YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/709
KARAR NO : 2008/3537
KARAR TARİHİ : 06.03.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 108 ada 108 parsel sayılı 553,03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bağ niteliği ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılmıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki, çekişmeli taşınmaz ile Dairemizde aynı gün temyiz incelemesi yapılan 108 ada 107 ve 109 parsel sayılı taşınmazların batısında 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tespit ve tescil edilen 108 ada 112, 113, 114, 115, 116 parsel sayılı taşınmazlar, güneyinde kesinleşen mahkeme kararı ile orman niteliği ile hazine adına tescil edilen 108 ada 103, 105, 106 ve 117 parsel sayılı taşınmazlar, doğusunda kesinleşmiş 108 ada 137 sayılı orman parseli yer almakta olup her ne kadar kuzey tarafta itirazsız kişi adına kesinleşen 108 ada 110 sayılı parsel bulunmakta ise de Hazine bu yer hakkında her zaman dava açabilir. Bu durumda çekişmeli taşınmaz orman bütünlüğü ile içinde yer almaktadır.. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 gün 1997/20 – 808 E., 1997/1039 K.; 13.10.1999 gün 1999/8-689E, 1999/822 K; 10.11.2004 gün 2004/7-531-E, 2004/582 sayılı kararları da bu yöndedir. Bu konumda yer alan taşınmazların zilyetlik yoluyla kazanılmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Diğer taraftan tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş, kalan fıkraları da 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırılmıştır.. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez. Kaldı ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın % 3-5 eğimli olduğu, 1963 yılında bütünlemesi yapılan memleket haritasında ve 1959 tarihli … fotoğraflarında çalılık rumuzlu yeşil alanda gözüktüğü, üzerinde üzüm bağı bulunduğu, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmakla birlikte rapora ekli aplikeli memleket haritası incelendiğinde çekişmeli taşınmazın işaretlendiği yerde
münhaniler sık olup eğimin %12’den fazla olduğu anlaşılmaktadır. 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesinin karşıt kavramı karşısında %12’den fazla eğimli makilik, çalılık yerler orman sayılır. Hal böyle iken mevcut dosya kapsamı karşısında çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.03.2008 günü oybirliği ile karar verildi.