Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/6400 E. 2008/8741 K. 12.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6400
KARAR NO : 2008/8741
KARAR TARİHİ : 12.06.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Mahallesi 226 ada 4 parsel sayılı 28.453 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırıldığından söz edilerek orman niteliğiyle, 122.01 m2 ve 818.84 m2 yüzölçümündeki 226 ada 2 ve 3 Parsel sayılı taşınmazlar ise 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından söz edilerek bahçe niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler, taşınmazların kendilerine ait kendi kullanımlarındaki bölümlerinin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ayrı ayrı adlarına tapuya tescilini istemişler, Davacılar vekili 226 ada 2 sayılı parsele ilişkin davalarından vazgeçmiştir. Mahkemece 226 ada 3 ve 4 sayılı parsellere ilişkin davanın KABULÜNE, çekişmeli taşınmaz bölümlerinden 02.05.2003 tarihli … bilirkişi krokisinde (A) ve (B) ile gösterilen 350.88 m2 yüzölçümündeki bölümün 226 ada 3 parsel sayısı ile Hüsamettin Usta mirasçıları, (D) ve (E) ile gösterilen 334.96 m2 yüzölçümündeki bölümün Hüsamettin Usta mirasçıları, (G) ve (H) ile gösterilen 332.83 m2 yüzölçümündeki bölümün …, (K) ile gösterilen 331.73 m2 yüzölçümündeki bölümün Binnaz Fırat mirasçıları, (L) ile gösterilen 328.51 m2 yüzölçümündeki bölümün … Usta mirasçıları, (M) ile gösterilen 325.29 m2 yüzölçümündeki bölümün …, (C ), (F) ve (J) ile gösterilen 7.62 m2, (N) ile gösterilen 57.88 m2 ve (P) ile gösterilen 1.15 m2 yüzölçümündeki bölümlerin yola terkine, 226 ada 2 sayılı parsel sehven dava edilip mahkemenin başka dosyasında dava konusu olup dava derdest olduğundan bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 226 ada 4 sayılı parselin mahkemenin 2002/51 ve 2003/38 esaslı dosyalarında dava konusu olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli 226 ada 4 sayılı parsel orman alanı içinde bırakılmış, 226 ada 2 ve 3 sayılı parseller ise 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır.
Aynı Gün temyiz incelemesi yapılan mahkemenin 2002/52(Dairenin 2008/6398), 2002/47 (Dairenin 2008/6400), 2002/26 Esasına kayıtlıyken Yargıtay Bozma kararından sonra 2004/1 (Dairenin 2008/6399 ) esas sayılı dosyaları ile Temyiz incelemesi sırasında getirtilen Mahkemenin 2002/51 esasına kayıtlı iken Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma kararından sonra 2005/136 esasına kayıt edilen (davanın reddine ilişkin mahkeme kararının Dairenin 2006/4562 esasında yapılan temyiz incelemesi sonunda onanarak kesinleştiği) dava dosyalarında 226 ada 4 ve 226 ada 3 sayılı parsellerin değişik bölümlerinin gerçek kişiler
tarafından dava konusu edildiği, bu dosyalarda yapılan keşifler sonucu elde edilen uzman bilirkişi raporlarında dava konusu edilen bölümlerin eski tarihli memleket haritasında aynı şekilde nitelendirildiği, dava dışı 225 ada 1 sayılı parselin mezarlık olarak Belediye adına tesbitinin kesinleştiği, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin mezarlık ile ilgisinin olmadığı bildirilmiştir.
Mahkemenin 2002/51 esasına kayıtlı dava dosyasında … ve Okul Talebeleri Derneği tarafından, … Mahallesi 226 ada 4 sayılı parselin kuzey doğusundaki bölümü için kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve tapu kaydına tutunarak açtığı kadastro tesbitine itiraz davanın kabulü ile parselin … bilirkişi krokisinde (B), (C ) ve (E) ile gösterilen 4645.15 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin davanın kabulüne ve bu bölümün davacı Dernek adına tesciline ilişkin Mahkemenin 09.05.2003 gün ve 2002/51-38 sayılı kararının davalı yönetimlerin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2003/6392-7510 sayılı kararıyla “davacı tarafın tutunduğu 919 m2 yüzölçümündeki tapu kaydının sınırları itibariyle her yere uyabilecek cinsten olduğu, çekişmeli taşınmazın eylemli durumu ile ilk keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulunun eski tarihli memleket haritasında orman olarak nitelendirildiğine ilişkin bulgusunun örtüştüğü, mahkemece değer verilen uzman bilirkişi kurulunun memleket haritasındaki nitelendirmesinin gerçeğe uymadığı, eylemli orman ağaçları bulunan taşınmazın orman olarak tesciline karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulduğu, Mahkemece öneki kararda direnildiği, Mahkemenin 26.04.2004 gün ve 2004/2-1 sayılı direnme kararının davalı Yönetimlerce temyiz edildiği, Yargıtay Yüksek Hukuk Genel Kurulunun 23.02.2005 gün ve 2005/20-96 sayılı kararıyla, Daire bozma kararındaki gerekçelerle bozulduğu, Yüksek Hukuk Genel Kurulunun bozma kararından sonra, Mahkemece davanın reddine ve 226 ada 4 sayılı parselin tesbit gibi tapuya tesciline karar verildiği, kararın davacı temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.05.2006 gün ve 2006/4562-6817 sayılı kararıyla onandıktan sonra karar düzeltme yolu kullanılmadığı için 11.07.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
1) Davacı taraf … Mahallesi 226 ada 2 ve 3 sayılı parselleri de dava konusu …, 05.03.2003 tarihli keşifte, kendilerinin sadece 226 ada 3 ve 4 sayılı parsellere ilişkin davası bulunduğunu, 226 ada 2 sayılı parsele ilişkin davasından vazgeçtiğini bildirip, beyanını imzası ile onayladığı, teknik olarak bu beyan feragat beyanı olduğu halde, bu parsel için açılan davanın feragat nedeniyle, 226 ada 4 sayılı parselin diğer bölümlerine ilişkin davalarının ispatlanamadığından reddine karar verilmesi gerekirken, bu parseller için hüküm kurulmaması şeklinde karar verilmesi yasaya aykırıdır.
2) Hazinenin 226 ada 3 ve 4 sayılı parsellerin 02.05.2003 tarihli … bilirkişi krokisinde (A) ve (B) ile gösterilen 350.88 m2, (D) ve (E) ile gösterilen 334.96 m2, (G) ve (H) ile gösterilen 332.83 m2, (K) ile gösterilen 331.73 m2, (L) ile gösterilen 328.51 m2, (M) ile gösterilen 325.29 m2, (C ), (F) ve (J) ile gösterilen 7.62 m2, (N) ile gösterilen 57.88 m2 ve (P) ile gösterilen 1.15 m2 yüzölçümündeki bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporlarıyla, bu bölümlerin orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği ve davacı gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuşsa da; yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir.
Şöyle ki; 05.03.2003 tarihli keşif sonucu Orman Bilirkişileri … …, … … ve … tarafından düzenlenen raporda; çekişmeli 3 ve 4 sayılı parsellerin 1949, 1960 ve 1993 baskı tarihli memleket haritalarında beyaz renkli mezarlık olarak gösterildiği, üzerinde orman ağaçları ve kalıntıları bulunduğu, toprağın orman toprağı vasfında, eğimin %15-20 olduğu ve sonuç olarak orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş, Davacı tarafın isteği üzerine 21.04.2003 tarihli keşif sonucu Orman Bilirkişiler Nedim Saraçoğlu, … … … ve … … tarafından düzenlenen raporda ise bu bölümler üzerinde orman ağaçları ve kalıntılarının bulunmadığı eğimin %5 civarında olduğu, 1949, 1960 ve 1993 baskı tarihli memleket haritalarında beyaz renkli … ve iskan alanı olarak gösterildiği sonuç
olarak orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş, mahkemece raporlar arasında özellikle eylemli durum ve bitki örtüsü yönünden oluşan çelişkiler giderilmemiş, raporlardan birini diğerine … tutma nedeni açıklanmadın bu ikinci kurul raporuna değer verilmiştir. ayrıca her iki uzman bilirkişi kurulu raporuna eklenen memleket haritasının tarihi anlaşılamadığı gibi, çekişmeli taşınmaz bölümleri memleket haritasında denetime olanak vermeyecek biçimde nokta şeklinde işaretlenmiştir.
Mahkemece, aynı parsele ilişkin dava dosyaları birleştirilmeli, en eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, önceki bilirkişi kurulu raporlarının tartışıldığı ve çelişkilerin giderildiği duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki ve rapor düzenlettirilmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre davacı gerçek kişilerin yola ilişkin bir davaları bulunmadığı halde, bazı bölümlerin yola terkine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 12/06/2008 günü oybirliği ile karar verildi.