YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7240
KARAR NO : 2008/10151
KARAR TARİHİ : 08.07.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … ……. …
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … Beldesi 2576 parsel sayılı taşınmazın tamamının öncesinin orman olduğunu, yörede 13.04.1999 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin (A) ile işaretli 268.03 m2’sinin davalılar adlarına olan tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline, tapunun beyanlar hanesinde 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğunun şerh verilmesine, (C) ile işaretli 305.87 m2’sinin davalılar adlarına olan tapusunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline, kalan kısımları yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, parselin tamamının öncesinin orman olduğu, kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığı iddiası ile açılan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre 21.05.1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile 13.04.1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunması halinde, kural olarak bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir. Ancak, orman kadastrosu 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce yapılmışsa, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarının kadastrosunun yapılacağını öngördüğünden, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan orman kadastrosunda orman sınırı dışında bırakılan taşınmazların orman olup olmadığını belirlemekte yetersiz kalır. Bu halde, taşınmazın orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan iadeye tabi olacakların koşulları 5658 Sayılı Yasada gösterilmiştir.
Yörede 4785 sayılı yasa hükümleri gözetilmek suretiyle yapılmış bir orman kadastro çalışması bulunmadığından orman kadastro sınırları dışında kalıp da memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarında orman olarak görünen taşınmaz bölümlerinin de orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmesi gerektiği düşünülmelidir.
Raporu hükme esas alınan bilirkişilerce memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafları yöntemince uygulanmış ve bu belgelerde orman alanında kalan … Beldesi 2576 sayılı parselin (C) harfi ile gösterilen bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmişse de rapora ekli memleket haritasının incelenmesinde (C)
bölümüne bitişik batıda bir bölümün daha yeşil renkli orman alanında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu bölüm bilirkişilerce krokide (D) harfi ile gösterilmişse de hukuki durumu hakkında bir açıklama yapılmamıştır. Memleket haritası, … fotoğrafı ve memleket haritasına göre orman alanında kalan bölümün miktarının azaltılarak, yüzölçümünün daraltılması doğru değildir. Bu durumda dosyanın raporu hükme esas alınan … ve orman uzmanı bilirkişilere tevdii ile kendilerinden bu bölümün 4785 Sayılı Yasa karşısındaki durumunu açıklar rapor alınması, orman olduğunun belirlenmesi durumunda çevredeki geniş orman parselleri ile birlikte orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi zorunludur. Değinilen yön göz ardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08/07/2008 günü oybirliği ile karar verildi.