YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7026
KARAR NO : 2008/10473
KARAR TARİHİ : 14.07.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.03.2007 tarih 2007/3211 – 3888 sayılı bozma kararında çekişmeli 123 ada 51 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hüküm onanmış 243 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik hüküm keşif sırasında dinlenen orman bilirkişi tarafından resmi belgelerin uygulanmasına dayalı olarak düzenlenen 14.04.2006 tarihli raporda çekişmeli taşınmazın memleket haritası ve … fotoğraflarında kısmen yeşil orman alanı içinde kaldığını ve sonuç olarak (B) ile gösterilen kısmının orman sayılan (A) ile gösterilen kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmiş ve ekli memleket haritasında da taşınmazın konumunu yeşil alanda nokta şeklinde gösterildiği, ayni bilirkişi tarafından düzenlenen 20.01.2007 tarihli ek raporda ise dava konusu taşınmazın daha önceki raporda belirtildiği gibi tanzim edilen memleket haritasında ayni konumda olduğu yani kısmen orman kapsamında kaldığı bildirildiği halde, rapora ekli ölçekleri eşitlenmiş ve kadastro paftası ile çakıştırılmış orijinal-renkli memleket haritasın da taşınmazın tamamının yeşil orman alanında işaretlendiği gözlendiği, bilirkişi rapor ve ek raporu birbiri ile çelişkili olup bu raporlar dayanak alınarak hüküm kurulamayacağı gereğine değinilerek tarafların temyiz itirazları kabul edilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine 243 ada 1 numaralı parselin tespit gibi davalı adına tesciline tarar verilmiş; hüküm davacı … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4.maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Çekişmeli 243 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin bilirkişiler … …… … tarafından düzenlenen 21.03.2008 tarihli raporda çekişmeli taşınmazın 1951 tarihli memleket haritasında açık alan, … fotoğraflarında ve amenşman planında açık ziraat alanı olduğu bildirildiği halde rapora ekli ölçekleri eşitlenmiş ve kadastro paftası ile çakıştırılmış orijinal-renkli memleket haritasın da taşınmazın tamamının yeşil orman alanında işaretlenmiştir. Ayni şekilde bozma öncesi orman yüksek mühendisi … Bölükbaşı tarafından resmi belgelerin uygulanmasına dayalı olarak düzenlenen 14.04.2006 tarihli raporda da çekişmeli taşınmazın memleket haritası ve … fotoğraflarında kısmen yeşil orman alanı içinde kaldığını ve sonuç olarak (B) ile gösterilen kısmının orman sayılan (A) ile gösterilen kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmiş ve ekli memleket haritasında da taşınmazın konumunu yeşil alanda nokta şeklinde gösterilmiştir. Aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 20.01.2007 tarihli ek raporda ise, dava konusu taşınmazın daha
önceki raporda belirtildiği gibi tanzim edilen memleket haritasında aynı konumda olduğu yani kısmen orman kapsamında kaldığı bildirildiği halde rapora ekli ölçekleri eşitlenmiş ve kadastro paftası ile çakıştırılmış orijinal-renkli memleket haritasın da taşınmazın tamamının yeşil orman alanında işaretlenmiştir. Gerek bozma kararı öncesi ve gerekse bozma kararı sonrası alınan bilirkişi raporlarına ekli ölçekleri eşitlenmiş ve kadastro paftası ile çakıştırılmış orijinal-renkli memleket haritasın da taşınmazın tamamının yeşil orman alanında işaretlendiği anlaşılmaktadır. 908 m2 yüzölçümünde olan dava konusu 1 sayılı parsel, doğuda komşu 213 m2 yüzölçümlü 2 sayılı parselle birlikte düşünüldüğünde kadastro paftasındaki konumuna göre üç yönü Karakuz … olarak sınırlandırılan 362 ada 1 sayılı parsel ile sınırıdır. Kuzeyde ise, yol bulunmaktadır. Bu yolunda memleket haritasında orman olarak gözüktüğü anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazın memleket haritasındaki görünümü komşu orman parseli ile aynıdır ve iğne yapraklı orman ağacı rumuzu ile gösterilmiştir. Taşınmazın tamamı bu haliyle ormandır. Aksi düşünülse bile, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklığı durumundadır. Bu tür yerler özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemez. Bu nedenle mahkemece davanın kabulü ile taşınmazın orman niteliği ile hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 14.07.2008 günü oybirliği ile karar verildi.