YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5735
KARAR NO : 2008/8145
KARAR TARİHİ : 02.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine … İlçesi … Köyü 174 parsel sayılı taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunu; bu nedenle, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescili talebi ile dava açmıştır. Çekişmeli 174 sayılı parselin yörede 1968 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında tapu ve vergi kayıtlarına dayanılarak gerçek kişiler adına tespitine karşı Orman Yönetiminin açtığı dava sonucu … Tapulama Mahkemesinin 1969/359-1970/213 sayılı ilamı ile Orman Yönetiminin davasının reddine dair verilen kararın kesinleşmesi üzerine hükmen gerçek kişi adına tapuya tescil edildiği ve halen tapuda davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile (A) ile gösterilen 4501,74 m2 lik kısmın Hazine adına tapuya tesciline (B) ile gösterilen 2098,26 m2’lik kısma yönelik davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı Hazine ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapusunun iptaline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1940 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan ve 17.7.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B. madde uygulaması vardır.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen 2098,26 m2’lik kısmının uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu ve davacı Hazinede bu davayı sadece 1940 yılında kesinleşen orman tahdit haritasına dayalı olarak açtığı Hazinenin taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ya da 4785 Sayılı Yasa kapsamında devletleştirilen yer olduğu iddiası ile açılmış bir davası bulunmadığı anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİ gerekmiştir.
2- Orman Yönetiminin tapulama mahkemesinde açtığı dava sonucu yapılan uygulamada Orman Bilirkişisi … … tarafından orman kadastro haritası ile arazi kadastro paftası ölçekleri eşitlenmeyerek düzenlenen raporda aslında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan
orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmaz orman kadastro haritasında yanlış yerde gösterildiği ve mahkemecede bu yanlış ve yetersiz rapor esas alınarak çekişmeli taşınmazın tahdit dışında kaldığı kabul edilerek mahkemenin 1969/359-1970/213 sayılı kesinleşen kararı ile gerçek kişi adına tesciline karar verilmiş ise de, H.Y.U.Y.’nın 445/son maddesi gereğince bu hüküm, yargılamanın yenilenmesi yolu ile kaldırılmadığı sürece kesinleşen hükme değer verileceğinden davalı vekilinin bilirkişi krokisinde (A) işaretli bölüme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASI gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle Hazinenin bilirkişi raporunda (D) işaretli bölüme yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen bölüme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 02.06.2008 günü oybirliği ile karar verildi.