Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/5699 E. 2008/10784 K. 18.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5699
KARAR NO : 2008/10784
KARAR TARİHİ : 18.07.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : … … …… …

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı …, katılan davacı … Yönetimi ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

2005-2006 yıllarında yapılan kadastro sırasında Sarılar Köyü 138 ada 3, 4, 5, 6 ve 7 parsel sayılı sırasıyla 12.599,48 m2, 8.555,95 m2, 7.901,22 m2, 6.345,40 m2 ve 6.938,34 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsiz ve belgesizden ırsen intikal, paylaşım ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile sırasıyla …, … …… … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı …; çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile her bir parsel hakkında ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi uyarınca birleştirilmiştir. Orman yönetimi; çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek 138 ada 3/A , 4/A, 5/A, 6/A ve 7/A ile işaretlenen bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına, 138 ada 3/B , 4/B, 5/B, 6/B ve 7/B ile işaretlenen kesimlerinin tarla niteliği ile tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı …, katılan davacı … Yönetimi ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1948 yılında 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 14.04.2004 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
1) Davalı kişilerin çekişmeli taşınmazların (A) ile işaretlenen kesimlerine yönelik temyiz itirazları bakımından; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kurul raporunda taşınmazların (A) ile işaretlenen bölümlerinin eylemli biçimde orman olduğu saptandığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile aleyhlerindeki hükmün onanması gerekmiştir.
2) Davacı … ve katılan davacı … Yönetiminin çekişmeli taşınmazların (B) ile işaretlenen kesimlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece bu yerler hakkında yapılan araştırma inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurul raporunda çekişmeli taşınmazların 1948 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı açıklanmış, ancak taşınmazların memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki konumları belirlenmemiştir.. Bundan ayrı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları yeterince araştırılmamıştır.
Kural olarak bir yerde, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden sonra yapılıp kesinleşen orman kadastrosu varsa o yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesinleşen orman kadastrosu harita ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirlenecektir.

Nevar ki; davacı …, taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açtığına göre, temyize konu taşınmazların yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadıklarının da araştırılması ve devletin hüküm ve tasarrufu altında orman sayılan yerler olması halinde kesinleşen orman sınırı dışında kalan taşınmazlara yönelik Hazinenin davasının kabul edilmesi gerekir.
Bu nedenle, mahkemece en eski tarihli ve 1980-1985’li yıllara ait memleket haritası, aynı yıllara ilişkin 1/20000 ve 1/25000 ölçekli stereoskopik hava fotoğrafları ile fotogonometri yöntemiyle düzenlenmiş harita bulundukları yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi, bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, memleket haritası ve hava fotoğrafları çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan,, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapıları, bitki örtüleri ve çevreleri incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişilerden, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, temyize konu yerlerin 6831 sayılı yasanın 17/2 maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde bulunup bulunmadıkları yönünde bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, keşifte, çekişmeli taşınmazlar hakim tarafından gözlemlenmeli, taşınmazlar üzerinde neler bulunduğu (bitki örtüsü, ağaçların cinsi,sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişmeli yerleri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında ve orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı, aksi takdirde orman bütünlüğünün bozulacağının gözetilmesi, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılan yer olması halinde Hazine ve orman yönetiminin davasının kabulüne, taşınmazların (B) ile işaretlenen kesimlerin de orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmelidir.
Temyize konu taşınmazların, orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, Hazine devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açtığına göre 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının araştırılması gerekeceğinden, bu kez dava konusu taşınmazların bulunduğu yere ilişkin olarak 1980-1985 yıllarına ilişkin memleket haritası, 1/20000 ve 1/25000 ölçekli stereoskopik hava fotoğrafları ile aynı yıllara ilişkin fotogonometri yöntemiyle düzenlenmiş harita bulundukları yerlerden getirtilmeli, ziraat mühendisi, harita mühendisi ve orman mühendisi ile birlikte memleket haritası, hava fotoğrafları; topoğrafik harita ve kadastro paftası ile çakıştırıldıktan sonra mahalline uygulanmalı, stereoskop aletiyle incelenmeli, fen, ziraat ve orman bilirkişi tarafından taşınmazlar üzerinde tam olarak hangi tarihten itibaren zilyetliğin başladığı belirlenmeli, kadastro tesbit tarihine kadar geçen zilyetlik süresinin iktisap

için yeterli olup olmadığı üzerinde durulmalı, zilyetlik olgusunun maddi olaylara dayalı olmasından hareketle, maddi olayların ancak tanık, bilirkişi ve benzeri anlatımlarla kanıtlanacağı gözetilmeli (H.G.K. 30/03/1994 gün ve 1993/8-939-1994/176 sayılı kararı), Komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar davalı kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı ile eklemeli zilyetler yönünden de Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme… Müdürlüğünden senetsiz belgesiz araştırması yapılıp, sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı, çekişmeli taşınmazların imar ihyası yapılmamış taşlık , kayalık ve çalılık bölümlerinin zilyetlikle kazanılamayacağı gözetilerek toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davalı kişilerin temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli taşınmazların bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide (A) ile işaretlenen bölümleri yönünden hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; davacı … ve katılan davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli taşınmazların bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide (B) ile işaretlenen bölümleri yönünden hükmün BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 16/07/2008 günü oybirliği ile karar verildi.