Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/7253 E. 2008/11923 K. 25.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7253
KARAR NO : 2008/11923
KARAR TARİHİ : 25.09.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ile müdahil Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15/09/2005 tarih 2005/5235-10360 sayılı bozma kararında özetle; “Kadastro tespit tutanğında lehine şerh verilen … …’in kim olduğu yeterince araştırılmadığı gibi uzman bilirkişiler, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin çizdiği krokideki taşınmazın tahdit hattı ile dosya içerisinde bulunan orman tahdit hattı uyumsuzdur. Bu nedenle, lehine şerh verilen … …’in kim olduğu araştırılarak böyle bir kişi varsa taraf olarak yer almasının sağlanması, uzman orman ve … bilirkişilerce kesinleşen orman tahdit haritası ve tutanakları uygulanarak çekişmeli taşınmazın konumunun belirlenmesi, müdahil gerçek kişilerin davasının kısmen kabulüne ve dava konusu … Beldesi … Mahallesi 535 ada 13 sayılı parselin (B1) harfli 98.81 m2’lik bölümünün müdahil … adına, (B2) harfli 143.51 m2’lik bölümünün müdahil … … adına, (A1, A2 ve A3) harfli toplam 64.86 m2’lik bölümlerinin 2/B niteliği ile Hazine adına ve (B3) harfli 50.88 m2’lik bölümünün davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ve müdahil Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1951 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1996 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak hüküm kurulmuştur. Ancak çekişmeli taşınmazın fenni bilirkişi … … tarafından düzenlenen 17.12.2007 tarihli krokide gösterilen (A1), (A2) ve (A3) harfli toplam 64.86 m2’lik bölümünün 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Ancak mahkemenin 28.09.2004 tarih 2002/141-85 sayılı ilamı ile 07.12.2000 tarihli fenni bilirkişi raporunda gösterilen (D), (E) ve (F) harfli (17.12.2007 tarihli krokide gösterilen (A1), (A2) ve (A3) harfli bölümler) bölümlerin 2/B madde uygulamasına konu olmasına rağmen orman niteliğini yitirmediği kabul edilerek orman olarak tesciline karar verilmiş ve hüküm bu bölümler dışında kalan (A), (B) ve (C) harfli bölümlere ilişkin olarak davacı … ile davalı hazine tarafından temyiz edilmiş, hüküm çekişmeli taşınmazın (A), (B) ve (C) harfli bölümlerine (17.12.2007 tarihli krokide gösterilen (B1), (B2), ve (B3 harfli) ilişkin olarak bozulmuştur. Bu durumda çekişmeli taşınmazın (A1), (A2) ve (A3) harfli bölümlerinin orman olma olgusu kesinleşmiştir. Mahkemece bu husus göz önüne alınarak bu bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksine düşünceler ile hüküm kurulması doğru değildir.
Ayrıca bu taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında kalan 17.12.2007 tarihli krokideki (B1), (B2) ve (B3) harfli bölümlerinin özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğu hususunun mahkemece kabul edilmesi doğru değildir. Zira Yargıtay H.G.K.nun 31.01.2002 tarih 2000/8-1836-13 sayılı ilamında belirtildiği gibi çekişmeli taşınmazın bulunduğu (… beldesi … mahallesi) mevkii herkesce bilinen maruf ve meşhur ‘tekiryaylası’dır, eski tarihli memleket haritasında dahi ‘… yaylası’ olarak harita üzerinde yazılı olup, bu taşınmazın bulunduğu yerde yaygın yapılaşma ve yerleşme olgusundan ,halkın serinlemek için yaz aylarında kullandığından, ancak kullanım şekli ile genel tanımı yapılan … tipine uymadığından söz edilerek bu yerin … olmadığı ileri sürülmekte ve mahkemece de bu husus kabul edilmekte ise de, öncesi … olan yerin sakinleri tarafından amacının dışında kullanılarak … evler yapmak sureti ile yapılaşma ve yerleşmeye sebebiyet vermeleri taşınmaz ile etrafının öncesinin kadim … olduğu gerçeğini ortadan kaldırmayacaktır. Öncesi kadim ,maruf ve meşhur bir … iken sonradan yaygın bir yapılama haline getirilen ve … nazaran daha serin olduğu için halk arasında da … olarak anılmaktadır şeklindeki düşünceler ile çekişmeli taşınmazın özel mülkiyete konu hale getirilmesi doğru değildir.bu hususlar göz önüne alındığında yerel bilirkişiler ,tanık beyanları ve teknik bilirkişi raporlarına değer verilerek çekişmeli taşınmazın (B1,2 ve 3 harfli bölümlerinin davalı gerçek kişiler adına tesciline karar verilmesi doğru değildir.Kaldı ki aynı yerlerde bir çok gerçek kişi tarafından Hazineye yönelik olarak asliye hukuk mahkemesinde açılan tapu iptali tescil davalarında mahkemelerin çekişmeli taşınmazların … niteliğinde olduğu kabul edilerek davanın reddi yolunda kurduğu hükümler temyizen incelenerek kesinleşmiştir.(… Beldesi … Mahallesi 432 ada 43 parsele ilişkin … Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.11.2001 tarih 2001/223-338 sayılı ilamı Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 12.12.2002 tarih 2002/8549-9069 ilamı ile onanır, … Mahallesi 393 ada 49 parsele ilişkin aynı Mahkemenin 13.06.2000 tarih 1999/74-174 sayılı ilamı Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.11.2000 tarih 2000/7892-8919 sayılı ilamı ile, yine … Mahallesi 397 ada 11 parsele ilişkin aynı Mahkemenin 29.05.2001 tarih 2001/19-130 sayılı ilamı Yargıtay 8.Hukuk Mahkemesinin 01.11.2001 tarih 2001/7826-7802 sayılı ilamı ile onanmıştır.) Ayrıca gerçek kişiler ile orman yönetimi ve hazine arasındaki kadastro tespitine itiraz davalarının sonucunda … Kadastro Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında kalan bölümleri de … niteliğinde kabul edilerek hüküm kurulmuş ve bu kararlar Dairemizce onanmıştır. ( … Mahallesi 509 ada 17 parsele ilişkin Dairemizin 2007/267 E sayılı, aynı mahalle 484 ada 7 parsele ilişkin Dairemizin 2007/292 E sayılı, … Mahallesi 299 ada 45 ve 275 ada 42 parsellere ilişkin dairemizin 2006/10985 E ve 2007/1265 E sayılı, … Mahallesi 163 ada 3 parsele ilişkin Dairemizin 2006/271 E sayılı ilamında olduğu gibi .)
Yukarıda açıklanan nedenler ile mahkemece çekişmeli taşınmazın (B1), (B2) ve (B3) harfli orman sınırları dışında kalan bölümlerinin 3402 Sayılı Yasanın 16/B maddesi gereğince kamu malı niteliğinde … olduğu, bu nitelikteki yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağı ve zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilerek bu bölümün … olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmesine karar verilmesi gerekirken aksine düşünceler ile kurulan hüküm doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile davacı … ile müdahil Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 25/09/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.