Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/6548 E. 2008/11045 K. 15.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6548
KARAR NO : 2008/11045
KARAR TARİHİ : 15.09.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1972 yılında yapılan kadastro sırasında … 469 parsel sayılı 289 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Kasım 1958 tarih 266 ve mayıs 1965 tarih 17 sıra nolu tapu kayıtları uygulanarak arsa niteliği ile … Köyleri Elektrik Birliği adına tespit edilmiş, itirazsız kesinleşmiştir. … Asliye 5. Hukuk Mahkemesinin 23.05.1997 gün 1997/239-434 sayılı kararı ile 469 parselin Kamulaştırma Yasasının 16. maddesi uyarınca … Belediye Başkanlığı adına tapuya tesciline karar verilmiş ve temyiz üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince onanarak 23.10.1997 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı Hazine, T.E.K.’den kamulaştırma yoluyla Belediyeye geçen ve hizmet binası olarak kullanılan çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, Hazine adına tapuya tescili istemiyle hakem sıfatıyla … Asliye Hukuk Mahkemesinde 2002/525 esas sayılı davayı açmıştır. Mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararın Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesince “taşınmazın aynına ilişkin davanın hakem sıfatıyla görülemeyeceği, görevsizlik kararı verilmesi” yönündeki bozması üzerine mahkemece bozamaya uyularak davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, yargılamaya … Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmiştir. Mahkemece hiçbir uygulama ve araştırma yapılmadan çekişmeli taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kalsa dahi kamulaştırma yoluyla davalı belediyeye intikal ettiği, Hazinenin açtığı davanın doğruluk ve dürüstlük kuraları ile bağdaşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1744, 2896 ve 3302 Sayılı Yasa hükümlerine yapılan aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma işlemleri vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; bilindiği üzere orman kadastrosunun (tahdidinin) kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir. Kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerde özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümleri uygulanmaz, dolayısıyla kamulaştırmaya, alım ve satıma konu olamaz.
… Asliye Hukuk Mahkemesinde 2002/525 esas sayılı dava dosyasında yapılan keşif Prof. Dr.Orman Yüksek Mühendisi …, Doç. Dr.Orman Yüksek Mühendisi … ve Harita Kadastro Yüksek Mühendisi … tarafından yöntemine uygun olarak kesinleşmiş tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritaları uygulanarak yapılan araştırma, inceleme ve uygulama sonucu ortak düzenlenen krokili raporda; çekişmeli taşınmazın 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırları içinde iken daha sonra 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı açıklanmıştır.
Çekişmeli taşınmaz 1943 yılında orman kadastro sınırı içine alındığından, sonradan yapılan kamulaştırma işlemi yok hükmündedir. Diğer taraftan kadastro çalışmaları sırasında uygulanan (revizyon gören) tapu kayıtları da hukuki değerini yitirmiştir. Orman içinde kalan ya da orman sınırı dışına çıkartılan alanlarda tapu kayıtlarına değer verileceğine ilişkin 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 45. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 01/06/1988 gün 31/13 ve 14/03/1989 gün 35/13 ve 13/06/1989 gün 7/25 sayılı kararları ile iptal edildiğinden, davalı belediyenin dayanacağı hiç bir yasal yol bulunmamaktadır. Aslı orman olan taşınmazlar hakkında özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümleri uygulanamaz. Kamulaştırma işlemi, davalı belediyeye mülkiyet hakkı kazandıramayacağı gibi özde orman olan taşınmazın hukuksal niteliğini de değiştirmez. Kamu malı ve orman niteliğindeki taşınmazlarda; Medeni Yasanın 1023 (931). maddesinde yazılı iyi niyet ve tapuya güven ilkeleri de uygulanamaz. Aslı orman olan taşınmazlar hakkında özel mülk oluşturulan tapu kayıtları ve kamulaştırma işlemleri yolsuz tescil niteliğinde olduğundan, sahibine hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı gibi, bu tür tapu kayıtları Hazine ve Orman Yönetimi tarafından hiç bir süreye bağlı kalınmadan açılacak davalar sonucu iptal edilebilecektir.
Mevcut dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritası içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı belirlendiğinden Hazine tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile bilimsel verilerden uzak ve soyut gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 15.09.2008 günü oybirliği ile karar verildi.