Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/6072 E. 2008/10696 K. 17.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6072
KARAR NO : 2008/10696
KARAR TARİHİ : 17.07.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.06.2006 gün ve 2006/5545-9564 sayılı bozma kararında özetle; “21.09.1999 tarihli keşif sonucu Jeolog Bilirkişi … … tarafından düzenlenen raporda, çekişmeli taşınmazın ve çevresinin … yatağı vasfında olmadığı bildirilmişse de, dosyaya getirtilen, … …,… …, Müdürlüğüne yazdığı 09.01.1998 tarih B 15 1 DSİ 1 13 03 00/124.1/16/295 sayılı yazısı suretinde “… … Mahallesi sınırı içerisinde bulunan … … seddelerinin 1967 ila 1970 yılları arasında inşa edildiği, aradan geçen zaman içerisinde ihtiyaca göre … yatağı ıslahı kapsamı içerisinde bakım ve onarım çalışmalarının yapıldığı…” bildirildiğine göre çekişmeli taşınmazın halen taşkın tehditi altında olan … yatağı olduğu, taşkından korumak için yapılan seddenin geçici tarzda olduğu, … ıslah projesinin başlamadığı ve asıl seddelerin henüz yapılmadığının anlaşıldığı, bu nedenle, halen … yatağı özelliğini sürdüren taşınmazda imar ihya işleminin tamamlandığının kabul edilemeyeceği, diğer taraftan; orman bilirkişisi tarafından çekişmeli taşınmazın orman sınır hattına irtibatlı krokisi düzenlenmiş ve yeterince orman sınır noktası içermediğinden denetimi olanak tanımasa da, eski tarihli memleket haritası … fotoğrafı ve amenajman planı uygulanmadığından taşınmazın öncesinde devletleştirilen orman alanlarından olup olmadığı saptanmadığı gibi, 1956 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda paftasında devlet ormanı olduğu işaretlenerek tapulama dışı bırakılan, bir bölümü kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakılan, … yapısı ve fiziksel özellikleri ile kuzey ve batısındaki devlet ormanı ile aynı özellikleri taşıyan çekişmeli taşınmazın tamamının, 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek 1977 yılında yapılan orman kadastrosunun kesinleştiği 16.11.1978 tarihine kadar orman sayılacağının tartışmasız olduğu, üzerindeki orman bitki örtüsünün yok edilmiş olması durumu değiştirmeyeceği, Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242/292 sayılı kararında da değinildiği gibi, çekişmeli taşınmaz orman kadastrosu yapılıp orman sınırları dışında bırakıldığı 16.11.1978 tarihine kadar orman sayılacağı, 05.11.2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi gereğince her orman olarak sınırlandırılabileceği, 3402 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince, il, ilçe ve kasabaların imar

planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmazlar imar ihya yoluyla kazanılamayacağı, kabule konu çekişmeli taşınmaz bölümlerinin bir an için kesinleşen orman sınırları dışında bırakıldığı kabul edilse dahi, Taşınmazın ormana sınırı dışında bırakıldığı 16.11.1978 tarihinden, imar palanı sınırları içine alındığı 1983 yılına kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin de geçmediği, aynı bütünden geldiği anlaşılan çekişmeli taşınmazın güney ve doğusunda bulunan taşınmazlarla ilgili, Yargıtay tarafından da onandıktan sonra kesinleşen tescil hükmünün, dava konusunun farklı olması nedeniyle, somut olayda davanın tarafları yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı, açıklanan nedenlerle dava konusu edilen taşınmazın tümüne ilişkin davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacılar … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713 maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu … Köyünde 1941 yılında askı ilanı yapılarak 1942 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 18.07.1977 tarihinde yapılarak 16.11.1977 tarihinde askıya çıkartılan ve dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması, 1988 ve 1989 yıllarında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilen, aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 17/07/2008 günü oybirliğiyle karar verildi.