Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/5406 E. 2008/9117 K. 26.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5406
KARAR NO : 2008/9117
KARAR TARİHİ : 26.06.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Dairenin 01.04.2004 gün ve 2003/11345-3105 sayılı bozma kararında özetle: “Dairede aynı gün temyiz incelemesi yapılan, mahkemenin bir çok dosyasında gerçek kişilerin … Köyü …, …, …, … yanı, … gibi mevkiilerde biribirinin bitişiğinde ya da yakınında bulunan taşınmazlarının Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescili istemiyle dava açtıkları, 2002/98, 109, 436, 114, 100, 118, 435, 105, 115, 102, 119, 103, 117, 108, 154, 104, 106, 101, 116, 113 sayılı dosyalarda, davaların kısmen ya da tamamen kabulüne ilişkin kararları bozulduğu, 2002/435 ve 436 sayılı dosyalarda mahkemenin verdiği direnme kararlarının, Hukuk Genel Kurulunca, Daire bozma kararındaki gerekçe kabul edilerek bozulduğu, mahkemece bozma kararlarına uyulduğu halde, gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, mahkemenin 2002/173 sayılı dava dosyası içinde bulunan … Asliye Hukuk mahkemesinin 1981/532 esas ve 1982/303 karar sayılı dosyasında, … mirasçıları Halet … ve arkadaşlarının, … Karyesinde bulunun Mart 1333 tarih 25, 34, 61,35, 53, 51, 52 ve 57 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan yerlerinin, Orman Yönetimince devletleştirildiği, devletleştirme bedelinin faiziyle birlikte tahsili iddiasıyla açtıkları davada tapu kayıtlarının kapsamı ve devletleştirme bedeli hesaplanarak davanın kabul edildiği ve kararın Yargıtay denetiminden de geçip kesinleştiği, yine … Tapulama Mahkemesinin 5, 6 ve 39 parsellere ilişkin dosyalarında bu parsellerin, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle gerçek kişiler adına yapılan tesbitine karşı, Davacılar … … ve müştereklerinin, taşınmazların murisleri … … adına kayıtlı 1295 tarih 25, 27, 28, 30, 31 ve Haziran 1337 tarih 39 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı adlarına tescili iddiasıyla açtıkları davaların, davacıların tutunduğu değişebilir nitelikte sınır içeren … 1295 tarih 30 sıra numaralı tapu kaydının kapsamı … ovasının doğu bölümü olarak belirlenip, taşınmazların bu tapu kaydının kapsamı dışında bulunduğu kabul edilerek davaların reddine karar verildiği, kararların Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği halde, … … ve müştereklerinin tutunduğu tapu kayıtlarının devletleştirmeye konu olup olmadığı, dava konusu taşınmazların bulunduğu … Ovasında devletleştirilen orman alanlarının bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmazların mahkeme kararı ya da yasalar uyarınca Hazineye geçen yerlerden olup olmadığı konularında yeterli araştırma yapılmadığı, 1993 yılında yapılan aplikasyon sırasında orman kadastrosuna itiraz davalarına ilişkin kesinleşen mahkeme kararlarının uygulandığı ve 1942 yılında yapılan orman kadastrosu ile belirlenen orman sınırlarının daraltıldığından söz edildiği halde, orman sınırlarının daraltılmasına ilişkin mahkeme kararları ve orman sınır noktalarının
tesisine ilişkin tutanak ve haritaların getirtilmediği, bilirkişi uygulamalarının bu yönden denetlenmediği, kesinleşmiş orman sınırlamasının bulunduğu yerlerde, bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve hukuki durumu kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanması suretiyle belirleneceği, ancak, 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları sınırlandırıldığından, bu haritanın uygulanması ile taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenemeyeceği, çekişmeli taşınmazın 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre öncesi devletleşen orman alanlarında kalması ve 1993 yılındaki orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılması halinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin 1993 yılından sonra başlayacağı, aynı nitelikte dava dosyalarında biribirine yakın ya da bitişik olan taşınmazlar hakkında bir çok dava açıldığı halde, aynı yere ilişkin birden fazla dava açılıp açılmadığı ve tesciline karar verilen taşınmazların bir birine tecavüz … etmediğinin de düzenlenen bilirkişi raporlarından anlaşılamadığı, bu nedenle, mahkemece dosyadaki eksik kayıt ve belgelerin getirtilmesi, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte: 1942 ve 1993 yıllarında yapılıp kesinleşmiş tahdit haritaları, orman sınırlarının iptaline veya genişletilmesine ilişkin mahkeme kararları, kararların dayanağı kroki ve haritalar, kamulaştırma 4785 Sayılı Yasa ile gerçekleşen devletleştirme dışında farlı bir devletleştirme var ise buna ilişkin karar ve haritalar, 1953, 1977 ve 1993 yıllarındaki arazi kadastrosunda düzenlenen tapulama ve kadastro paftaları, 1/25000 ölçekli en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafları, ölçekleri denkleştirilmek ve 1/2000 ölçeğe dönüştürülmek suretiyle sağlıklı bir biçimde, ayrı ayrı ve sonra bir bütün olarak, … ovasında aynı şekilde dava konusu olan tüm taşınmazlara uygulanması, taşınmazların memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarında ne şekilde nitelendirildiğinin, orman tahdit hatlarına göre konumlarının saptanması; tutanaklardaki ve kararlardaki orman sınır noktalarının arazide bir bir bulunup ölçülerek yöntemince uygulanması, bulunamayan orman sınır noktalarının, bulunan orman sınır noktalarından hareketle tutanak ve kararlardaki açı ve mesafeler dikkate alınarak, yönetmelik ve teknik izahnamede belirlenen yöntem ile bulunup zeminde işaretlenmesi, orman sınır noktaları kayıp olmuş ise bunun nedenlerinin belirlenmesi, aynı nitelikteki davalara konu edilen taşınmazların hepsinin, eski tarihli harita ve belgelerdeki konumunu gösteren, 1942 ve 1993 yıllarında belirlenen Orman sınır hatları, mahkeme kararlarının ekleri ve idari kararların ekleri haritalar, 1953 arazi kadastro paftası, 1977 tamamlama kadastrosu ve 1993 yılında 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlarda yapılan arazi kadastrosuna ilişkin pafta ile irtibatlı krokisinin düzenlettirilmesi, uygulama ve araştırma sonunda, Çekişmeli taşınmazlardan kısmen veya tamamen 1942 tahdit haritasının ya da 1993 yılında 3302 Sayılı Yasa uygulaması sonucu düzenlenen orman haritasının sınırları içine alındığı veya 2/B madde uygulamasına konu edildiği saptananlar ile, 1942 orman sınırları dışında olmakla birlikte, en eski tarihli belgelerde orman olarak nitelendirilenler hakkındaki davaların reddine karar verilmesi, çekişmeli taşınmazlardan oman sınırları dışında kalıp, devletleştirme veya kamulaştırmaya da konu olmamış ve memleket haritası, amenajman ve … fotoğraflarının uygulanması sonucu da orman olarak nitelendirilmeyen yerde kalanlar varsa onların zilyetlikle edinilmeye elverişli nitelikte bulunup bulunmadığı yönü ile zilyetliğin süre ve biçiminin araştırılması, taşınmazların 1953 yılı arazi kadastrosunda pafta üzerine Devlet … ormanı yazılarak tapulama dışı bırakıldığı göz önünde bulundurularak, tapulama dışı bırakıldığı tarih, orman tahditi yapılmış olan yerlerde ise imar ihya olgusu üzerinde durularak, imar ihyanın ne zaman başladığı, ne şekilde yapıldığı, ne zaman bitirildiği, zilyetliğin başladığı tarih ve zilyetlik süresi, zilyetliğin şekli ve ekonomik amacına uygun olup olmadığının, tarafların göstereceği yine yeterince yaşlı tanıklardan sorulması, ziraat uzmanı bilirkişilere teknik verileri içeren rapor düzenlettirilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyuldukta sonra, davanın KABULÜNE, … köyü … mevkiinde bulunan ve … bilirkişi … ve … … tarafından düzenlenen 04.05.2006 tarihli krokili raporda (A) ile gösterilen 1331.37 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı yönetimler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 11 Numaralı Orman Tahdit Komisyonunca 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1993 yılında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 10.11.1993 tarihinde ilan edilerek 11.05.1994 tarihinde kesinleşen, aplikasyon ile daha önce sınırlaması yapılmamış ormanlarda 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır. 1980 yılında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması bitirilememiştir.
Genel arazi kadastrosu 1953 yılında yapılıp kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz orman alanında kaldığı, Devlet … ormanında olduğu paftasında işaretlenerek, tapulama dışı bırakılmıştır.
Bozmaya uyularak, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile eski tarihli memleket haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve kesif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman tahditinde ve 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek 1993 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı, 1958 yılında ve 1996 yılında basılan memleket haritalarında orman olarak nitelendirilmediği, sonuç olarak orman sayılan yerlerden olmadığı bildirilmiş, mahkemece de, bu rapora değer verilerek dava kabul edilmiştir.
Kural olarak orman kadastrosunun kesinleştiği hallerde, bir yerin orman sayılıp sayılmadığı, kesinleşmiş orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritalarının uygulanması suretiyle belirlenir. Ancak 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ile sadece devlet ormanları sınırlandırıldığından, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında yapılan bu çalışmaya ilişkin tutanak ve haritalar, çekişmeli taşınmazın 4785 sayılı yasa hükümlerine göre devletleştirilen yerlerden olup olmadığını belirlemede yetersiz kalır. Her ne kadar yetersiz uygulama sonucu, çekişmeli taşınmazın 1993 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı bildirilmişse de, hukuken 1993 yılına kadar devletleştirilen ormanı alanı sayılan bir yer olduğunun kabulü gerekir. Devlet ormanı olduğu halde 1993 yılında orman sınırları dışında bırakılan bir taşınmazın, her hangi bir nedenle sınırlama dışı kalmış orman olması nedeniyle 18.11.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4999 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri gereğince yapılacak … bir çalışmayla orman olarak sınırlandırılması olanağı bulunduğu gibi, aslında orman sayılan yerlerden olmasına rağmen orman sınırları dışında bırakılan bir yer kazandırıcı zamanaşımı yoluyla kazanılamaz.
Çekişmeli taşınmazın 1993 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılması nedeniyle, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince yeniden orman olarak sınırlandırma işlemine konu olmadığı sürece, 1993 yılından sonra hukuken orman olduğu söylenemez. Ancak, taşınmazın bu tarihten sonra hukuken orman olmadığı olgusu ile bu yer için davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı olgusu farklı olup, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı ayrıca ispatlanmalıdır. Her ne kadar çekişmeli taşınmazın 1958 ve 1996 memleket haritalarında orman olarak nitelendirilmediği, Amenajman planları ve … fotoğraflarında orman olarak görülmediği, fiilen … alanı olduğu bildirilmişse de, çekişmeli taşınmazında içinde bulunduğu alan 1953 yılında yapılan genel kadastroda düzenlenen paftasında “Devlet … Ormanı” olduğu işaretlenmek suretiyle tapulama dışı bırakıldığından, Yargıtay Yüksek Hukuk Genel Kurulunun 13.03.2002 gün ve 2002/8-183-187 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığı 1993 yılına kadar devlet ormanı olduğu, ancak bu tarihten sonra imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinmeye konu olabileceği, orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı 1993 yılından sonra, dava tarihine kadar davacı gerçek kişi yararına 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığı ve bu yolla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığının kabulü zorunludur.
Açıklanan hususlar gözetilerek davanın reddi gerekirken, eksik incelemeyle kabulü yolunda karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 26/06/2008 günü oybirliği ile karar verildi.