Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/6029 E. 2008/10547 K. 15.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6029
KARAR NO : 2008/10547
KARAR TARİHİ : 15.07.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ALACAK-TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda DAVANIN KABULÜ yolunda kurulan 06/12/2007 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 15/07/2008 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davalı … vekili avukat … geldi, karşı taraftan davalı … vekili Avukat … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı …; … merkez … Köyü … mevkiinde bulunan ham … niteliği ve 43.365.00 m2 yüzölçümünde, 542 parsel sayılı … adına kayıtlı taşınmazın 09/11/2004 tarihinde komisyon kararı ile …’ a ihale yolu ile satıldığını, satış sırasında, akdin esas unsurlarında hataya düşülerek sadece arza ve üzerinde bulunan çok az sayıdaki ceviz ve incir ağaçlarının değeri tespit edilerek satıldığını, hata sonucu taşınmaz üzerinde bulunan ve orman ağacı niteliğindeki 1843 adet ağacın bu hesaplamanın dışında tutulmak suretiyle, davalı ile taksitle satışı sözleşmesi düzenlendiğini, davalının satış sözleşmesi sırasında, satışa konu taşınmazın tamamen orman niteliğinde bir yer olduğunu bilmesine rağmen bu hususu saklayarak idareyi yanılttığını ileri sürerek, davalı adına satış nedeniyle oluşan 542 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile … adına tescili ile davalının ödediği paranın iadesine, olmadığı taktirde satışta dikkate alınmayan ağaç bedellerinin ihale tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece DAVANIN KABULÜNE, dava konusu … merkez … köyü … mevkii, 542 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile, DAVACI … ADINA TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE, davalının taşınmazla ilgili davacı hazineye ödediği paranın ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıya ödenmesine, karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir

Dava tapu iptali ve tescil ve alacak istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1968 yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Çekişmeli 542 parsel sayılı taşınmaz yörede 1987 yılında yalpan arazi kadastrosunda ham … olarak … adına tespit edilmiş itirazsız kesinleşerek aynı nitelik ile … adına tapuya tescil edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından, kesinleşen orman kadastro harita haritasına göre yapılan uygulama Yargıtay denetile olanak verecek biçimde yöntemine uygun değil ise de, keşif sonucu taşınmazın % 70 eğimli olup, içinde 1 yaşından 150 yaşına kadar tam kapalılıkta … ile kaplı, Devlet Ormanlarının devamı niteliğinde,eylemli biçimde orman olduğu saptanmıştır.
19/02/1995 tarih 22207 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4070 sayılı HAZİNEYE AİT … ARAZİLERİNİN SATIŞI HAKKINDA KANUNUN –satışı yapılamayacak taşınmaz mallar başlıklı – 11. maddesinin (g) bendinde “6831 Sayılı Kanuna göre orman sayılan alanlar ile 17/10/1983 tarih ve 2924 sayılı kanun gereğince Orman Bakanlığı emrinde bulunan taşınmaz mallar” hakkında uygulanmaz hükmü bulunduğu yine, 2886 Sayılı Devlet İhale Yasasının 74. maddesi ile bu maddeye göre çıkartılan yönetmeliğin 58/e maddesine göre orman alanlarının satışının yasaklandığından, çekişmeli taşınmazın 23/11/2004 tarihinde bedeli karşılığında gerçek kişiye satılması işlemi yasaya aykırı ve böyle bir işlem gereği gerçek kişi adına oluşturulan tapu kaydı da yolsuz tescil niteliğindedir.
Medeni Yasa mülkiyet hakkının doğumunu nedene (illete) bağlı bir hukuksal işlem olarak kabul etmiştir. Medeni Yasanın sistemine göre; tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Geçerli bir hukuksal nedene dayanmayan tescil işlemi yolsuz tescil niteliğini taşır ve her zaman iptali istenebilir (Hukuk Genel Kurulunun 30/5/2001 gün ve 2001/1-464-470 sayılı ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 S.K.).
Yolsuz tescille ayni hak kazanılmış olmaz (Prof. Dr. …, Prof.Dr…. … Eşya Hukuku 5.bası 1998 s.141).
Öte yandan, doğal … ve kaynak niteliğindeki ormanların, özel mülkiyet konusu olmasına yasal olanak yoktur. Bu tür yerler hakkında gerçek kişiler adına sicil oluşturulması da taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştiremez. (Yargıtay 1.H.D. 11/9/1989 gün ve 1989/8162-9365).Üzerinde tam kapalı eylemli orman örtüsü bulun taşınmazın sonradan davacı adına oluşturulan tapu kaydı, yolsuz tescil niteliğinde bir kayıt olup özde kamu malı olan taşınmazın özel mülk olarak tescil edilmesi sahibine mülkiyet … kazandırmaz. H.G.K.’nun 21.02.1990 günve 1989/1-700-101 ve 18.10.1989 gün ve 1-419/528 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, bu tür taşınmazlarda M.Y.’nın 1023 (931) maddesinde yazılı tapuya güven ilkesi ve 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre de uygulanmaz.
Kaldı ki; 05.11.2003 gün 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değiştirilen 6831 Sayılı Yasanın 7 nci maddesinin birinci fıkrasında “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz

amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fenni hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.”hükmü gereğince her zaman orman kadastrosu yapılarak orman sınırları içine alınma olanağı da vardır. Bu nedenle; mahkemece davanın kabulüne, davalının Hazineye ödediği satış bedelinin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıya geri verilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, taşınmazın eylemli orman olduğu saptandığı halde nitelik belirtmeden … adına tescil edilmesi isabetsiz ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün aşağıda belirtildiği gibi düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 06.12.2007 günlü kararın hüküm bölümünün birinci parağrafının ikinci satırındaki “… adına” kelimesinden sonra gelmek üzere, “Orman niteliğiyle” kelimelerinin yazılarak düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince usul ve yasaya uygun olan hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 550.00.-YTL. vekalet ücretinin davalı gerçek kişiden alınarak davacı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/7/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.