YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6923
KARAR NO : 2008/11257
KARAR TARİHİ : 18.09.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı köy tüzelkişiliği ve davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine 16.01.2008 tarihli dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilen yerlerden olduğunu, gerçek kişilerin açtığı dava sonunda taşınmazın, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/532-1983/303 sayılı dosyası içinde bulunan devletleştirme haritası kapsamında kalan ve 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilen yerlerden olduğunun … Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.11.2005 gün ve 2005/210-367 sayılı dosyasında belirlenerek, gerçek kişinin davasının red edildiği ve kararın kesinleştiğini, taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, … Köyü … Mevkiinde bulunan Orman Bilirkişi ve Harita Mühendisi Bilirkişi tarafından düzenlenen 17.03.2008 tarihli raporlarında sarıya boyayarak gösterdikleri (A) ve (C) ile gösterilen 4694.29 m2 bölümünün narenciye bahçesi olarak, aynı krokili raporda (B) ve (D) ile gösterilen 9462.28 m2 yüzölçümündeki bölümün ise 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkarılan alan niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı köy tüzel kişiliği ve davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama dışı bırakılmış olan, 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilen tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra, 1979 yılında 1744 Sayılı Yasa döneminde yapılarak dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 1987 yılında 3302 Sayılı Yasa döneminde yapılıp, 3373 Sayılı Yasa döneminde 14.10.1988 tarihinde ilan edilerek, yine dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ile daha önce sınırlaması yapılmamış ormanlarda 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Genel arazi kadastrosu 1953 yılında yapılıp kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz Devlet çam ormanında olduğu paftasında işaretlenerek tapulama dışı bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/532 Esas ve 1983/303 karar sayılı dosyasında bulunan kamulaştırma haritasının uygulanmasına dayalı araştırma ve keşifte, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (B) ve (D) ile gösterilen 9462.28 m2 yüzölçümündeki bölümün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı,aynı bilirkişi krokisinde (A) ve ( C ) ile gösterilen toplam 4694.29 m2 yüzölçümündeki bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakılsa da Mart 1333 tarih ve 53 sıra numaralı devlet ormanı olarak kamulaştırılan tapu kaydı kapsamında olduğu, bu tapu kapsamındaki taşınmazların 4785 Sayılı Yasa hükümlerine devletleştirildiği, her zaman orman olarak sınırlandırılabileceği gibi orman olarak kullanılmak üzere Orman Yönetimine tahsis edilebileceği, Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.11.2005 gün ve 2005/210 – 2005/367 sayılı kesinleşmiş kararının da bu yönde olduğu, ne var ki Orman Yönetiminin davada taraf olmadığı gibi Hazinenin kararı sadece vekalet ücretine yönelik olarak temyiz ettiği, köy tüzel kişilinin yasal hasım olduğu, aleyhine yargılama giderleri ile avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği belirlenerek, davanın kabulüne ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığına göre davacı Hazine ve davalı köy tüzel kişiliğinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarını reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden köy tüzelkişiliğine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 18/09/2008 günü oybirliği ile karar verildi.