YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6710
KARAR NO : 2008/11306
KARAR TARİHİ : 18.09.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetliğe dayanarak asliye hukuk mahkemesinde açılan tescil davası sonucunda asliye hukuk mahkemesinin 03.10.2000 tarih 1995/250-461 sayılı ilamı ile davanın kabulü ve çekişmeli 896 m2’lik taşınmazın davacı gerçek kişi adına tescili yolunda kurulan hükümde davalı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 08.02.2002 tarih 2001/8906-1127 sayılı ilamı ile “yapılan araştırmanın yeterli olmadığı, davacının 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresini ispatlamadığı, ayrıca ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde meşe çalılıkları bulunduğuna göre ormanla ilgisi yönünden araştırma yapılması ve Orman Yönetiminin davaya dahil edilmesi” gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur. Mahkemece, bozma üzerine yapılan yargılamanın sonunda 06.07.2005 tarih 2004/196-173 sayılı ilamı ile davanın kabulü ve davacı adına tapuya tescili yolunda hüküm kurulmuş, yine davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 14.11.2003 tarih 2003/6810-7574 sayılı ilamı ile “çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı ve 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşıldığı, ancak üzerinde meşe palamudu ve çalılıklarının bulunması ve eğimin % 50-60 olması nedeniyle Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, bu nitelikteki yerlerin imar ihya edilmeden iktisap edilemeyeceği, yerel bilirkişi ve tanıkların imar ihya hususunda açıklamalarda bulunmadıkları, ayrıca satıcı … ile davacı gerçek kişi arasında açılan elatmanın önlenmesi davasında davacı gerçek kişinin elatmasının önlenmesine karar verildiği ve davacı yararına çekişmesiz ve aralıksız kazandırıcı zamanaşımı ile zilyet koşullarının oluştuğunun kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesi” gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur. Bu defa bozma ilamına uyularak … Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.06.2006 tarih 2006/130-181 sayılı ilamı ile davacı gerçek kişinin davasının reddine, davalı Hazinenin tescil isteminin ise dava tarihi itibari ile 4722 sayılı Türk Medeni Yasanının yürürlükte olmadığı ve 743 Sayılı Medeni Yasaya göre talep yerinde olmadığından reddine, çekişmeli taşınmaz üzerindeki ağaçların davacı tarafından yetiştirildiğinin tesbitine karar verilmiş, hükmün temyizen incelenmesi ile Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 30.11.2006 tarih 2006/6918-7469 sayılı ilamı ile hükmün onandığı, ancak bu arada çekişmeli taşınmaz ile ilgili olarak … Köyü 131 ada 7 parsel 791.94 m2 yüzölçümünde maliki boş bırakılarak kadastro tesbit tutanağının düzenlendiği ve kadastro mahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır. Kadastro mahkemesince yapılan yargılama sonucunda Hazinenin davasının kabulüne, davacı gerçek kişinin davasının reddine, çekişmeli taşınmazın çalılık ve meşelik niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, üzerindeki ağaçların davacı tarafından dikildiğinin beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz davası niteliğindedir.
Yörede 1968 yılında yapılan orman kadastro çalışması ile 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan orman kadastro çalışması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın meşelik ve çalılık arazi vasfında olmasına 01.02.2007 tarihinde 8. Hukuk Dairesinin onama kararı ile kesinleşen asliye hukuk mahkemesinin 28.06.2006 gün ve 2006/130-181 sayılı kararı ile de davacı yararına imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluşmadığının belirlenmesine ve 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi hükmü de gözönünde bulundurularak taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/09/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.