YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5749
KARAR NO : 2008/9787
KARAR TARİHİ : 03.07.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR :
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.09.2005 gün ve 2005/5456-10274 sayılı bozma kararında özetle: “Uzman … ve fenni bilirkişiler memleket haritası ile kadastro çapının ölçeklerini eşitleyerek birbirleri üzerine aplike etmediler. Ayrıca, memleket haritasındaki konumunu göstermediler. Bu nedenle; yeniden uzman … ve fenni bilirkişiler ile çekişmeli taşınmazın resmi belgelerdeki konumlarının belirlenmesi, davalıların varsa zilyetlik konusunda tanıklarının dinlenmesi, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamaların araştırılması, zilyetliği terk hususunun bulunup bulunmadığının araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra müdahil Hazinenin davasının kabulüne, … Yönetiminin davasınnın reddine ve dava konusu Bağköyü 108 ada 102 parselin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce … kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan uzman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın üzerinde ve sınırlarda taş yığınlarının bulunduğu ayrıca tek ve çok yıllık mera bitkileri ile üzerinde doğal yetişen meşe ve … çalılarının bulunduğu, 1952 tarihli MH da ormanlık alan dışında kaldığı ve … sayılmayan yerlerden olduğu açıklanarak çekişmeli taşınmazın resmi belgelerdeki konumunu işaretlemişlerdir. Ancak dosya içinde bulunan Akçadağ kadastro mahkemesinin 15.6.2005 tarih 22003/17-42 sayılı dosyada … Yönetiminin çekişmeli taşınmaza komşu olan 108 ada 98 ve 103 parsellerin … niteliğinde olduğu iddiası ile açılan davada uzmanlığına başvurulan başka bir uzman bilirkişi kurulu tarafından 98 ve 103 parsel sayılı taşınmazların 1956 tarihli memleket haritasında yeşile … açık alanda kaldığı ve … sayılan yerlerden olduğu şeklinde düzenlenen rapor esas alınarak 98 ve 103 parsellerin … sayılan yerlerden oldukları kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu dosyanın incelenmesinde uzman bilirkişi kurulunun memleket haritasında taşınmazları işaretlediği yer ile temyize konu olan bu dosyadaki uzman bilirkişi kurulunun memleket haritası üzerinde çekişmeli taşınmazı işaretledikleri yer birbirinden çok uzak ve farklı yerler olup, uzman bilirkişi kurulu tarafından çekişmeli taşınmazların resmi belgelerdeki konumlarının tam ve doğru olarak uygulanıp uygulanmadığı hususunda tereddüt oluşmuştur.
Dairemizin 02.06.2008 gün ve 2008/5389 E-8060 sayılı dosyasında uzman ormancı bilirkişiler … …, … … ile jeolog bilirkişi … … tarafından düzenlenen 02.02.2007 tarihli raporda “Davalı taşınmazın memleket haritasındaki rumuzlara
göre çalılık alanlar içerisinde kaldığı görülmekte ise de taşınmaz üzerinde bulunan meşe ağaçlarının mevcudiyeti, harita tanzimine müstenit olan … fotoğrafının çekimi sırasında bu ağaçların kesilmiş olduğu sadece çalılık örtünün kaldığı kanaati uyanmıştır. Şöyle ki; meşe ağacı tohumu, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesi mümkün görülmemektedir. Dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşenin daha önceki yıllarda tahrip edilmiş olduğu, … fotoğraflarının bu senelerde çekilmiş olduğu, fakat daha sonraki yıllarda … altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ormanının meydana geldiği bilimsel bir gerçektir.” şeklinde bilimsel açıklamalarda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar dikkate alındığında çekişmeli taşınmaz üzerinde doğal oluşan meşe ağaçları ile ilgili olarak uzman bilirkişilerce değerlendirme yapılmaması da doğru değildir.
Bu nedenle mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve … Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek … mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis, bir … mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi … olan bir yerin üzerindeki … bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt … toprağının … sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; çekişmeli taşınmazın üzerinde bulunan ağaçların cinsleri, adetleri, dağılımları açıklattırılmalı, keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli -kesinleşmiş … kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman … bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı) ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 03/07/2008 günü oybirliği ile karar verildi.