Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/6463 E. 2008/11483 K. 22.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6463
KARAR NO : 2008/11483
KARAR TARİHİ : 22.09.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.11.2004 tarih 6835-12140 sayılı bozma kararında özetle: “Hükme esas alınan ve çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildiren orman bilirkişi raporu orijinal renkleri içermeyip, elle boyandığı gibi, taşınmazların memleket haritasında bulundukları yer, bozma öncesi rapora göre farklı bir konumda işaretlenmiştir. Bundan ayrı; yine bozma ilamında işaret edildiği halde, keşifte çekişmeli taşınmazlara ve yüzü aşkın parsele revizyon gördüğü anlaşılan vergi kayıtları ve … parsel kayıtlarının uygulaması yapılmamış, vergi kayıtlarının sınırında … (…) ve orman okuduğu, gayrı sabit hudut içerdiği halde kayıt kapsamları miktarları ile belirlenmediği, vergi kayıtlarının lehe olduğu kadar aleyhe de delil teşkil edeceği” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve 421, 426, 430, 432, 476, 499, 506, 525, 547, 570 ve 574 numaralı parsellerin 1/2’şer pay oranı ile davacılar adlarına, arzın altındaki madenlerin devlete ait olduğunun tapuya şerh düşülmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava Medeni Yasanın 713. maddesine göre açılan tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1984 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazlara kadastro tutanağı düzenlenmemiş ve havzayi fahmiye hudutları içinde kalması nedeniyle tapulama dışı bırakılmıştır.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gereği yerine getirilmemiştir. Şöyle ki: çekişmeli taşınmazlara revizyon gören vergi kayıtları dava konusu parseller dışında başka parsellere de revizyon gördüğü halde bu husus nazara alınmamış, vergi kayıtlarının dava konusu parsellere uymadığından söz edilerek hüküm kurulmuştur.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Çekişmeli 421,426,430,432,525 numaralı parsellere uygulanan 444 numaralı vergi kaydı 419 ila 432 ve 522 ila 554 numaralı parsellere; çekişmeli 476 numaralı parsele uygulanan 442 ve 443 numaralı vergi kayıtları 457 ila 499 numaralı parsellere ; çekişmeli 499, 570 ve 574 numaralı parsellere uygulanan 440 numaralı vergi kaydı 499-562-566 ila 575 numaralı parsellere; çekişmeli 506 numaralı parsele uygulanan 449 ila 455 numaralı vergi kayıtları 500 ila 521 ve 577 ila 581 numaralı parsellere; çekişmeli 547 numaralı parsele uygulanan 457 ila 459 numaralı vergi kayıtları 535 ila 555 numaralı parsellere revizyon görmüştür.
Öncelikle vergi kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı bu parsellere ait kadastro tespit tutanakları , dava konusu edilmiş iseler dava dosyaları ile dava konusu parsellerin 1984 yılında kadastro tespitlerinin yapılmış olduğu , daha sonra havza-i fehmiye sınırları içinde kalmış olmaları nedeni ile tespit harici bırakıldıkları anlaşıldığından 1984 yılına ait kadastro paftası getirtilmeli ve çekişmeli parsellere revizyon gören vergi kayıtlarının uygulandığı dava dışı tüm parseller bir bütün kabul edilerek eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, dosya keşif hazırlanmalı, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita vergi kayıtlarının revizyon gördüğü tüm parseller ile komşu ve yakın komşu parselleri ada bazında gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu gösterir yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazların etrafındaki parsellerin kadastro tesbitinin kesinleşmesi suretiyle yada hükmen belirlenen hukuki durumlarına göre orman içi açıklığı olup olmadığı üzerinde durulmalı, orman içi açıklıkların etrafındaki orman alanları ile bütünlük arz eden ve orman sayılan yerlerden olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi gereğince özel mülkiyete konu edilemeyecekleri düşünülmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının Orman Yönetimine iadesine 22/09/2008 günü oybirliği ile karar verildi.