Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/6491 E. 2008/9074 K. 24.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6491
KARAR NO : 2008/9074
KARAR TARİHİ : 24.06.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali – tescil ve şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalılardan … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1992 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında, … Köyü 847 parsel sayılı 5.635,83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığından söz edilerek kütüğün beyanlar hanesine “… …’in 1975 yılından beri kullanımında olduğu” yazılarak tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.Hazinenin, beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin silinmesi istemiyle açtığı dava … Kadastro Mahkemesinin 19.06.1996 gün 1996/8-12 sayılı kararı ile reddedilmiş ve Yargıtay denetiminden geçerek 31.01.1997 tarihinde kesinleşmiştir.
943 parsel sayılı 8.633,07 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman rejimi dışına çıkarıldığından söz edilerek, kütüğün beyanlar hanesine “… …’ın 1980 yılından buyana kullanımında olduğu” yazılarak tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Hazinenin, beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin silinmesi istemiyle açtığı dava … Kadastro Mahkemesinin 20.03.1996 gün 1996/1-8 sayılı kararı ile reddedilmiş ve temyiz edilmeksizin 16.10.1997 tarihinde kesinleşmiştir
Davacı …; 847 ve 943 parsel sayılı taşınmazların kesinleşen orman tahdidi içinde kaldıkları, ancak 95 nolu orman kadastro komisyonunca yapılan aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma işlemleri sırasında tahdit içinde bırakılan davalı taşınmazların 2/B haritasının hatalı boyanması sonucu VX nolu 2/B poligon numarası ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılan alanda işaretlendikleri, bu hatanın 29.05.1995 tarihli düzeltme tutanağı ile giderildiği, bu sebeple çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilleri ve tapu kayıtlarının beyanlar hanesindeki zilyetlikle ilgili şerhlerin silinmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda 847 parselin (A) ile işaretlenen 3.150 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve bu kısma ilişkin kütüğün beyanlar hanesindeki “… …’in 1975 yılından beri kullanımında olduğu” şerhinin silinmesine, 943 parsel sayılı taşınmazın (C) ile işaretlenen 7.753,07 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve bu bölüme ilişkin kütüğün beyanlar hanesindeki “… …’ın 1980 yılından buyana kullanımında olduğu” şerhinin silinmesine karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalılardan … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil ve kütüğün beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin silinmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1964 yılında genel arazi kadastrosu, 23.11.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu, aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 27.02.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Davacı … ve davalı …’ın temyiz itirazları 943 parsele yönelik olup, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda; çekişmeli taşınmazların tamamının 1942 yılında yapılan tahdit haritasında 923 ila 925 …’lerin içinde kaldığı, 1744 Sayılı Yasanın 2., 2896 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına konu edilmedikleri, 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile 847 parselin (B), 943 parselin (D) ile işaretlenen bölümlerinin Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldıkları, 847 parselin (A), 943 parselin (C) ile işaretlenen kesimlerinin orman tahdidi içinde oldukları açıklanmıştır.
Her ne kadar, orman bilirkişi kurulu tarafından yapılan hat uygulaması, bir örneği dosyada bulunan orman rejimi dışına çıkarma haritası ile uyumlu ise de 2/B çalışma tutanağı ile 2/B haritası uyumsuzdur. Bilindiği üzere çalışma tutanakları ile tahdit haritasının çelişkili olması halinde orman sınır noktalarının zemindeki ve tahdit haritasındaki yerine itibar edilmeyip, çalışma tutanaklardaki yön ve mesafe olarak tarif edilen yerlerine itibar edilmesi gerekir. Dosya içinde bulunan XV poligonuna ilişkin çalışma tutanağı okunduğunda “ …..Sınır düzeltmesine 456 tapulama parselinin batı kenarında 2033 nolu OS noktası tesis edilerek işe başlandı. Buradan güneybatı yönde devamla sağda … … açma tarlası, solda devlet ormanı kalarak tarlanın güney köşesi olan yol kenarına 2034 nolu OS noktası tesis edildi. Buradan kuzey ve kuzey doğu yönde devamla sağda … … ve … açma tarlası, solda devlet ormanı kalarak tarlanın kuzey doğu köşesine 2035 OS tesis edildi ….” denildiği halde 2/B haritasında 2033 … 734 parselin geldisi olan 456 tapulama parselinin batı kenarı yerine 452 tapulama parselinin batı kenarına, 2034 …’de … …’ın zilyetliğinde bulunan 997 parselin güney köşesi yerine 847 parselin kuzey batı köşesine konulmuştur. Orman Genel Müdürlüğü Kadastro ve Mülkiyet Daire Başkanlığınca da bu durumun farkına varılarak … G22-b 02-a nolu 2/B paftasındaki hata 29.8.1995 tarihli düzeltme tutanağı ile giderilmiştir. Davalı …; … Kadastro Mahkemesinin 20.03.1996 gün 1996/1-8 sayılı dosyasının eldeki dosya yönünden kesin hüküm olduğu savında bulunmuş ise de, Kadastro Mahkemesindeki dava zilyetlik şerhinin silinmesine ilişkin olup … de taraf değildir. Dolayısıyla her iki davanın hukuki sebepleri ile tarafları aynı olmadığından H.Y.U.Y.’nın 237.maddesi uyarınca kesin hükümden söz edilemez. Hal böyle iken mevcut dosya kapsamı ve 2/B çalışma tutanağı karşısında 943 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 847 parselin ise hükme dayanak yapılan bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 3.150 m2 yüzölçümlü bölümünün kesinleşen tahdit içinde kaldıkları anlaşılmaktadır. Orman Yönetiminin 943 parsel sayılı taşınmazın tamamına yönelik olarak davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : 1- Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı …’ın temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 943 parsel sayılı taşınmaz yönünden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 24/06/2008 günü oybirliği ile karar verildi.