YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6111
KARAR NO : 2008/10264
KARAR TARİHİ : 10.07.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışmasında … Köyü 751 parsel sayılı 39 hektar 3200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz önce 759 nolu vergi kaydı ile … … adına tesbit edilmiş, daha sonra kadastro komisyonunun 25.01.1984 tarihli kararı ile bu taşınmazın yörede yapılarak kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı ve 06.09.1950 tarih 42 nolu Yeşilgöl ve Korusırtı mevkii Devlet Ormanı olarak Hazine adına kayıtlı olan tapu kaydı içinde kaldığı belirtilerek hamtoprak vasfı ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … Bursa, 37 parsel sayılı taşınmazın 17.06.1953 tarih 221 ve 19.12.1962 tarih 886 nolu tapu kayıtlarının toplam yüzölçümünün 14.000 m2 olduğunu, ancak kendi adına 37 parsel altında 10.200 m2 olarak tesbit edildiğini, tapu kaydı içinde kalan bir bölüm taşınmazın 3172 numaralı orman parseli içinde tesbit edildiğini, davacı … ise, 25.08.1952 tarih 1053 nolu tapu kaydı ile 3161 ve 3184 parsellerin 8600 m2 ve 400 m2 yüzölçümleri ile adına tesbit edildiğini, ancak tapu ve 1938 tarih 1905 nolu vergi kaydı kapsamı içinde kalan bir bölüm taşınmazın 751 parsel içinde kaldığı belirterek, diğer davacılar …, … ve … … ise, 751 parsel içinde kalan bir kısım taşınmazın kendi zilyetliklerinde olduğu iddiası ile kadastro tespitine itiraz davası açmışlardır. Mahkemece, davacı …… …,’nın davasının feragat nedeni ile reddine, diğer davacılar …, … ve …’ün davalarının ise ispatlanamaması nedeni ile reddine, davacı … Bursa mirasçılarının ise davalarının esastan reddi ile 3172 parsel ile ilgili olarak Lüleburgaz Kadastro Mahkemesinin 21.02.1991 gün 1989/28-2 sayılı ilamı ile bu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili yolunda hüküm kurulduğu ve tapuya tescil edildiği gerekçesi ile bu taşınmazla ilgili olarak yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, çekişmeli 751 parselin ise, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar … ve … tarafından temyiz edilmektedir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Yörede 1949 yılında 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman kadastro çalışması, 1975 yılında 1744 Sayılı Yasa gereğince yapılan aplikasyon ve 2. madde, daha sonra ise 1985 ve 1988 yıllarında 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar gereğince yapılan tahdit, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Uzman fenni bilirkişi, davacılar … ve … tarafından dava konusu edilen yerlerin A, B, C; D harfli 3039 m2, 2733 m2, 7872 m2 ve 9272 m2’lik bölümler olduğu ve çekişmeli 751 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığını açıklayarak kroki sunmuştur. Uzman orman bilirkişisi ise, çekişmeli (A) harfli bölümün kesinleşen orman sınırları dışında kaldığını, B ,C, D harfli bölümlerin ise, 3116 Sayılı Yasa gereğince orman sınırları içinde iken 1744 Sayılı Yasa gereğince yapılan aplikasyon ve 2. madde çalışmasında 2. madde uygulamasına konu edildiğini, ancak daha sonra 2896 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman kadastro çalışmasında yeniden orman sınırları içine alındığını açıklayarak çekişmeli taşınmazların orman tahdit hattına göre konumunu göstermiş, ayrıca B, C, D harfli bölümlerin ağaçlandırma sahası içinde kalması nedeni ile fiilen orman ağaçları ile kaplı olduğunu belirtmiştir.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından, çekişmeli 751 parsel sayılı taşınmaz içinde yer alan ve temyize gelen davacı gerçek kişilerin talep ettikleri 09.04.2007 tarihli … raporunda gösterilen A, B, C, D harfli 3039 m2, 2733 m2, 7872 m2 ve 9292 m2’lik bölümlerden B, C, D harfli bölümlerin yörede yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içinde kaldığı, eylemli durumda ağaçlandırma yapılması nedeni ile orman ağaçları ile kaplı olduğu, (A) harfli bölümün de kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı belirtilse de, uzman bilirkişilerce dosyadaki orman tahdit haritasına göre orman kadastro çalışmasının uygulandığının anlaşıldığı, oysa orman kadastro çalışmalarındaki çalışma tutanakları (ki asıl olan çalışma tutanakları ile bunların dayanağı olan memleket haritası ve … fotoğraflarıdır) ve Orman Yönetimi tarafından dosyaya gönderilen memleket haritası esas alındığında bu yerin yapraklı ağaç rumuzlu alanda kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu, kaldı ki davacı gerçek kişilerin dayandıkları 1938 tarih 1914 nolu vergi kaydının da dava dışı 3173 sayılı taşınmaza revizyon görerek davacılar adına tescil edildikleri ve bu vergi kaydının çekişmeli taşınmaz yönünü (güney ve batı hudut olarak) KÖY BALTALIĞI olarak gösterdiği anlaşıldığına göre, mahkemece davanın reddi ile 751 parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacıların temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 10/07/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.