Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/6642 E. 2008/10062 K. 07.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6642
KARAR NO : 2008/10062
KARAR TARİHİ : 07.07.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACILAR : … …

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … dahili davalı … Yönetimi vekili ile müdahil davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 20.10.2003 gün ve 9400-9780 sayılı bozma kararında özetle; “1- Kadastroca taşınmazlar malikleri bilinmemesi nedeniyle hazine adına tespit edilmiş, davacı … vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Taşınmazların bulunduğu alanın 3573 Sayılı Yasa uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı dosya kapsamı ile toplanan delillerden anlaşıldığı, taşınmazlar orman sınırı dışına çıkarıldıktan ve zeytincilik alanı olarak tahsis edildikten sonra … … adına Şubat 1956 tarih 8 ve davacı … … adına Şubat 1956 tarih 9 numaralarda tescil edildiğini, bu iki kayıt kuzey güney yönünden birbirlerini sınır okuduğu, hal böyle olunca kayıtların hangi taşınmazlara uyduğunun ve kapsamlarının kesin olarak saptanması, kayıtların sahibi yararına olduğu kadar aleyhine de delil teşkil edeceğinin düşünülmesi, diğer taraftan jeolog bilirkiş raporunda 527, 532 ve 533 nolu parsellerin kıyı kenar çizgisi ile bir ilişkisi olabiieceği kanaatinde olduğunu bildirdiğinden bu konuda inceleme yapılması, davacı … Şubat 1956 tarih 8 nolu tapu maliki … …’nin … … ile resmen evli olup olmadıkları ve dolayısıyla …’ın … … adına olan kayda dayanıp dayanmayacağının da karar yerinde tartışılması, bu nedenle, tapu kayıtların kapsamlarının belirlenmesi, bilirkişiler tarafından bilınmeyen sınırlar olduğu takdirde tanıkların bilgisine başvuruIması, uyuşmazlığın çözümüne elverişli olmayan tek bir jeoloji mühendisinin raporu ile yetinilmeyerek öncelikle taşınmazların bulunduğu mevkide ve yörede idari makamlarca kıyı kenar çizgisinin tespiti ile ilgili yapılıp kesinleşen bir işlem olup olmadığı soruIması, olduğunda kesinleşen haritasına göre, olmadığı takdirde 3621 Sayılı Yasanın 9/2 maddesi ve 28.11.1997 gün 1996/5-1997/3 sayılı İçtihadı Birleştirme kararlarında öngörülen biçimde oluşturulacak bilirkişi kurulundan kıyı kenar çizgisinin tespit ettirilmesi, … … ile … …’nin irsi yada akdi ilişkisinin ne olduğu saptanması ve bu konuda bilirkişi ve tanıklardan bilgilerinin soruIması, gerektiğinde nüfus kayıtları getirtilerek …’ten alınmış veraset belgesinin istenmesi, dava dışı 566 ila 583, 585 ila 600 nolu parsellerin tutanakları getirtilerek

tespit nedenleri üzerinde durulması ve kayıt kapsamının tayininde nazara alınması, …’ın … … ile akdi yada irsi bağlantısının kurulamaması halinde … … adına olan tapu kaydına dayanamayacağı ve dolayısıyla lehine bir delil olarak kabul edilemeyeceğinin düşünülmesi, … bilirkişisinden tapu kayıtlarının dayanağı zeytincilik alanı ile ilgili haritaların uygulamasını gösterir ve keşfi izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı rapor alınması, ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne;
1- Davacı …’nın …-Üçağız Köyü 527, 555, 563, 564 ve 565 sayılı parseller yönünden açtığı davanın tamamen, 532 nolu parsellerin bilirkişi krokisinde (G) harfi ile gösterilen kısım ve 533 nolu parselin bilirkişi krokisinde (K) ile gösterilen bölüm ve 534 nolu parselin bilirkişi krokisinde (N) ile gösterilen bölüm ve 556 nolu parselin bu parselin doğu tarafında kalan 554,51 m2’lik bölüm ve 562 nolu parselin bu parselin doğu tarafında kalan 431,32 m2’lik bölümler yönünden KABULÜNE, diğer parsel ve parsel bölümleri yönünden REDDİNE,
2- Müdahil davacı …’ın davasının 557, 558 ve 559 nolu parsellerin tamamı ile 556 nolu parselin batı tarafında kalan 277,54 m2’lik bölüm ve 562 nolu parselin batı tarafında kalan 442,33 m2’lik bölümler yönünden KABULÜNE, diğer parsel ve parsel bölümleri yönünden tümüyle REDDiNE,
3- 532 nolu parselin (H) ile gösterilen bölüm ile 533 nolu parselin (M) ile gösterilen bölümün orman vasfı ile Hazine adına tesciline,
4- Bilirkişi raporuna göre onnan tahdit sınırları içinde kaldığı ancak özel kişiler lehine tapuya bağlandığı anlaşılan 531 nolu parselin F, 539 nolu parselin D, 529 nolu parselin B ile gösterilen kısımları yönünden orman idaresinin tapu iptali tescil davası açması için orman idaresine ihbarda bulunulmasına,
5- Tüm parsellerin 1. derece arkeolojik ve doğal sit alanı sınırları içerisinde kalması sebebiyle, tüm parsellerin tapu kayıtlarının beyanlar hanesine “taşınmaz 1.derece doğal ve arkeolojik sit alanı sınırları içindedir şeklinde şerh yazılmasına,”
karar verilmiş, hüküm davalı … dahili davalı … Yönetimi vekili ile müdahil davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 21.05.1948 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 6831, 1744, 2896 ve 3302 Sayılı yasalara göre yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmamaktadır.
Çekişmeli parsellerin kadastro sırasında düzenlenen tesbit tutanaklarında öncesinin bitişik parsellerle bir bütün olduğu ve … …’nin zilyetliğinde bulunduğu ve Mühendis Eskintipi tarafından düzenlenen ve … Tapu Sicil Müdürlüğünce kabul edilen dosyada mevcut parselasyon krokisine göre Üçgüney Köyünde oturmayan ve isimleri bilinmeyen kişilere satıldığı, bu kişilerin başvurularının olmadığı, isim ve adreslerinin saptanamadığı gerekçesiyle 1986 yılında Maliye Hazinesi adına tesbit tutanağı düzenlenmiş ve parseller üzerinde bulunan zeytinlerin tabiat ve kültür varlığı olduğu hususunda şerh verilmiştir.
Davacı … … (…)nin itirazı 18.12.1987 tarihli komisyon kararıyla 541, 542, 543 parsellerde … olmadığı, diğer parsellerin ise taşlık yapıda olup, her ne kadar 377

tahrir numaralı … …’ın ibraz ettiği vergi kaydı kapsamında ise de, … tarafından verilen vekalet ile … … ve …’ın kocası … … (gayri resmi eşi) tarafından 3. kişilere haricen satıldığı ve halen satın alan kişilerin zilyetliğinde olduğu, ancak bu kişiler taşınmazın bulunduğu köyde oturmadıklarından isimlerinin bilinemediği gerekçesiyle itirazlarının reddedilmesi üzerine, … … tarafından temyize konu davanın açıldığı ve müdahil davacı …’ın yargılama sırasında kendisinin … …’a baktığı ve bu nedenle bazı parselleri kendisine …’ın hibe ettiği iddiasıyla davaya müdahale ettiği, yargılama sırasında …’ın 13.09.2006 tarihinde öldüğü ve tek mirasçısı kızı … (…)nın kaldığı, yine … …’nin de 1976 yılında öldüğü, tek mirasçısı kızı …’nın kaldığı ve … …’ın … Tülü’nün gayriresmi eşi olduğu dosyadaki bilgi, belge ve veraset ilamlarından anlaşıldığı, mahkemece 527, 555, 563, 564 ve 565 numaralı parsellerin tamamı ile 532 parselin G, 533 parselin K, 534 parselin N işaretli bölümler hakkındaki ve yine 556 sayılı parselin doğusunda kalan 554.51 m2’lik bölümün ve 562 sayılı parselin kuzeydoğusunda kalan 431.32 m2’lik bölümün Şubat 1956 tarih 8 nolu sicilden gelen ve … … adına olan ifraz tapuları kapsamında kaldığı gerekçesiyle … (…)’nın davasının kabulüne karar verildiği, ancak bu parseller hakkında açık ve düzenli sicil oluşturulmadığı, 532 sayılı parselin H, 533 nolu parselin (M) bölümlerinin kesinleşen orman sınırları içinde kalması nedeniyle orman niteliğiyle Hazine adın tesciline, 533 nolu parselin (K) harfi dışında kalan ve (L) işaretli bölümü ile 534 nolu parselin (N) harfi dışında kalan (P) işaretli bölümün … saha olduğu kabul edildiği halde, bu bölümler ile davaya konu 535 numaralı parsel hakkında olumlu-olumsuz bir hüküm kurulmadığı, yine; 556 nolu parselin batı bölümünün 557, 558, 559 nolu parsellerin tamamı ile 556 parselin batı bölümünün … … adına olan Şubat 1956 tarih 8 numaralı sicilden gelen ifraz tapu kayıtları kapsamında kaldığı ve … … (…)’ye ait olduğu, onun tarafından kendisine bakılması amacıyla …’a bağışlandığı gerekçe gösterilerek müdahil …’ın davasının kabul edildiği, ancak açık ve düzenli sicil oluşturulmadığı anlaşılmaktadır.
Dosyadaki Şubat 1956 tarih 8 numaralı tapu kaydının 3573 Sayılı yasa hükümlerine göre … …’ye verildiği, tutanak iktisabında belirtildiği gibi onun tarafından 1969, 1970, 1972, 1973 yıllarında ifraz edilerek, ifraz tapularını bir çok kişilere satıldığı, … … üzerinde sadece, Nisan 1973 tarih 21numarada 613.75 m2 ifraz tapusu kaldığı ve bu ifraz tapusunun da … 1974 tarih 211 numarada … …’ye satıldığı, …’nin Mart 1978 tarih 33 numarada … …’ya satıldığı, bu tapunun herhangi bir parsele revizyon görmediği, diğer ifraz tapularının kadastro sırasında dava dışı 5487, 548, 538, 539, 551, 552, 553, 554, 530, 536, 537, 561, 531, 560, 528, 544, 545, 546, 540 ve 525 numaralı parsellere revizyon gördüğü, böylece Şubat 1956 tarih 8 numaralı tapu kaydında … …’nin hiç bir payının ve hakkının kalmadığı anlaşılmaktadır. O halde;
1- Şubat 1956 tarih 8 numaralı tapu kayıtlarının uyduğu kabul edilen dava konusu 527, 535, 555, 563, 566, 565 numaralı parsellerin tamamı ile 532 nolu parselin (G), 533 nolu parselin (K), 534 nolu parselin (N), 556 nolu parselin kuzeydoğu bölümündeki 554.51 m2’lik, 562 nolu parselin kuzeydoğu bölümündeki 431.32 m2’lik bölümler hakkındaki … (…) ile …’ın davalarının reddiyle tesbit gibi beyanlar hanesindeki şerhler ile birlikte Hazine adına tesciline, yine 533 nolu parselin (L) işaretli ve 534 nolu parselin (P) işaretli bölümlerinin tapu kayıtları kapsamı dışında kalıp bitişikdeki ormanın devamı niteliğinde … saha olduğu

anlaşıldığından bu bölümlerin yüzölçümleri … bilirkişiye hesap ettirilerek 532 parselin H, 533 nolu parselin M işaretli bölümleriyle birleştirilip orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmelidir.
2- Mahkemece, 557, 558, 559 nolu parsellerin tamamı ile, 556 nolu parselin güneybatı bölümündeki 277.54 m2 ve 562 nolu parselin güneybatı bölümünü oluşturan 442.33 m2’lik bölümlerin, Şubat 1956 tarih 9 numaralı sicilden gelen 40.008 m2 yüzölçümlü … … (…) adına olan tapu kaydı kapsamında kaldığı ve … tarafından …’a bağışlandığı gerekçesiyle bu kişinin davası kabul edilmiş, ancak açık sicil oluşturulmamıştır. Gerçekten Şubat 1956 tarih 9 numaralı tapu kaydı 3573 Sayılı yasaya göre … … (…) adına tescil edilmiş, aynı tarih 8 numaralı tapu kaydında olduğu gibi … tarafından 1970,1971 yıllarında ifraz ederek tutanak iktisabında bahsedildiği gibi, bir çok kişiye satıldığı ve ifraz tapularının kadastro sırasında dava dışı 585, 586, 587, 588, 589, 590, 591, 592, 594, 595, 598, 599, 600, 597, 593, 581, 580, 579, 578, 582, 583, 577, 576, 575, 573, 572, 566, 567, 568, 569, 570, 571, 574 numaralı ifraz parsellerine revizyon gördüğü ve …’ın üzerinde herhangi bir payın kalmadığı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar dahi …………’nin bu yerleri ifraz ederek bu köyde oturmayan başka kişilere sattıkları ve halen onlar tarafından zilyet edildiğini bildirdikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda, sözü edilen parsellere … … mirasçısının ve …’ın tapu kaydı ve zilyetlikle herhangi bir hak iddia etme olanakları bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; 556, 557, 558, 558, 562 parsellerin tamamı hakkındaki … …’ın da davasının reddine ve bu parsellerin tesbit gibi beyanlar hanesindeki şerhler ile birlikte Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: 1- Yukarıda açıklanan nedenlerle; müdahil davacı … …’ın tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 07/07/2008 günü oybirliği ile karar verildi.