YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6090
KARAR NO : 2008/10675
KARAR TARİHİ : 17.07.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın öncesinin resmi belgelerde orman niteliğinde olduğunu ve yörede orman kadastro çalışması halen yapılmamış olması nedeniyle orman olma niteliğinin devam ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1963 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastro çalışmasının yapılmadığı, yörede 1963 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda çekişmeli taşınmazın fundalık, çalılık olarak tescil harici bırakıldığı, memleket haritasının uygulanmasında fundalık ve çalılık olan bu yerlerin orman niteliğinde arazi olarak gözüktüğü, münhanili haritalarda taşınmazların genel olarak eğimlerinin yüksek olduğu, bazı bölümlerde eğimin düşük olmasının sonucu değiştirmeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesinin karşı kavramından orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan bu yerlerin orman sayılacağı, orman kenarında bulunan çalılıkların ormanın devamı ve ayrılmaz parçası olduğu, zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı saptanarak, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17/07/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.