YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5694
KARAR NO : 2008/9033
KARAR TARİHİ : 24.06.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … … ve Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 261 ada 7 parsel sayılı taşınmaz,yüzölçümü ve … hanesi açık olarak tespit edilerek, … tayin edilmesi için 3402 Sayılı Yasanın 10/4 maddesi uyarınca kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Davacı Orman Yönetimi davaya konu taşınmazın, ağaçlandırılmak üzere tahsis edilmek suretiyle orman niteliğini kazanan yerlerden olduğunu ileri sürerek orman niteliği ile hazine adına tescili istemiyle ,davacı … ise,çekişmeli parselin içinde yer alan 574,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaza, Milli Emlak Müdürlüğünden satın aldığını ve 15/5/1986 tarih 8 numarada adına tapuda kayıtlı olduğunu iddia ederek dava açmışlar, tüm davalar bağlantı nedeniyle birleştirilmiştir.
Mahkemece davanın reddine, 261 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 49185,48 m2 yüzölçümü ile 3402 Sayılı Yasanın 16/B maddesi gereğince MERA OLARAK SINIRLANDIRILMASINA ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş, hüküm davacı … ve Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamış, 1969 yılında 4753, 5618, ve 1074 sayılı topraksız çiftçiyi topraklandırma yasalarının mera ile ilgili hükümlerinin uygulanması sebebiyle, … Köyü hudutları içinde … tevzi komisyonu tarafından mera belirtmesi ile köy tüzel kişiliği adına mera tahsisi yapılmış, 2003 yılında yörede 4342 Sayılı Yasa gereğince çalışan mera komisyonu tarafından da aynı yerler mera olarak sınırlandırılmıştır.
… köyü muhtarı … Deveci’nin ve azaların 1998 yılında … Valiliğine ağaçlandırma başvurusu ve valiliğin 03/03/1998 tarihli oluru ile, maliye bakanlığı milli emlak genel müdürlüğü’nün 22.05.2001 tarihli kararı gereğince, … köyünde çekişmeli taşınmazların da içinde bulunduğu devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer niteliğinde 1.500.000 m2 yüzölçümünde taşınmazın, 178 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 13/d maddesi gereğince orman genel müdürlüğüne ağaçlandırılmak üzere 2 yıllığına tahsis edilmiş, 2 yıl içinde tahsis amacına uygun kullanılmadığı takdirde başka bir yazışmaya gerek olmaksızın tahsis işleminin kendiliğinden kalkacağının belirtildiği,amenajman planı üzerinde krokisi düzenlenmiştir.
A) 6831 Sayılı Yasanın beşinci faslında, ağaçlandırma ve imar işleri başlıklı bölümde yer alan 57. maddesinde “Orman sahasını artırmak maksadıyla … Devlete ait olup orman yetişme muhiti şartları bakımından elverişli olan yerlerde; köy tüzelkişilikleri ve diğer gerçek ve tüzelkişiler tarafından Orman Genel Müdürlüğünce uygun görülecek planlara göre ağaçlandırma yapılabilir.
Köy, kasaba ve şehirler civarında Devlete veya diğer kamu tüzelkişilerine ait arazilerde de gerekli şartlar bulunduğu ve ilgili kuruluşların talebi olduğu veya muvafakatları alındığı takdirde bu kuruluşlarca tesis edilmek ve bakılmak şartıyla orman idaresince ağaçlandırmalar yapılabilir.
Bu yerler için lüzumlu fidan ile ağaçlandırma planları ve ağaçlandırma ile ilgili yardımlar bedelsiz sağlanabilir. Ağaçlandırılan sahayı orman halinde koruyup idame ettirmeyenlerden izin hakları geri alınır. İmar ihya çalışması yapılacak bozuk koru ve bozuk baltalık ormanlarda da bu fıkra hükümleri uygulanır. Mülkiyeti hazinede kalmak üzere bu ağaçlandırma sonucu meydana gelecek ormandan faydalanma usulü, bu yasada yer alan hususi ormanlara ait hükümlere göre yürütülür. …. uygulama usul ve esasları … Orman ve Köyişleri Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikte gösterilir.”
Yasanın 59. maddesinin birinci fıkrasında “57’nci maddenin ikinci fıkrasında yazılı yerlerdeki ağaçlandırılmış sahalar, ilgili kamu kuruluşuna teslim edilir ve bunlar hakkında bu yasanın hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlara ilişkin hükümleri uygulanır.
Kendi arazilerinde ağaçlandırma yapmak isteyen gerçek kişilerle özel hukuk tüzelkişilere, sahipleri tarafından talep edildiği takdirde; plan ve proje yapımında ve bunların uygulamalarında, orman idaresince teknik yardım yapılabilir, plan ve projeleri Orman Genel Müdürlüğünce tasdik edilmiş sahaların fidan ihtiyaçları parasız karşılanır. Bunlar hakkında hususi ormanlara ilişkin hükümler uygulanır.”
Aynı Yasanın 63. maddesinin 3. fıkrasında da “…Ağaçlandırma planları ve ağaçlama bilgisine ait türlü yardımlar, orman idaresince parasız yapılır. Plana göre ve müddeti içinde ağaçlandırılan sahalar ağaçlamaya başlanan yıldan itibaren beş yıl sonunda bu ağaçlamayı yapana parasız temlik olunur.” hükümleri bulunmaktadır.
Tüm bu yasa hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu gerek özel mülkiyete ait gerekse kamuya ait taşınmazlarda ağaçlandırma faaliyetinin, yalnızca Orman Yönetimi tarafından yapılması gerekmediği gibi, özel ve tüzel kişilikler tarafından da yasada belirlenmiş koşullar çerçevesinde (11.03.1989 tarih ve 20105 nolu Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ağaçlandırma yönetmeliğinde düzenlenen kurallara göre) ağaçlandırma yapılabileceği anlaşılmaktadır.
B) 4342 Sayılı Mera Yasası’nın 27/5/2004 tarih 5178 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 14. maddesi birinci fıkrası ile 3/7/2005 tarih 5403 sayılı yasanın 27 maddesi ile değişik d bendinde; “Tahsis amacı değiştirilmedikçe mera, yaylak ve kışlaktan bu kanunda gösterilenden başka şekilde yararlanılamaz. Ancak, bu kanuna veya daha önceki kanunlara göre mera, yaylak ve kışlak olarak tahsis edilmiş olan veya kadimden beri bu amaçla kullanılan arazilerden;….d) Köy yerleşim yeri ile uygulama imar plânı veya uygulama plânlarına ilave imar plânlarının hazırlanması, … muhafazası, gen kaynaklarının korunması, milli park ve muhafaza ormanı kurulması, doğal, tarihî ve kültürel varlıkların korunması, sel kontrolü, akarsular ve kaynakların düzenlenmesi, bu kaynaklarda yapılması gereken su ürünleri üretimi ve termale dayalı tarımsal üretim faaliyetleri için ihtiyaç duyulan, yerlerin, ilgili müdürlüğün talebi, komisyonun ve defterdarlığın uygun görüşü üzerine, valilikçe tahsis amacı değiştirilebilir ve söz konusu yerlerin tescilleri Hazine adına, vakıf meralarının tescilleri ise vakıf adına yaptırılır.” denmek suretiyle tahsis amacının değiştirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Meraların tahsis amacının değiştirilme usulünün ne şekilde olacağı ise, Mera Yönetmeliğinin 8. maddesinde belirtilmiş olup buna göre, “Mera, yaylak ve kışlak alanları ile umuma ait …, otlak ve kamu … mallarının tahsis amacı; zaruri olan hallerde ilgili müdürlüğün Bakanlık İl Müdürlüğüne talebi, Komisyonun ve Defterdarlığın uygun görüşü üzerine, talep edilen alanın tamamının veya bir kısmının tahsis amacı valilikçe değiştirilebilir. Tahsis amacı değiştirilen alanların tescilleri Hazine adına, vakıf meralarının tescilleri ise vakıf adına yaptırılır” denmektedir.
C) Milli Emlak Genel Müdürlüğünün görevlerini gösteren 178 Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13. maddesinin d fıkrası; “Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden, kamu hizmeti için kullanılması gerekli olanları; genel, katma ve özel bütçeli idarelere tahsis etmek ve tahsis amacının ortadan kalkması veya amaç dışı kullanılması halinde tahsisi kaldırmak; tahsisi kaldırılan taşınmaz mallar üzerinde Hazine dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarına ait … ve tesisleri tasfiye etmek, tasfiyeye ilişkin esas ve usulleri belirlemek” hükmünü taşımaktadır. 1164 Sayılı Arsa Ofisi Yasasının 7. maddesi ise; “Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünce bu kanunda yazılı amaçlarla kullanılmak üzere talep edilen arazi ve arsalardan Hazineye ait olanlar Hazine tarafından ve evvelce Hazineden intikal etmiş olup belediyelerce herhangi bir hizmete tahsis edilmemiş bulunan arazi ve arsalar da, karşılığı 775 Sayılı Kanunun 12’nci maddesinde sözü geçen fona yatırılmak kaydıyla, belediyelerce Milli Emlak ve Arsa Ofisi Genel Müdürlüklerince müştereken takdir edilecek kıymetleri üzerinden Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne devredilir.
Bunlardan kamu hizmetleri için lüzumlu olduğu gerekçesiyle Hazine veya Maliyece talep edilenler, devir fiyatına bu arsalara Ofisçe yapılan masraflar ilave edilerek bulunacak bedel esas alınmak suretiyle Hazineye veya belediyelere iade edilir.
Bu devir işlemleri talep tarihinden itibaren üç ay içerisinde tekemmül ettirilir.
Bu madde gereğince devredilecek araziler hakkında, Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu hükümleri uygulanmaz. 28.12.1960 tarih ve 189 Sayılı Kanun kapsamına giren veya HERHANGi BİR KAMU HİZMETİNE TAHSİS EDİLMİŞ OLAN ARAZİ VE ARSALAR BU MADDE HÜKÜMLERİ DIŞINDADIR” hükmünü taşımaktadır.
Yerel mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenleme çerçevesinde araştırma yapılmadığı gibi,davacı …’in 11/5/1986 gün 8 sayılı,sınırları,Doğu Batı ve Kuzeyi yol , Güneyi ise … … olan, arsa niteliğinde 574,24 m2 yüzölçümündeki tapu kaydına dayandığı, bu tapu kaydının öncesinde hazine adına kayıtlı iken,1986 yılında defterdarlık yazısı gereği milli emlak müdürlüğünün satışı ile oluştuğu ,keşifte yapılan uygulamada dava edilen yere uyduğu belirtilmiş ise de,yörede1969 yılında 4753,5618, ve 1074 sayılı topraksız çiftçiyi topraklandırma yasalarının mera ile ilgili hükümlerinin uygulanması sebebiyle, … Köyü hudutları içinde … tevzi komisyonu tarafından mera belirtmesi ile köy tüzel kişiliği adına mera tahsisinin yapıldığı , 2003 yılında yörede 4342 Sayılı Yasa gereğince çalışan mera komisyonu tarafından da aynı yerlerin mera olarak sınırlandırılmış olduğundan davacının tapulu yeri olduğunu ileri sürdüğü taşınmazın 4753 sayılı yasaya göre oluşturulan paftada sınırlandırılan mera parseli içinde kalıp kalmadığı araştırılmamıştır.
O halde;
1- Mahkemece,öncelikle ,çekişmeli taşınmazın davacı Orman yönetimine 2 yıl içinde ağaçlandırma için tahsis edildiği ancak dava konusu yerin 2 yıl içinde ağaçlandırılmadığı ve fiilen mera niteliğinde olduğunun saptandığı göz önüne alınarak, çekişmeli taşınmazın Orman Yönetimi tarafından ağaçlandırma projesine göre 2 yıl içinde neden ağaçlandırılmadığı ,ağaçlandırılması için yapılan tahsis işleminin geri alınıp alınmadığı,tahsisin geri alınmış ise, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12/12/2001 gün ve 2001/20-1119-2001/1156 Sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, tahsisin kaldırılması için;178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 13/d maddesine göre; Tahsis amacının kalkmış olması, yada amaç dışı kullanılması gibi koşulların bulunup bulunmadığı,tahsis geri alınmamış ise, süresinin uzatılıp uzatılmadığı konuları araştırılmalıdır.
2- Önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek orman mühendisi harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu … elemanı ve yerel bilirkişiler aracılığı ile yeniden yapılacak keşifte, 178 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 13/d maddesi gereğince maliye bakanlığı milli emlak genel müdürlüğü’nün 22.05.2001 tarihli kararı gereğince, orman genel müdürlüğüne ağaçlandırılmak üzere tahsis edildikten sonra amenajman
planı üzerinde oluşturulan krokisi ile gerçek kişilerin tapu kaydı … parsellerin dayanakları ile denetlenerek 3402 sayılı yasanın 20/c, 21 ve 32/3 maddesi gereğince sabit sınırdan başlamak suretiyle yöntemince çevresine uygulatılmalıdır,
a) Yapılan uygulama sonucu, davaya konu parselin, Orman Yönetimine ağaçlandırılmak üzere tahsis edilen yerlerden olduğu tespit edilen bölümü hakkında, tahsis işlemi yöntemince geri alınmış veya kaldırılmış ise ,ağaçlandırılmadığı ve fiilen orman niteliğini kazanmadığı göz önüne alınarak, mera olarak sınırlandırılmasına, tahsisin geri alınmadığı ve süresinin uzatıldığı saptanırsa, çekişmeli parselin ağaçlandırma yapılmak üzere orman yönetimine tahsis edilmiş bölümü orman niteliği ile hazine adına tescil edilmelidir ,
b) Davacı kişinin … olduğunu ileri sürdüğü taşınmazın, Orman Yönetimine ağaçlandırılmak üzere tahsis edilen yerlerin dışında kalan yerlerden olmakla birlikte,öncesi itibarıyla 4753 salılı yasaya göre yapılan çalışmada mera parseli içinde yer aldığı saptandığı takdirde,böyle bir taşınmazın özel mülkiyete konu olacak şekilde tapu sicile kayıt edilmesinin yasal dayanağının bulunmadığı, bu nitelikteki taşınmazların her nasılsa özel mülkiyet niteliği ile sicile geçirilerek, hakkında kayıt oluşturmasının yolsuz tescil (E.M.Y. md. 933 … T.M.Y. md. 1025) olduğu,yine bu tür taşınmazlar hakkında Medeni Yasanın 1023. ( eski 931 md.) maddesi gereğince iyi niyet iddiasında da bulunulamayacağından hukuki kıymeti bulunmadığı gözetilerek, mera niteliği ile sınırlandırılması, eğer baştan beri mera parseli dışında ve dayanak tapu kaydı kapsamında ise davacı kişinin tapu kaydına değer verilerek adına tescili karar verilmesi gerekir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetimi vekili ile … …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 24/6/2008 günü oybirliği ile karar verildi.