Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/5601 E. 2008/10702 K. 17.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5601
KARAR NO : 2008/10702
KARAR TARİHİ : 17.07.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı gerçek kişi, 26.12.2001 tarihli dilekçesiyle, …-… Köyü … Aliler Mahallesi 2960 ve 3971 sayılı parsellerin, murislerine ait Mayıs 1339 tarih 73, … 1947 tarih 6, Mart 1953 tarih ve 1, Haziran 1931 tarih 85, Haziran 1950 tarih 46, Ekim 1947 tarih 34, Ocak 1952 tarih 48 ve 49 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, 1942 orman sınırları içindeyse de, 1975 yılında 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkarıldığı gibi, imar ihyalarının 50-60 yıl önce tamamlanarak eklemeli olarak zilyet edildiği iddiasıyla, Hazine adına oluşan tapu kayıtlarının iptali ve adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapuya, imar ihya ve zilyetliğe dayanılarak kesinleşen 2/B madde sahası olması nedeniyle Hazine adına tapuya tescil edilen taşınmazların tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 24.03.1976 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 04.06.1987 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
…-… … Aliler Mahallesi 2960 ve 3971 parsel sayılı sırasıyla 479 m2 ve 8512 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmazlar, 1988-1992 arasında yapılıp, 28.01.1993 ila 01.03.1993 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen arazi kadastrosunda, 2960 parselin … oğlu … …’ın, 3971 parselin ise … oğlu … Bal’ın kullanımında olduğu beyanlara yazılarak Hazine adına tesbiti itirazsız kesinleşmesiyle tapuya kayıt edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, kesinleşmiş orman kadastrosu, maki tefrik haritası ve 6831 Sayılı Yasanın 2. madde tutanakların ve haritalarının uygulamasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parsellerin 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1957 yılında makiye ayrıldığı, 1961 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1976 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1345 parsel sayısı ile 1980 yılında Hazine adına tescil edildiği, gerçek kişilerin itirazı üzerine Kadastro Mahkemesinin 11.06.1984 gün ve 1984/417-879 sayılı kararı ile bu tecilin ikinci kadastro sayılarak iptal edildiği, 1988 yılında tekrar Hazine adına tesbit edilip,

kadastro tesbitlerinin itirazsız kesinleştiği belirlendiğine, çekişmeli parsellerin bir bölümünün 1957 yılında makiye ayrıldığı bildirilmişse de, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmüne göre kurulan makiye ayırma komisyonlarının, 6831 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yasal hiçbir dayanağının kalmadığı, bir an için makiye ayrıldığı kabul edilse dahi, makiye ayrılan yerlerde, özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği, makiye ayrılan yerler ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının 1961 arazi kadastrosunda dava dışı 176 ila 245 ve 358 ila 372 sayılı parselle uygulandığı, sınırlarının memleket haritasında da yer verilen mevkii isimleri olduğu, bu sınırlar birer doğru ile birleştirildiği taktirde, içinde tapu kaydının revizyon gördüğü parseller dışında kesinleşmiş orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılan devlet ormanlarının da bulunduğu, bu nedenlerle 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, tapu kaydının uygulandığı kadastro parselleri ile çekişmeli parseller arasındaki mesafe gözetildiğinde, çekişmeli parsellerin tapu kaydının yüzölçümü ile geçerli kapsamı içinde olduğunun kabul edilemeyeceği, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşulları yönünden ise; 1980 yılında yapılan kadastro sonucu 1345 parsel sayısı ile Hazine adına tesbit edilmişse de, gerçek kişilerin itirazı üzerine Kadastro Mahkemesinin 11.06.1984 gün ve 1984/417-879 sayılı kararı ile bu işlemin ikinci kadastro sayılarak iptal edildiği, 1988 yılında 3402 Sayılı Yasanın 22/2. maddesi ve 2924 Sayılı Yasa gereğince yapılan ek kadastroda orman rejimi dışına çıkartılan yer niteliğiyle yine Hazine adına tesbit edilip, kadastro tesbitinin itirazsız kesinleştiği, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. ve 2/B madde uygulaması sonucu orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu olamayacağı, gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17/07/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.