04/2004 gün ve 2003/11342 – 2004/3118 sayılı bozma kararında özetle; (…’ın davasına konu … Elemanı Bilirkişi … Beyhan …’ın 08.05.2003 hakim havaleli raporuna ekli (ek-4a) sayılı krokide (B) ile gösterilen bölümün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyecek yerlerden olduğu belirlenerek bu bölüme ilişkin davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, …’ın tüm temyiz itirazlarının reddine, Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;Dairede aynı gün temyiz incelemesi yapılan, mahkemenin 2002/98 (Dairenin 2003/11329 sayılı dosyada) … …, 2002/109 (Dairenin 2003/11330) sayılı dosyasında … …, 2002/436 (Dairenin 2003/11331) sayılı dosyasında Niyan Muslu, 2001/121 (Dairenin 2003/11332) sayılı dosyasında Merdin Matpan, 2002/114 (Dairenin 2003/11333) sayılı dosyasında … …, 2002/100 (Dairenin 2003/11334) sayılı dosyasında … …, 2002/118 (Dairenin 2003/11335) sayılı dosyasında ve 2002/435 (Dairenin 2003/11348) sayılı dosyasında … Erbek, 2002/105 (Dairenin 2003/11336) sayılı dosyasında … … ve arkadaşları, 2000/152 (Dairenin 2003/11337) sayılı dosyasında … … …, 2000/155 (Dairenin 2003/11338) sayılı dosyasında … …, 2002/115
(Dairenin 2003/11340) sayılı dosyasında … …, 2002/102 (Dairenin 2003/11341) sayılı dosyasında … …, 2002/119 (Dairenin 2003/11342) sayılı dosyasında … ve arkadaşları, 2002/103 (Dairenin 2003/11343) sayılı dosyasında Mukaddes …, 2002/117 (Dairenin 2003/11344) sayılı dosyasında … İçkin, 2002/108 (Dairenin 2003/11345) sayılı dosyasında … …, 2001/154 (Dairenin 2003/11346) sayılı dosyasında … …, 2002/104 (Dairenin 2003/11347) sayılı dosyasında … …, 2002/106 (Dairenin 2003/11349) sayılı dosyasında Ferya …, 2002/101 (Dairenin 2003/11350) sayılı dosyasında … …, 2002/116 (Dairenin 2003/11352) sayılı dosyasında Saadettin …, 2002/113 (Dairenin 2003/11353) sayılı dosyasında … …, dava dilekçelerinde sınırlarını bildirdikleri, … Köyü …, …, …, Çeşme yanı, Dikmenboynu gibi mevkiilerde biribirinin bitişiğinde ya da yakınında bulunan taşınmazlarının tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescili istemiyle dava açmışlar, 2002/98, 109, 436, 114, 100, 118, 435, 105, 115, 102, 119, 103, 117, 108, 154, 104, 106, 101, 116, 113 sayılı dosyalarda, davaların kısmen ya da tamamen kabulüne ilişkin kararlar yukarıda yazılı gerekçe ile bozulmuş, 2002/435 ve 436 sayılı dosyalarda mahkemenin verdiği direnme kararları, Hukuk Genel Kurulunca, Daire bozma kararındaki gerekçe kabul edilerek bozulmuştur. 2000/152, 155, 2001/121 sayılı dosyalar ilk kez temyiz incelemesi için dairemize geldiği,mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli olmadığı gibi bozma kararlarına uyulduğu halde gereklerinin de tam olarak yerine getirilmediği, dava konusu taşınmazların 1/25000 ölçekli gizli memleket haritasında gösterildiği gibi … ovası mevkiinde bulunduğu, çevrelerinde 1953 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda tesbit edilen parseller ile 1993 yılında 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlarda yapılan arazi kadastrosunda tesbit edilen parsellerin yer aldığı anlaşıldığı,mahkemece biribirine bitişik ya da çok yakın olan dava konusu taşınmazlar hakkında ayrı ayrı keşif yapılıp, ayrı ayrı bilirkişi raporları alındığı, bilgi ve beyanlarının yeterli olmadığına bozma kararında işaret edilen 1954 doğumlu … … ve 1926 doğumlu … … … yeniden dinlendiği ve önceki keşiflerdeki beyanlarını tekrar ettiklerini söyledikleri, başkaca yerel bilirkişi ve tanık dinlenmediği, teknik bilirkişilerin belirlediği bitki örtüsü, eğimleri ve … taşınmazlar, dikkate alındığında, çekişmeli taşınmazların imar ihya görüp görmediği, gördü ise ne şekilde gördüğü, birkaç … ağacının aşılanmasının, taşların toplanarak … duvar yapılmasının, süs bitkisi veya birkaç meyve ağacı dikilmesinin imar ihya sayılıp sayılmayacağı, taşınmazlar üzerinde ekonomik amacına uygun zilyet edilip edilmediği, meyve ağaçlarının 5-10-15 yaşlarında olduğu gözetildiğinde, imar ihyanın tamamlandığı tarih ile zilyetliğin ne zaman başladığı ve süresi konusunda toplanan deliller tartışılıp değerlendirilmediği , aynı gün temyiz incelemesi yapılan mahkemenin 2002/173 sayılı dava dosyası içinde bulunan … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/532 Esas ve 1982/303 Karar sayılı dosyasında, … mirasçıları Halet Menteşoğlu ve arkadaşlarının, … Karyesinde bulunun Mart 1333 tarih 25, 34, 61,35, 53, 51, 52 ve 57 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan yerlerinin, Orman Yönetimince devletleştirildiği, devletleştirme bedelinin faiziyle birlikte tahsili iddiasıyla açtıkları davada tapu kayıtlarının kapsamı ve devletleştirme bedeli hesaplanarak dava kabul edildiği ve kararın Yargıtay denetiminden de geçip kesinleştiği, yine Mahkemenin 2002/98 sayılı dosyası içinde bulunan … Tapulama Mahkemesinin 1981/290 Esas, 1983/154 Karar sayılı dosyasında, Kürkçüler (…) köyü 6 parsel sayılı 1981/289 Esas ve 1983/54 Karar sayılı dosyasında Kürkçüler (…) Köyü 5 parsel sayılı
1981/316 Esas, 1983/170 Karar sayılı dosyasında Kürkçüler köyü 39 sayılı parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle gerçek kişiler adına yapılan tesbitine, Davacılar … Menteşoğlu ve müştereklerinin, taşınmazların murisleri … … adına kayıtlı 1295 tarih 25, 27, 28, 30, 31 ve Haziran 1337 tarih 39 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı adlarına tescili iddiasıyla açtıkları davaların, davacıların tutunduğu değişebilir nitelikte sınır içeren … 1295 tarih 30 sıra numaralı tapu kaydının kapsamı … ovasının doğubölümü olarak belirlenip, taşınmazların bu tapu kaydının kapsamı dışında bulunduğu kabul edilerek davaların reddine karar verildiği, kararların Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği anlaşıldığı halde … Menteşoğlu ve müştereklerinin tutunduğu tapu kayıtlarının devletleştirmeye konu olup olmadığı, dava konusu taşınmazların bulunduğu … Ovasında devletleştirilen orman alanlarının bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmazların mahkeme kararı ya da yasalar uyarınca Hazineye geçen yerlerden olup olmadığı konularında yeterli araştırma yapılmadığı, 1993 yılında yapılan aplikasyon sırasında orman kadastrosuna itiraz davalarına ilişkin kesinleşen mahkeme kararlarının uygulandığı ve 1942 yılında yapılan orman kadastrosu ile belirlenen orman sınırlarının daraltıldığından söz edildiği, mahkemece bu şekilde daraltılan orman sınırlarına ilişkin mahkeme kararları ve orman sınır noktalarının tesisine ilişkin tutanak ve haritalar getirtilerek bilirkişi uygulamaları bu yönden de denetlenmediği,kesinleşmiş orman sınırlamasının bulunduğu yerlerde, bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve hukuki durumu kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanması suretiyle belirleneceği,ancak, 3116 sayılı yasa ile sadece devlet ormanları sınırlandırıldığından, sadece bu dönemde yapılan orman kadastro haritasının uygulanması ile taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı sadece bu harita ve tutanakların uygulanması sonucu belirlenemeyeceği, çekişmeli taşınmazların 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre öncesi devletleşen orman alanlarında kalması ve 1993 yılındaki orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılması halinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin 1993 yılından sonra başlayacağı kabul edilmesi gerektiğinden,bu dava dosyalarında biribirine yakın ya da bitişik olan taşınmazlar hakkında aynı yere ilişkin birden fazla dava açılıp açılmadığı ve tesciline karar verilen taşınmazların bir birine tecavüz … etmediği ayrı ayrı düzenlenen bilirkişi raporları ile denetlenemeyeceği, o halde; öncelikle;
1- 1942 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdidi ile belirlenen orman sınırlarının daraltıldığı 1993 yılında yapılan uygulamalara ve orman sınırlarının aplikasyonu ve … orman sınırlarının oluşturulmasına ilişkin çalışma tutanakları, ilgili mahkeme kararları ve kararların dayanağı olan kroki ve haritalar,
2- 1953 yılında yapılan genel arazi kadastrosu ve 1977 yılında yapılan tamamlama kadastrosuna ve 1993 yılında 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan alanlarda yapılan arazi kadastrosu sırasında düzenlenen, 1/5000 ölçekli, fotogometri yöntemi ile düzenlenen arazi kadastro paftaları ile çekişmeli taşınmazların komşusu olan kadastro veya tapulama parsellerinin dosyada bulunmayanların kadastro tesbit tutanakları ve var ise dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları, tapular hükmen oluşmuş ise ilgili dava dosyaları,
3- … Ovasında dava konusu taşınmazların olduğu yerler için yapılacak keşifte, eski tarihli memleket haritası … fotoğrafı ve amenajman planı uygulandığında, taşınmazlar bu belgelere göre öncesi itibariyle orman ise, 4785 sayılı yasa gereği doğrudan devletleştirilmiş orman olacağı, bazı yerlerde ise 4785 sayılı yasa uygulamasının haritaya bağlanmış olduğu bilinmektedir ki, işte bu yerde (… Ovası) için böyle bir haritanın çizilmiş olup olmadığı araştırılıp, varsa getirtilip, dosyaya eklenmesi, ya da, başka amaçla devletleştirme veya kamulaştırma yapılıp yapılmadığı, … 1295 tarih 25, 27, 28, 30, 31 ve Haziran 1337 tarih
39 sıra numaralı tapu kaydı maliki … bey mirasçıları … Menteşoğlu ve müşterekleri tarafından devletleştirme bedelinin tahsiline ilişkin dava açılıp açılmadığı, açılmışsa sonucu Orman Genel Müdürlüğü, …Genel Müdürlüğü, Hazine ve bu kurumların yerel birimlerinden sorularak cevaplar alınmalı, gerektiğinde bu konularda mahkeme kayıtları üzerinde de araştırma yapılarak, kamulaştırma yada devletleştirme ile ilgili mahkeme kararları ve haritaları ile idari kararlar ve ekleri,
4- 1942 ve 1993 yıllarında düzenlenen orman kadastro haritalarının orijinalinden onaylı fotokopisi (ölçeklerinin orijinali ile eşitliği denetlenerek) getirtilip dava dosyalarına eklenerek dosyanın keşfe hazır edilmesi, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, üç harita mühendisi ve üç ziraat uzmanından oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte: 1942 ve 1993 yıllarında yapılıp kesinleşmiş tahdit haritaları, orman sınırlarının iptaline veya genişletilmesine ilişkin mahkeme kararları, kararların dayanağı kroki ve haritalar, kamulaştırma 4785 Sayılı Yasa ile gerçekleşen devletleştirme dışında farlı bir devletleştirme var ise buna ilişkin karar ve haritalar, 1953, 1977 ve 1993 yıllarındaki arazi kadastrosunda düzenlenen tapulama ve kadastro paftaları, 1/25000 ölçekli en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafları, ölçekleri denkleştirilmek ve 1/2000 ölçeğe dönüştürülmek suretiyle sağlıklı bir biçimde, … ovasında aynı şekilde dava konusu olan tüm taşınmazlara ayrı ayrı ve sonra bir bütün olarak uygulanıp, böylece taşınmazların memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarındaki konumu belirlenmeli, böylece çekişmeli taşınmazların orman tahdit hatlarına göre konumları duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması; tutanaklardaki ve kararlardaki orman sınır noktaları arazide bir bir bulunup ölçülerek yöntemince zemine uygulanması; bulunamayan orman sınır noktaları bulunan orman sınır noktalarından hareketle tutanak ve kararlardaki açı ve mesafeler dikkate alınarak, yönetmelik ve teknik izahnamede belirlenen yöntem ile bulunup zeminde işaretlenmeli, bulunamayan orman sınır noktaları kayıp olmuş ise bunun nedenleri belirlenmeli, orman sınır noktalarının yerlerinin değiştirilip değiştirilmediği saptanması, bilirkişilere yukarıdaki paragraflarda sayılan dava dosyalarında ve burada sayılmayan ancak aynı şekilde dava konusu edilen taşınmazların hepsinin, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planlarındaki konumunu gösteren, 1942 ve 1993 yıllarında belirlenen Orman sınır hatları, mahkeme kararlarının ekleri ve idari kararların ekleri haritalar, 1953 arazi kadastro paftası, 1977 tamamlama kadastrosu ve 1993 yılında 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlarda yapılan arazi kadastrosuna ilişkin pafta ile irtibatlanmalı, yalnız büro incelemesine değil araştırma ve incelemeye dayalı bilimsel verileri içeren rapor ve her bir uygulamanın ayrı renkteki kalemlerle işaretlenerek gösterileceği, uygulmayı denetlemeye ve kararın infazına olanak verecek biçimde biribirine bitişik ya da yakın olan taşınmazlara aynı pafta üzerinde gösterilecek biçimde BİRLEŞİK KROKİ ve MÜŞTEREK İMZALI rapor alınarak bu rapor ve krokilerin birer örneği tüm dava dosyaları içine konulması;
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak uygulama ve araştırma sonunda;
1) Çekişmeli taşınmazlardan kısmen veya tamamen 1942 tahdit haritasının ya da 1993 yılında 3302 Sayılı Yasa uygulaması sonucu düzenlenen orman haritasının sınırları içine alındığı veya 2/B madde uygulamasına konu edildiği saptananlar ile, 1942 orman sınırları dışında olmakla birlikte, en eski tarihli memleket haritası ve amenajman planı ve … fotoğraflarında orman olarak nitelendirilenler hakkındaki davaların reddine karar verilmesi,2) Çekişmeli taşınmazlardan orman sınırları dışında kalıp, devletleştirme veya kamulaştırmaya da
konu olmamış ve memleket haritası, amenajman ve … fotoğraflarının uygulanması sonucu da orman olarak nitelendirilmeyen yerde kalanlar varsa onların zilyetlikle edinilmeye elverişli nitelikte bulunup bulunmadığı yönü ile zilyetliğin süre ve biçimi araştırılması,bu cümleden olarak her dava dosyası ayrı ayrı ele alınarak yapılacak keşifte, taşınmazların bulunduğu yere 1953 arazi kadastrosunda pafta üzerine Devlet … ormanı yazılarak tapulama dışı bırakıldığı göz önünde bulundurularak bu tarih, orman tahditi yapılmış olan yerlerde ise ancak genel kadastroda orman olarak tesbit dışı bırakılan ve ayrıca tapu-vergi kaydı gibi belgelerin sınırında (çalılık-fundalık-orman) yazılı yerlerde tahditin kesinleştiği tarihten sonra imar ihya ve zilyetliğin başlayabileceği gözetilerek imar ihya olgusu üzerinde durulması, imar ihyanın ne zaman başladığı, ne şekilde yapıldığı, ne zaman bitirildiği, zilyetliğin başladığı tarih ve zilyetlik süresi, zilyetliğin şekli ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, evlerin yapım tarihi, daha önce bilgisine başvurulmamış yeterince yaşlı yerel bilirkişi ve davacı tarafların göstereceği yine yeterince yaşlı tanıklardan yer, zaman ve somut olaylara dayalı olarak sorulmalı; ziraat uzmanı bilirkişilere taşınmazların çeşitli bölümlerinden alınacak numuneler incelettirilip, çevresi ile kıyaslanarak; taşınmazların imar ihya görüp görmediği, … toprağı olup olmadığı, taşınmazların üzerlerindeki bitki örtüsü, ağaç ve ağaçcıkların yaşları, varsa aşı yaşları, toprağın tarımda kullanılıp kullanılmadığı, kullanılıyor ise süresi … yapısı, hususlarında bilimsel veriler taşıyan rapor alınması, bundan sonra yapılan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi) gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra,davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı … ve arkadaşları vekili ile davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 11 numaralı orman tahdit komisyonunca 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen ve 1993 yılında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 10.11.1993 tarihinde ilan edilerek 11.05.1994 tarihinde kesinleşen, aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanlarda 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması mevcuttur. 1980 yılında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması bitirilememiştir.
Genel arazi kadastrosu 1953 yılında yapılıp kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz orman alanında kaldığı paftasında işaretlenerek, tapulama dışı bırakılmıştır. Daha sonra yörede, 1977 yılında yapılan tamamlama kadastrosu ve 1993 yılında 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan alanlarda yapılan arazi kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olmasına ve yörede 1953 yılında yapılan genel kadastro sırasında, çekişmeli taşınmazın kadastro paftasına “Devlet … Ormanı” şeklinde belirtme yazılmak suretiyle tespit dışı bırakıldığına, 1939 tarihli … fotoğrafları ve 1959 basım tarihli memleket haritasında Devlet ormanı niteliğinde bulunduğuna, 3116 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek 1942 yılında yapılan ilk orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılmışsa da, 3116 Sayılı Yasaya göre sadece devlet ormanları belirlenmiş, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa ile özel ve tüzel kişilere ait tüm ormanlar devletleştirilmiş olması nedeniyle 1942 yılında yapılan orman sınırlandırmasının dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yeterli olmayacağı, 1953 yılında yapılan kadastro sırasında paftasında Devlet …
Ormanı belirtmesi yapılarak tapulama dışı bırakılan ve resmi belgelerde de orman olduğu saptanan dava konusu taşınmazın 4785 Sayılı Yasa karşısında devletleştirilen orman sayılması nedeniyle bu özelliğini 1993 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı tarihe kadar sürdüreceğinden, daha önceki tarihlerdeki zilyetliğe değer verilmeyeceği, bu olgunun Hukuk Genel Kurulunun (18.02.1998 gün 1998/8-15 E..-1998/129 K. ve 2000/8-1264 E.-2000/1250 K. sayılı ve 24.10.2001 gün, 2001/8-964 E.-751 K., 2004/8-242 E.-2004/292 K. sayılı) kararları ile de kabul edildiğine, taşınmazın 700 m2 yüzölçümündeki bölümünün … arazisi olarak kullanılmadığı ve 18.11.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesindeki “herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılan taşınmazların orman sınırları içine alınabileceği” hükmü de gözetilerek, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 550.00.-YTL. vekalet ücretinin davacı … mirasçıları … … ve arkadaşlarından alınarak davalı Hazine ve Orman Yönetimine verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden GERÇEK KİŞİLERE yükletilmesine 10/06/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.