Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/6552 E. 2008/9075 K. 24.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6552
KARAR NO : 2008/9075
KARAR TARİHİ : 24.06.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Kocadere Köyü 375 parsel sayılı 9.160 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ekim 1945 tarih 30 sıra nolu tapu kaydı ve gittileri uygulanarak tarla niteliği ile … … ve müşterekleri adlarına tespit ve tescil edilmiş, imar uygulaması üzerine 936 ve dava dışı parsellere ifraz edilmiştir. 936 parsel sayılı 565,16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile davalılar adlarına tapuda kayıtlıdır. Davacı Bakanlıklar vekili, çekişmeli 936 parsel sayılı taşınmazın öncesinin orman olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, tapu kayıtlarının iptal edilerek Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tapuya tesciline yönelik verilen kararın bir kısım davalılar tarafından temyizi üzerine bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 01.11.2002 gün 2002/11678-12111 sayılı bozma ilamında; “Hükme dayanak alınan uzman bilirkişilerin raporlarının yeterli olmadığı, bu sebeple çekişmeli taşınmazın kadastro tespit tutanağı ile dayanak belgeleri, makiye ayırma ve orman rejimi dışına çıkarmaya ilişkin tüm belgelerin getirtilerek, üç uzman bilirkişi ile yeniden yapılacak keşifte; makiye ayırma ve orman rejimi dışına çıkarma haritalarının uygulanması, çekişmeli taşınmazın makiye ayrılıp ayrılmadığının, … muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığının belirlenmesi, taşınmaz makiye ayrılmış ise orman rejimi dışına çıkarma işlemine değer verilemeyeceğinin düşünülmesi, 1993/5-1996/1 sayılı İBK’nın irdelenmesi, orman rejimi dışına çıkarma işleminin hangi tarihte hangi yasaya göre yapıldığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, çıkarma işleminin 1744 Sayılı Yasaya göre yapıldığının tespit edilmesi halinde kadastro tespitine dayanak yapılan tapu kayıtlarının yöntemince zemine uygulanıp kapsamının belirlenmesi, oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak, çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinin içinde olduğu, 1950 yılında makiye ayrıldığı ancak makiye ayırma işleminin 1963 yılında iptal edildiği, taşınmazın tevzi yoluyla dağıtılmadığı, PXXIII poligon numarası ile 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığı ancak bu işlemin kesinleşmediği, davalıların 1993/5-1996/1 sayılı İBK’na göre özel yasa uyarınca oluşan tapu kayıtlarının bulunmadığı, taşınmazın orman niteliğini yitirmediği gerekçesi ile davanın kabulü ile dava konusu 936 parselde A giriş 1 ila 10, B giriş 11 ila 19 nolu bağımsız bölüm malikleri adlarına tapuda kayıtlı bulunan kat irtifakına ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılardan … … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava , tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 23.06.1949 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1963 yılında genel arazi kadastrosu, 21.12.1982 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 16.06.1989 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdidinde … Ormanı sınırları içinde kaldığına, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrıldığına, ancak Kocadere Köyünde yapılan makiye ayırma işleminin 28.12.1962 tarihli rapor ile iptal edildiğine, makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.nın 22.03.1996 gün 5-11 sayılı ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edildiğine, çekişmeli taşınmaza ilişkin makiye ayırmadan sonra özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kaydı bulunmadığına, taşınmazın 21.12.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığına, 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerin, orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, mülkiyetinin tapu sahibine intikal etmeyeceğine, çünkü, 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde yazılı “ Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı …. anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmü, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihinden daha önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan tapu kayıtlarına ilişkin olduğuna, taşınmazın öncesinin orman olsun olmasın, o yer kesinleşen orman sınırı içinde bulunduğu sırada oluşturulan tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği gibi, taşınmazın öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yer orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine bu tapu kaydına değer verilemeyeceğine ve o yerin mülkiyetinin tapu sahiplerine intikal etmeyeceğine, 1744 Sayılı Yasanın 2/6 maddesi gereğince çıkartılan ve 22 Temmuz 1974 tarihli Resmi Gazete Yayınlanarak yürürlüğe giren “Orman Sınırları Dışına Çıkartılacak Yerler Hakkında Tüzük”ün 34. maddesinde “Orman Kadastro ekipleri; düzenleyecekleri tutanaklarda orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırları içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için orman sayılan yer haline dönüşmüş ve fakat 6831 Sayılı Orman Yasasının değişik 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılması gerekli olan yerleri, tapu sahibinin kimliğini, tapunun tarih ve numarasını yazmak suretiyle ayrı bir madde halinde belirler. Bu gibi yerler … fotoğraflarına ve haritalarına işlenir veya yersel ölçüleri yapılır”. Yine aynı Tüzüğün 41/2. maddesinde “inceleme kurulları … esasen orman sayılmayan yerlerden olduğu neticesine vardıkları yerler hakkında 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. maddesine göre inceleme yapamazlar.”hükümlerinin bulunduğuna, Yasanın ve yukarıda yazılı tüzük hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu; 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin mülkiyetinin tekrar tapu sahiplerine intikal edebilmesi için;
1- Taşınmazın öncesi orman olup da bilim ve … bakımından nitelik kaybetmesi nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkrası gereğince orman reijmi dışına çıkartılan yer olmaması, (Bu tür yerler ister itiraz sonucu, isterse itiraz edilmeden kesinleşen orman sınırı içinde kalmışsa o yer tapulu olsa dahi mülkiyeti tapu sahibine intikal etmez.. Çünkü, tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde olduğundan sahibine hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmamıştır.)
-3-
2008/6552 – 9075

2- 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkra hükümlerine uymadığı, yani aslında orman olmadığı ve tapulu bulunduğu halde, yanlışlıkla orman sınırı içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için hukuken orman sayılan yer haline dönüştüğü anlaşılarak, nitelik kaybetme ya da etmeme konusunda inceleme kurulları tarafından hiçbir araştırma yapılmadan, orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu 2. maddenin ikinci fıkrası gereğince orman sınırları dışında bırakılması,
3- Çekişmeli taşınmazı içine alan ilk orman kadastrosunun itirazsız kesinleşmesi, (Çünkü, taşınmazı içine alan orman kadastrosu itiraz sonucu kesinleşirse, bu durum o yerin öncesinin orman olduğunu, dolayısıyla taşınmazın orman sınırı içine alınmasından önce oluşturulan tapu kaydının aslı orman olan yerde yolsuz olarak oluşturulduğu itiraz sonucu belirlenmiş olduğundan, malikine mülkiyet … kazandırmaz).
4- Dayanılan tapu kaydı, taşınmaz orman sınırları içine alınmadan önce oluşturulması ve yüzölçümü ile geçerli olarak çekişmeli taşınmazı kapsaması,
5- Dayanılan tapu kaydı,13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa gereği devletleştirilmemiş olması ya da devletleştirilmiş sayılmaması,
6- Dayanılan tapu kaydı, 3116 Sayılı Yasanın Muvakkat 1. maddesi ya da başka bir kamulaştırma Yasası gereğince kamulaştırılmış olmaması,
7- Orman sınırlamasının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışında bırakma işlemi 1744 Sayılı Yasanın yürürlükten kalktığı 1 Ocak 1984 tarihine kadar tamamlanmış olması gerektiğine, diğer taraftan çekişmeli taşınmaz hakkında … … yararına … Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.04.1998 gün 1997/583-1998/519 sayılı kesinleşmiş kararı bulunmakta ise de temyize konu dosyada bozma öncesinde verilen aleyhteki hükmü temyiz etmediğinden aleyhindeki … Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.07.1999 gün 1998/251-1999/803 sayılı kararının kesinleştiğine, bu aşamada da … …’ün kesin hüküm savında bulunamayacağına, davacı Bakanlıklar vekili tarafından çekişmeli taşınmazın tapu maliklerinden … … aleyhine her zaman tapu iptali ve tescil davası açılabileceğine göre yazılı şekilde kurulan hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, hüküm yerinde tapu maliklerinden … … ve … … …’in soy adlarının … yerine … olarak yazılmış olması doğru değil ise de bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple, hüküm yerinde yer alan “…” sözcüklerinin çıkarılarak bunların yerine “…” yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 24/06/2008 günü oybirliğiyle karar verildi.